Sosyal Öğrenme
Sosyal öğrenme kuramı, bireylerde bilişsel, davranışsal ve çevresel değişkenlerin karşılıklı etkileşimi ile gerçekleşen davranış değişimleri olarak tanımlanabilir. Bandura’ya göre davranışların çoğunluğu bu yola elde edilir. Başkalarının davranışları gözlenerek, taklit edilerek ve model alınarak öğrenmeler gerçekleşebilir.
Sosyal öğrenme kuramı öğrenme ve uygulamayı ayrı ayrı ele almıştır. Bir öğrenmenin gerçekleşmiş olması uygulamayı gerektirmez. Birey bir davranışı öğrenmiş olabilir. Ancak bu davranışı ilerleyen bir dönemde sergileyebilir. Dolaylı olarak gözlemler sonucu öğrenilen davranışlar hemen gösterilmeyen davranışlar olabilir. Bu aslında bilişsel süreçlere yer vermiş olmasından dolayıdır. Sadece gözlenen davranışlar öğrenmeyi açıklamaya yetmemektedir. Sosyal öğrenme bu nedenle davranışçı kuramları eleştirmekte ve bilişsel süreçleri de işe katmaktır.
Öz yeterlik sosyal öğrenme kuramının alana kazandırdığı önemli bir kavramdır. Bireyin öğrenmelerini olması gereken düzeye taşıma sürecinde kendi kapasitesine olan inancı öz yeterlik olarak tanımlanır. Bireyin düşüncesinde neyi yapmaya yeterli olduğunun resmi öz yeterliktir. Kişisel gelişim sürecinde özellikle öz benlik kazanmada öz yeterlik önemli bir kapasite olarak karşımıza çıkar.
Model alma da sosyal öğrenmenin önemli bir bileşenidir. Model alma bir veya birden fazla modelin gözlemlenmesi sonucu davranış ve bilişsel olarak gerçekleşen öğrenmelerin adıdır. Bireyler kendi davranışları ile öğrenebilecekken aynı zamanda model alma yolu ile de öğrenebilirler.
Gözlem yolu ile öğrenmede, dikkat, zihinde tutma, üretme ve motivasyon olmak üzere dört süreç vardır. Bu süreçlerin başlaması için öncelikle model alınmak istenen bir modele gereksinim vardır. Statü ve çekicilik dikkat için önemlidir
Model, birey ve davranış sosyal öğrenmeyi etkilene üç temel etkendir. Model başlığı ile ifade edilen sosyal öğrenmenin model alınacağı kişidir. Öğretmen öğrenci ilişkisinde model öğretmen, ebeveyn çocuk ilişkisinde ise ebeveyn olarak ele alınmaktadır. Bir model olarak öğretmenin, öğrenciye yakınlığı, statüsü ve güçlü kişiliği, yetenekleri, saygınlığı, cinsiyeti, yaşı ve kişilik özellikleri sosyal öğrenmenin gücünü etkileyecektir.
Model alma davranışını gösterecek olan kişi veya gözleyen, sosyal öğrenme sürecinde önemli bir diğer değişkendir. Gözleyen kişinin ihtiyaçları, beklentileri, yetenekleri, öngörme ve sembolleştirme kapasitesi, öz yeterlik düzeyi ve bilişsel yapısı sosyal öğrenmenin gücü konusunda bize ipucu verecektir. Gözleyen kişi bir öğrenci ise eğer, model alınan öğretmen her ne kadar güçlü bir model olsa da öğrenci özellikleri yeterli düzeyde değilse öğrenme eksik kalabilir. Öğrenci özelikleri sosyal öğrenme kuramı için önemlidir.
Üçüncü temel değişken ise davranışın kendisidir. Sosyal öğrenme sürecinde model ve model alan kişinin yanında bir de davranışın özelliği önemlidir. Bir davranış sonuçları itibari ile ödül veya ceza seçeneklerinden hangisine daha yakın ise model alma süreci o kadar güçlü olacaktır. Ceza ile sonuçlanan davranışı kimse örnek almak istemeyecektir. Bunun yanında model alma ile edinilecek bir davranışın anlamlı olması ve işe yarar olması önemlidir.
Sosyal öğrenme kuramına göre model alınacak kişinin özellikleri çok önemlidir. Statü ve saygınlık gibi değerler öğrencinin model alma düzeyini etkilemektedir. Dolayısıyla öğretmene düşen statü ve saygınlığını yükseltmek olmalıdır. Ayrıca toplumsal kültür açısından da öğretmen statü ve saygınlığı arttırılmalıdır. Veya statü ve saygınlığı olan diğer rol modellerin olumlu yaşantıları ile öğrencilere model olmaları sağlanmalıdır.
Özellikle medya model almada önemlidir. Aile ve öğretmenden daha çok öğrenci ile karşı karşıya gelebilen medya bileşenleri modeller bağlamında önemlidir. Medyada yer alan rol modellerin davranışları ve sonuçları önemlidir.
İyi bireyler yetiştirmek için aile, okul ve medya bileşenleri topyekûn iyi vatandaş örnekleri ile donatılmalıdır. Ailede iyi bireyler yok ise çocuğun iyi birey olabilmesi mucize olabilir. Veya sürekli maruz kalınan medya unsurlarında iyi vatandaş sürekli aşağılanma cezası ile karşılaşıyorsa burada bir terslik var demektir.
Öz yeterlik kavramı sosyal öğreneme kuramı için oldukça önemlidir. Ebeveynler ve öğretmenler çocukların öz yeterlik gelişimine özen göztermelidirler.
Sosyal öğrenme kuramı birçok öğrenmenin başka yaşantıları gözleyerek gerçekleştiğini ifade etmektedir. Gözlem yolu ile öğrenme burada çok önemlidir. Bu bağlamda anne babalara ve öğretmenlere önemli görevler düşmektedir. Öğrenme eğer model alma, gözlem yaparak edinme süreci ise modellerin ve gözlenen yaşantıların olumlu olması çok önemlidir.
Sınıfta öğrencileri onurlandıran, olumlu dönütlerle olumlu modeller ortaya koyan öğretmenler olumlu öğrenmeler üretebileceklerdir. Dolayısıyla sosyal öğrenme kuramının farkında olan bir öğretmene düşen olumlu bir model olmak ve olumlu yaşantılar geliştirmektir.