Özel Gereksinimli Çocukların Sağlığı

Özel Gereksinimli Çocuk

Her çocuk bir diğerinden farklı olarak kendine özgü bedensel, bilişsel, sosyal ve duygusal bir yapıyla dünyaya gelir. Özel gereksinimi olan çocuk, ‘‘çeşitli nedenlerle bireysel ve gelişim özellikleri ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından beklenilen düzeyden anlamlı farklılık gösteren çocuk’’ olarak tanımlanmaktadır. Her çocuğun yetersizliği/özel gereksinimi kendine özgü olmakla birlikte, tanılanması ve ihtiyaçların belirlenmesi açısından çocukların gösterdikleri yetersizliklere göre; zihinsel, bedensel, görme ve işitme yetersizliği, duygu ve davranış bozukluğu, konuşma ve dil sorunu, öğrenme güçlüğü olarak sınıflama yapılmaktadır.

Dünyada bir milyardan fazla insanın (dünya nüfusunun yaklaşık %15’i) herhangi bir tür engellilik ile yaşadığı tahmin edilmektedir. Ülkemizde de 8.5 milyon engelli birey ( toplam nüfusun %12.29’u) bulunmaktadır.

Engellilik/Yetersizliğin Nedenleri

Engellilik /yetersizlik nedenleri, doğum öncesi, doğum sırası, doğum sonrası ve diğer nedenler olmak üzere 4 başlık altında değerlendirilmektedir. Annenin kötü ve yetersiz beslenmesi, yakın akraba evliliği, riskli gebelikler, annenin gebelikte ateşli, döküntülü hastalık geçirmesi (kızamıkçık) doğum öncesi engellilik nedenleri arasındadır. Zor doğum eylemi ve doğum travmaları doğum sırasında, bebeğin ateşli hastalıkları ve çocukluk dönemi hastalıklarının komplikasyonları doğum sonrası engellilik nedenleri arasında yer almaktadır.

Özel Gereksinimli Çocuklar ve Sağlık

Özel gereksinimli çocuklar yetersizliklerinin yanında pek çok nedenden dolayı, işlevselliklerini azaltabilen, yaşam kalitelerini düşürebilen ve sağlık hizmeti maliyetlerini arttırabilen sağlık sorunlarıyla karşılaşabilmektedirler. Alınabilecek önlemler sayesinde karşılaşma olasılığı azaltılabilecek sorunlar arasında, ağız ve diş sağlığı problemleri, kaza ve yaralanma, şiddet ve istismara maruz kalma, beslenme ve hareketsizliğe bağlı sorunlar ile duygusal/sosyal sorunlar yer almaktadır.

Çocukların yaşadığı sorunları azaltmak için alınabilecek önlemler arasında; özel bakım gereksinimi olan çocuk ve bu kişilerin ebeveynlere, bakımlarını üstlenen bakıcı ve eğitmenlere;

Çocukları kaza ve yaralanmalardan korumak için kapsamlı bir güvenlik eğitimi,

Cinsel istismar konusunda farkındalıklarını arttırmak amacıyla eğitim,

Çocukların kötü ağız hijyeninin nelere neden olabileceği, nasıl önlemler alınması gerektiği konusunda eğitim,

Beslenme ve hareketsizliğe bağlı oluşabilecek sorunlara yönelik alınabilecek önlemler konularında eğitim verilmesi yer almaktadır.

Özel gereksinimli çocukların ilk tanıştığı toplumsal kurum kendi aileleridir. Aileler, uzun süreli ve sürekli bakım gerektiren çocuklarıyla birlikte pek çok sorunla karşılaşmakta, yardım ve desteğe gereksinim duymaktadırlar. Ebeveynler yorgunluk, bel-sırt ağrıları, kol-boyun ağrıları, bel fıtığı, uykusuzluk, migren, hipertansiyon, ülser, ürtiker gibi fiziksel sorunların yanı sıra çocuğun durumuyla ilgili kendilerini/birbirlerini suçlama, benlik saygısı ve özgüvenlerinin düşmesi, aile içi geçimsizliklerin artması, evlilik ilişkilerinin bozulması, boşanmalar ve engelli/yetersizliği olan çocuğu reddetme davranışları da gösterebilmektedirler.

Ebeveynlerin üstesinden gelmeleri gereken pek çok sorunları bulunmaktadır. Sorunlarla baş etmelerinde, toplumsal, multisektörel ve multidisipliner çözümler gerekmektedir.

Sonuç olarak özel gereksinimli çocuk ve ailelerinin bu kadar çok sağlık problemi yaşaması sağlık gereksinimlerini de arttırmaktadır. Tüm bu nedenlerden dolayı sağlık bakım gereksinimlerinin karşılanması multidisipliner ve multisektörel ekip çalışmasını gerektirir. Bu ekip içerisinde yer alan sağlık profesyonelleri arasında; çocuk hastalıkları uzmanı, çocuk nöroloğu, hemşire, fizik tedavi uzmanı, konuşma ve dil terapisti, ortopedist, psikolog, psikiyatrist, solunum terapisti, diyetisyen, diş hekimi bulunmalı, aynı zamanda özel eğitim öğretmeni, çocuk gelişimi uzmanı, sosyal hizmet uzmanı ve okul sağlığı hemşiresi de yer almalıdır.

Özel gereksinimli çocuklar diğer çocuklar gibi aynı haklara sahiptirler. Bu haklar arasında; yaşam hakkı, yeterli sağlık, beslenme ve eğitim imkânlarından yararlanma hakkı, görüş açıklama, kararlara katılma ve yasalar çerçevesinde eşit korunma hakkı bulunmaktadır. Toplumsal sorunlar toplumun katılımı ile çözümlenebilir. Engelli/yetersizliği olan bireylere yönelik yapılan tüm yasal düzenlemelere karşın eğitimdeki ön yargılar, istihdam, iyi düzenlenmemiş çevre ve toplumsal tutumlar yönünden çözüm henüz istendik düzeye erişememiştir.