Edimsel Koşullanma

Edimsel koşullanma, organizma tarafından gösterilen bir davranışın pekiştirilmesi sonucu tekrarlanma ihtimalinin arttırılması olarak tanımlanabilir. Öğrencinin okulun ilk günlerinde çekinerek de olsa el kaldırması ve konuşmak istemesi sonrasında söz hakkı verilmesi ve pekiştirilmesi derse katılma davranışının tekrarlanma ihtimalini arttırmaktadır. Pekiştirilen davranış tekrar edilir; fakat pekiştirilmeyen davranışlar tekrarlanmaz. Edimsel koşullanmanın “yaparak, yaşayarak öğrenme” özellikleri sergilediği söylenebilir.

Klasik koşullanmada U-T (Uyarıcı ve Tepki ilişkisi), edimsel koşullanmada T-U (Tepki ve Uyarıcı ilişkisi) vardır. Klasik koşullanmada organizma pasiftir, edimsel koşullanmada ise organizma aktiftir. Klasik koşullanmada pekiştirme davranıştan önce, edimsel koşullanmada ise pekiştirme davranıştan sonradır.

Edimsel koşullanmanın ayırt edici uyarıcılar, cevaplar ve pekiştiren uyarıcılar olmak üzere üç temel kavramı bulunmaktadır. Bu temel kavramlar belirli bir aşama ile birbirini takip eden süreçler içerisinde önemli birer açıklayıcıdır. Bu kavramların bilinmesi edimsel koşullanma sürecini daha açık hale getirecektir.

Edimsel koşullanmanın pekiştirme, birincil ve ikincil pekiştireçler; pekiştirme tarifeleri, ceza, genelleme, ayırt etme ve premack ilkesi gibi çeşitli süreçleri bulunmaktadır. Bu süreçlerin ayrıntılı olarak öğrenilmesi edimsel koşullanmanın anlaşılırlığına katkı sağlayacaktır.

Pekiştirme, organizmanın davranış oluşturma ihtimalini arttıran uyarıcılardır. Fareye kola basmasından sonra verilen yiyecek bu bağlamda pekiştirmedir. Pekiştireç adı verilen uyarıcılar organizmanın davranışından sonra gelir ve davranışı motive eder. Pekiştireçlerin duruma özgü olduğu ve daha önceden kestirilemeyeceği ifade edilmektedir.

Pekiştireçler olumlu pekiştireç ve olumsuz pekiştireç olmak üzere iki guruba ayrılırlar.

Organizmanın davranışını zayıflatmak ve yok emek için kullanılan uyarıcıya ceza denilmektedir. Bilindiği gibi organizma pekiştirme ile davranışı güçlendirmekteydi. Ceza ise davranışı azaltma etkisi ile pekiştirmenin tersi olarak düşünülebilir. İki tür ceza bulunmaktadır. Bunlar, birinci tip ceza (olumlu ceza) ve ikinci tip ceza (olumsuz ceza) olarak isimlendirilir.

Ödev yapıldığı örnekte olumlu pekiştireç olarak ortama olumlu bir uyarıcı (aferin) verilir; olumsuz pekiştirmede ise olumsuz bir uyarıcı (öğrencide stres yapan sınav) ortamdan alınır. Ödev yapılmadığında ise birinci tip ceza ile ortama olumsuz bir uyarıcı (azarlama) verilir; ikinci tip cezada ise ortamda olumlu olan bir şey (sevilen teneffüsün ellerinden alınması) çıkarılır.

Pekiştirmenin kullanılma şekline göre edimsel koşullanmanın gerçekleşme veya gerçekleşmeme ya da sönme durumu söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle edimsel koşullanmanın temel süreçleri arasına pekiştirme tarifeleri diye bir başlık eklenmiştir. Tarifeler, pekiştirmenin uygulandığı zamanlara denilmektedir. Zaman pekiştirme sürecinde çok önemlidir. Bu o kadar önemlidir ki, koşullanmanın kaderi tarifelerin doğru yer ve zamanda kullanılmasına bağlıdır. Bu bağlamda aralıklı pekiştirme, oranlı pekiştirme ve sürekli pekiştirme olmak üzere üç başlık tanımlanmıştır

Premack ilkesi, kişilerin pekiştireçleri tahmin edebilme ve seçmelerine olanak sağlamaktadır. Organizmanın isteyerek yapacağı bir davranışı istemeyerek veya daha az isteyerek yapacağı bir davranışın ardına koyarak pekiştirme yapılması durumudur. Bir anlamda davranışı davranışla pekiştirme kuralı vardır. İki davranıştan biri araç davranış, diğeri de ona bağlı davranış olarak planlanır. Bu planlamada önemli olan araç davranışın değerinin daha az olmasıdır. Çocukların severek yedikleri dondurmayı, sevmedikleri sebze yemeğinden sonra vereceğini vaat eden ebeveynler önemli bir Premack ilkesi örnekleridir. Zaten bu ilke, büyükanne kuralı olarak da bilinmektedir.