Dünyada ve Türkiye'de Çocuk Sağlığının Durumu

Çocuklar; geleceğin yetişkini olarak özenle yetiştirilen, eğitilen ve eldeki olanakları en üst düzeyde kullanarak tüm gereksinimleri karşılanmaya çalışılan, minyatür bir erişkin olmayıp kendine özgü özellikleri olan değerli bireylerdir. Çocukların bedensel, zihinsel, ruhsal ve sosyal sağlığının korunması ve sürdürülmesi oldukça önemlidir.

Dünyada ve Türkiye'de Çocuk Sağlığı

Dünya nüfusunun %30.2’sini çocuk nüfus oluşturmaktadır. Türkiye nüfusunun ise %28,3’ünü çocuk nüfus oluşturmaktadır.Dünyada beş yaş altı ölüm hızı 2016 verilerine göre 1000 canlı doğumda 41’dir. Türkiyede binde 13'dür.Dünyada beş yaş altı ölümlerin %46’sı yenidoğan döneminde meydana gelmektedir.

Çocuk Sağlığını Etkileyen Etmenler

Anne Sağlığı: Dünyada her gün yaklaşık 830 kadın hamilelik ve doğumla ilgili önlenebilir nedenlerden ötürü ölmektedir. Doğum öncesi, sırasında ve sonrasında nitelikli ve yeterli bakımın, kadınların ve yeni doğmuş bebeklerin hayatlarını kurtarabildiği belirtilmektedir.

Beslenme: Çocukların normal büyüme ve gelişmeye ulaşabilmesi, yaşamını sürdürebilmesi ve sağlığın korunması için beslenme temel gereksinimidir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) bebeklerin doğumdan hemen sonra anne sütü ile beslenmeye başlanmasını, ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesini, 6. aydan sonra ek besinlere geçişi ve iki yaşına kadar anne sütü ile beslenmenin sürdürülmesini önermektedir. İyi beslenme, çocukların hayatta kalmasına, büyümesine, gelişmesine, öğrenmesine, oynamasına izin verirken; yetersiz beslenme çocukların geleceğini ciddi şekilde bozmaktadır. Dünyada beslenme bozuklukları; bodurluğa, aşırı zayıflığa veya obeziteye sebep olabilmektedir. Çocukluk çağında beslenme bozuklukları yanında vitamin ve mineral eksiklikleri de çok fazla görülmektedir. Demir, iyot, A vitamini, folat ve çinko gibi mikro besin maddelerindeki eksiklikler çocukluk çağında oldukça kötü sonuçlara yol açabilmektedir. Dünyada 6 ay ila 5 yaş arasındaki çocukların en az yarısında bir veya daha fazla mikro besin eksikliği olduğu belirtilmektedir.

Yoksulluk ve Açlık: Yoksulluk; bireyin, temel ihtiyaçlarını (yeme içme ve barınma) giderebileceği ve hayatını sürdürebileceği bir gelir elde edememesi durumudur. Yoksulluğun çocuk sağlığına en önemli ve en temel etkisi beslenme yetersizliğidir. Yoksulluk; ailelerin çocuklarının yaşama, zihinsel ve bedensel gelişme açısından ihtiyaçlarını karşılayamamalarına, çocukların ihmal ve istismar edilmesine, şiddet ve ayrımcılığa uğramasına, çocuk işçiliğine, okul devamsızlığına neden olmaktadır.

Göç: Göç, bireylerin ya da halkların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir bölgeden başka bir bölgeye ya da bir yerleşim biriminden başka bir yerleşim birimine geçici veya kalıcı olarak hareket etmesidir. Göçün çocuklar üzerindeki etkileri; barınma sorunu, yetersiz hijyen ve beslenme, maddi güçlükler, sosyal yaşam korkusu, yeni bir dilde eğitim, kültürel uyum, ayrımcılık ve sosyal dışlanma, bedensel ve zihinsel gelişim geriliği, suça ve şiddete eğilim, antisosyal davranışlar, istismar ve ihmal olarak belirtilmektedir.

Küreselleşme: Küreselleşme; sağlık sisteminde ve beslenme tarzında değişim, yoksulluk, enfeksiyon hastalıkları ve çocuk işçiliğinde artış, kitle iletişim araçlarında gelişmelere neden olmaktadır.

Enfeksiyon hastalıkları: Dünya Sağlık Örgütü, çocuk sağlığını etkileyen en önemli enfeksiyon hastalıklarının pnömoni (zatürre), diyare (ishal), hepatit B enfeksiyonu ve HIV enfeksiyonu olduğunu vurgulamaktadır.

Bağışıklama: Bağışıklama, koruyucu tıbbi uygulamalar kapsamında yer alan çocuk sağlığının iyileştirilmesi için kullanılan en önemli uygulamalardan biridir.Ülkemizde boğmaca, difteri, tetanos, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, tüberküloz, poliomyelit, hepatit B, hepatit A, suçiçeği, pnömokok, hemofilusinfluenza tip B’yi içeren bağışıklama programı uygulanmaktadır.

Savaşlar: Savaşlar çocuk sağlığını etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Savaş, çocuklarda kötü beslenmeye, yaralanmalara ve ölüme neden olabilmektedir. Dünyada pek çok ülkede savaş ve çatışmalar yaşanmaktadır. Son yıllarda Suriye, Irak, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Güney Sudan, Nijerya, Somali, Yemen, Afganistan savaşı yaşayan bazı ülkelerdendir .

Afetler: Doğal afetler insanlar ve ülkeler için fiziksel, sosyal ve ekonomik kayıplar doğuran, yaşamı kesintiye uğratan doğal, teknolojik ya da insan kaynaklı olayları ifade etmektedir. Doğal afetlerin büyüklüğüne göre çocuk sağlığına etkileri değişmektedir. Büyük çaplı afetler yaralanma ve ölümlere neden olurken, küçük ve orta çaplı doğal afetler nedeniyle çocukların yetersiz beslenmesine bağlı büyüme ve gelişmelerinin etkilendiği, ishal, ateş ve akut solunum yolu hastalığı görülme durumunun arttığı, bağışıklama oranlarının azaldığı belirlenmiştir.

Çocuk ihmal ve istismarı: Çocuk istismarı; çocuğun sağlık, büyüme ve gelişmesine ve onuruna zarar veren veya zarar vermesi olası her türlü fiziksel, duygusal, cinsel eylemleri çocuğa karşı bilinçli kullanmaktır. Çocuk ihmali; çocuk istismarı içinde yer alan, çocuğun beslenme, sağlık, barınma, giyim, eğitim, korunma ve gözetim gibi temel gereksinimlerinin onun bakımını üstlenen ana-babası veya diğer yakınları tarafından karşılanamamasıdır. İhmal ve istismar, çocukların davranışsal, fiziksel ve zihinsel sağlık problemlerine yol açmaktadır. İhmal ve istismara uğrayan çocuklarda stres, depresyon, sigara, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, obezite, yüksek riskli cinsel davranışlar ve istenmeyen gebelikler görülebilmektedir.