Gelişimin Değerlendirilmesi

Gelişim birbirini etkileyen ve farklı alanlarda kendini gösteren bir süreçtir. Çocuklar genel olarak motor, duyusal, bilişsel, dil alanlarında gelişim gösterirler. Gelişimin değerlendirilmesi ya da gelişimsel izlem çocuğun gelişim alanlarına yönelik işlevlerinin ve yaşa uygun etkinliklerle uğraşabilme becerisinin tüm boyutlarının değerlendirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Çocuklarda gelişimin değerlendirilmesinde genel kabul gören parametreler; kemiklerin olgunlaşma derecesi, dişlerin çıkma ve değişme yaşı, nöromotor gelişim, zekâ gelişimi, dil gelişimi ve cinsel gelişimdir. Kemiklerin olgunlaşma derecesi bir diğer ifade ile kemik yaşı, gelişimin değerlendirilmesinde kullanılan temel öğelerden biridir. Kemik yaşının değerlendirilmesi ilk 3 ayda diz ve ayak kemikleri, daha büyük çocuklarda ise el ve el bileği kemiklerinin radyolojik incelemesi ile yapılır. İlk dişler doğumu takiben altı aya kadar ağız içinde görünmezlerse de gelişimleri embriyonal yaşamın 6. haftasından önce başlar. Ortalama ilk süt dişi çıkarma yaşı 6 ay civarıdır. Süt dişleri 6 yaş sonrasında dökülerek kalıcı dişler çıkmaktadır. İlk düşen diş genellikle alt, ön, kesiciler olmaktadır. Nöromotor gelişim sinir ve kas kontrolünün kazanılması anlamına gelmekte olup belirli bir sıra izler. İlk yılda emekleme, yürüme üzerine odaklanan kaba motor gelişim sonraki yıllarda denge, koordinasyon, hız ve güçteki ilerlemeyi içerir. Geniş adımlar, yavaş çömelme, kesik kesik olan 12 ay yürüyüşü; düzgün, hızlı, dar adımlı yürüyüşe dönüşür. İki yaş civarında çocuk topa tekme atabilir, iki ayağı üzerinde zıplayabilir, topu başının üstünden fırlatabilir, 6 küpten kule yapabilir; üç yaş civarında ayakkabılarını giyebilir, dört yaşta kalem tutabilir, beş yaş civarında ise elbiselerini kendisi giyebilir. Beyin gelişimi ile orantılı olarak zekâ gelişimi ilk yıllarda hızlı olmasına karşın daha sonra yavaşlar. Genel olarak zekanın %75’i ilk dört yaşta gelişmekte, yirmi yaşına kadar gelişimini sürdürmektedir. Çocuğun zekâ ve bilişsel gelişimiyle birlikte dil gelişimi de şekillenir. Dil gelişimi konuşma öncesi dönem; yenidoğan dönemi, gıgıldama dönemi, mırıldanma dönemi, ses-sözcükler dönemi ve konuşma dönemi; tek sözcüklü dönem, iki sözcüklü ifadelerin kullanıldığı dönem, üç ve daha fazla sözcükle ve gramer kurallarına uygun konuşma dönemi olmak üzere iki dönemde incelenir. Gelişimin değerlendirilmesinde kullanılan bir diğer parametre cinsel gelişimdir. Cinsel gelişim doğumla birlikte başlayan bir süreçtir. Bebeğin annesinin memesini emmesi ilk cinsel deneyimidir. Anal dönemde libido enerjisi genital bölgede olup çocuğun genital sfinkterleri üzerinde kontrol kazanmaya başladığı ve tuvaletini tutmak ve bırakmaktan haz duyduğu bir dönemdir. Bu dönemde çocukların merakı sadece kendi bedenlerine değil, diğer çocukların bedenine, kız ve erkek cinsiyet farklılıklarına da yöneliktir. Üç yaşından sonra çocuk cinsiyetinin farkındadır. Fallik dönem olarak adlandırılan 3-6 yaş döneminde çocuğun ilgisi cinsel organlara yönelir ve kız çocuklar penisinin olmadığını fark eder. Bunu kız çocukları penisinin kesildiği şeklinde açıklarken, erkek çocuklar da kastrasyon korkusu denilen penisinin kesilmesi korkusunu yaşar. Bu yaşlarda çocuk anne ve babası ile kurduğu ilişki yoluyla karşı cinsle ilişki kurmayı öğrenmeye başlar. Çocuğun oyunlarında anne ve babanın rollerini benimsediği görülür. Çocuğun cinsiyetine özgü davranışlarının pekiştiği, renk ve kıyafet seçimi gibi durumlarda cinsiyete özgü tercihler gözlenir. Okul dönemi cinsel konulara ilgilerin azaldığı dönemdir. Ergenlik dönemi ile birlikte ise hem fiziksel hem de psikolojik olarak cinsel gelişim hız kazanır. Bu dönemde kadın ve erkek cinsiyetine özgü bedensel değişikliklerin yanı sıra kız çocuklarda mensturasyon da başlar. Gelişimsel izlem ve değerlendirme çocuğun kendisi, ailesi ve yaşadığı toplum ile bir bütün olarak ele alındığı, risk değerlendirmesinin yapıldığı, aile ile iş birliği içinde öykü, gözlem, fizik muayene basamaklarını içeren, beraberinde uygun bir tarama testi ile tanısal yaklaşımı güçlendiren, tanısı henüz kesin olmasa da gereksinim üzerinden hemen erken müdahaleye yönlendirmeyi gerektiren yaklaşımların bütününü içerir. Gelişimin değerlendirilmesinde öykü, gözlem, fizik muayene ve gelişimsel tarama yöntemleri kullanılır.