Çocuklarda Sosyal Gelişim ve Otizm Spektrum Bozuklukları
Çocuklarda Sosyal Gelişim
Bir çocuğun normal bir sosyal gelişim gösterdiğini söyleyebilmek için belirli yaş dönemlerinde birtakım sosyal becerileri edinebilmiş olması gerekir. Ayrıca çocuğun gelişim ile ilgili anlamlı bir gecikme ya da kısıtlılıktan bahsedilecekse çocuğun yaşıtları ile karşılaştırıldığında fark edilebilir düzeyde bir gelişim geriliği veya kısıtlılığının var olması gerekir. Bu durumu saptayabilmek de ancak bir çocuğun prenatal dönemden itibaren gelişimi üzerine etki edebilecek tüm faktörleri analiz ederek ve hangi gelişimsel dönemde edinmesi gereken becerilerin ne kadarını edinip edinemediğini bilmek ile mümkün olabilir.
Bebeklik-süt çocukluk ve okul öncesi oyun çağı çocukluk dönemlerini değerlendirirken çocuğun tıbbi ve gelişimsel öyküleri alınır, çeşitli ölçek ve değerlendirme araçları ile gelişim düzeyi hakkında fikir sahibi olunmaya çalışılır. Ayrıca çocuğun ailesel özellikleri (aileye ait biyolojik, psikolojik, sosyal etmenler) de gelişim süreci üzerine çok etkili olabildiğinden, değerlendirme sürecinde bu konuya da özel bir ihtimam göstermek gerekir.
Sosyal gelişim geriliği veya kısıtlılığı olan bir çocuğun değerlendirmesinde atlanmaması gereken en önemli durumlardan biri, çocuğun otizm spektrum bozuklukları (OSB) tanısı alma ihtimalidir; çünkü bu rahatsızlıkta erken tanı ve müdahalenin gidişat üzerine olumlu etkisi vardır. Bu bağlamda OSB’yi atlamamak için bu konuda bilgi sahibi olmak gerekir.
Otizm Spektrum Bozuklukları
OSB; belirtilerin erken çocukluk çağında başladığı, sosyal-iletişimsel alanda belirgin yetersizlikler ve sınırlı, tekrarlayıcı davranış ve ilgi alanları ile karakterize bir nörogelişimsel bozukluktur.
OSB sıklığı, yıllar içerisinde ciddi bir artış göstermiştir ve erkeklerde, kızlara oranla daha sık görülmektedir.
OSB’nin kesin nedeni tam olarak bilinememektedir, ancak çoğul genetik faktörler ve gen-çevre etkileşiminin neden olduğu düşünülmektedir.
DSM 5 tanılama sistemi; OSB’nin klinik özelliklerini, sosyal-iletişimsel yetersizlikler ve tekrarlayıcı ilgi ve davranışlar başlıklarından oluşan iki boyutta ele alarak tanı kriterleri oluşturmuştur.
OSB özellikleri gösterdiğini düşündüğümüz bir çocuğu, değerlendirme için hiç vakit kaybetmeden bir çocuk psikiyatri uzmanına yönlendirmemiz gerekir. Çocuk psikiyatri uzmanları, OSB şüphesi ile kendilerine getirilen çocukları ayrıntılı bir değerlendirme sürecinden geçirip tanı alıp almadıklarını saptarlar.
OSB’nin ayırıcı tanısında, OSB ile bazı benzer özellikleri nedeni ile sıklıkla karışabilen durumlar bulunur. Ayrıca OSB’ye çeşitli tıbbi ve psikiyatrik bozukluklar da eşlik edebilmektedir.
OSB’de gidişi belirleyen en önemli faktörleri; zekâ düzeyi, dil becerileri, erken tanı, iyi düzeyde ortak dikkat, uyum becerileri, hastalığın belirti şiddeti, eşlik eden komorbid bozukluklar, yoğun ve uygun eğitsel programlar oluşturmaktadır.
OSB’de tedavi yaklaşımları; eğitsel tedaviler, ilaç tedavileri ve alternatif tedavilerden oluşmaktadır. OSB’nin temel belirtileri üzerine en etkili tedavinin eğitsel yaklaşımlar olduğu kabul edilmektedir.
OSB’de temel sorun sosyal-iletişimsel alanda belirgin yetersizlik olduğundan aileden öğretmene, evden okula bu çocukların yeterli bir sosyal destek aldığından emin olmalı, sosyal gelişimlerini artırabilmek için ilgiyle, alakayla, pozitif enerjiyle, ümitle, istekle, yılmadan, bıkmadan çalışmalıyız.