Çocuk Hukuku Kavramı, Kaynakları, Önemi
Hukuk, toplumsal hayatın düzenlenmesi ihtiyacı hissedilen her alanına ilişkin normlar öngörerek insanların davranışlarını düzenlemeyi hedefler. Çocukların yetişkin bireylere kıyasla daha özel bir mahiyet taşıdıkları, bunlara ilişkin olarak genel kurallardan ayrı birtakım koruyucu nitelikte kurallara yer verilmesi gerekliliğinden hareketle zaman içinde çocuklarla ilgili çeşitli hakları içeren ilkeler ve normlar da ortaya çıkmıştır.
Çeşitli ülkelerde “çocuk” deyimi ile neyin kastedildiği konusunda farklı uygulamalar söz konusu ise de genel kabul, kural olarak 18 yaşını doldurmamış insanların çocuk olarak nitelendirilmesi yönündedir.
Çeşitli hukuk dalları içinde dağınık şekilde yer verilen çocuk ile ilgili düzenlemeleri ve bunların ilişkili olduğu hukuki müesseseleri ele alan bir hukuk kuralları külliyatından bahsetmek mümkündür.
Öğretide çocuk hukukunun dar anlamda ve geniş anlamda olmak üzere iki şekilde ele alındığı görülmektedir. Buna göre çocuğun ana -babasıyla olan münasebetleri çerçevesindeki haklar, ödevler ve ilişkileri düzenleyen hukuk kuralları bütününe dar anlamda çocuk hukuku adı verilir. Buna mukabil, dar anlamından farklı olarak sadece medeni hukuk bağlamındaki çocuk- ebeveyn ilişkileriyle sınırlı olmayıp da kamu hukukunun, özel hukukun ve uluslararası hukukun çocuklara mahsus kurallarının bütünü ise geniş anlamda çocuk hukuku olarak adlandırılır.
Çocuk hukuku çocuk haklarını da içerir, hukukun çocuklara özgü bölümünü anlatır, iç hukukta ve uluslararası hukukta bu alana ilişkin hukuk kurallarını açıklar, onları yorumlar, mevzuatın ve yargı kararlarının kritiğini yapar, hukuki boşlukların doldurulması konusunda önerilerde bulunur.
Kapsamı ve inceleme alanı itibarıyla çocuk hukukunun, hem özel hukukun hem de kamu hukukunun konularını ve özelliklerini taşıdığı belirtilebilir.
Çocuk haklarına ve genel olarak çocuklara ilişkin hukuk kurallarını içeren şeklî kaynakları, diğer bir söyleyişle çocuk hukukunun yürürlük kaynakları, ulusal kaynaklar ve uluslararası kaynaklar şeklinde tasnif edilebilir.
Çocuk hukukunun ulusal kaynakları arasında akla ilk olarak anayasanın çocuğa ilişkin hükümleri gelir. Anayasanın 10, 41, 42, 50, 58, 61, 62, 66. Maddelerinde çocukları ilgilendiren ve onları korumayı hedefleyen hükümlere yer verilmiştir.
Normlar hiyerarşisinde anayasadan sonra kanunlar gelir. İçerdiği çeşitli hükümler sebebiyle çocuk hukukuna kaynaklık eden kanun sayısı 20’den fazladır. Örneğin Çocuk Koruma Kanunu bunlardan biridir. Türk Medeni Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Sosyal Hizmetler Kanunu, İş Kanunu, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun gibi çok sayıda kanunda da çocukları koruyucu düzenlemeler bulunmaktadır.
Yürütme ve idare tarafından, çocuk hukukunun şekli kaynağı olarak nitelendirilecek çok sayıda yönetmelik çıkarılmıştır. Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkında Yönetmelik, Koruyucu Aile Yönetmeliği, Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik bunlara örnek olarak gösterilebilir.
20. yüzyıldan itibaren evrensel ya da bölgesel düzeyde insan haklarını korumaya yönelik beyannameler ve sözleşmeler meydana getirilmiştir. Bu bildiri ya da sözleşmelerin bazıları çocuk hukukuna ilişkindir. Çocuk hukukunu ilgilendiren uluslararası kaynaklar arasında bu metinler de yer almaktadır.
Çocuk hukukunun uluslararası alanda korunmasına hizmet eden metinlerin bir kısmı Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde, bir kısmı Avrupa Konseyi (AK) bünyesinde, bir kısmı Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı bünyesinde oluşturulmuştur. Bunların yanı sıra Afrika Birliği Örgütü gibi diğer bölgesel örgütler bünyesinde hazırlanan belgeler de vardır.
Günümüzde en önemli çocuk hukuku kaynaklarının başında gelen BM Çocuk Hakları Sözleşmesi, BM Genel Kurulu tarafından 20.11.1989 tarih ve 44/25 sayılı kararla ve oybirliğiyle kabul edilmiş, 20 Eylül 1990'da yürürlüğe girmiştir. Türkiye, Sözleşmeyi 14 Eylül 1990 tarihinde imzalamıştır.
Çocuk hukukunun uluslararası kaynakları arasında Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlanan belgelerden Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesi, 25 Ocak 1996 yılında imzaya açılmış, 01 Temmuz 2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşme Türkiye tarafından da imzalanmış, bilahare onay ve yürürlüğe girme prosedürü tamamlanmıştır. Diğer bir Avrupa Konseyi belgesi olan Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismarına Karşı Korunması Avrupa Sözleşmesi (kısa adıyla Lanzarote Sözleşmesi) ise 25 Ekim 2007 tarihinde imzalanmıştır. Türkiye daha sonra bu sözleşmeye de taraf olmuştur.
Çocuk hukukunun uluslararası kaynakları arasında zikredilebilecek bazı belgeler ise Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) bünyesinde hazırlanmıştır.