İddia Makamı Olarak Cumhuriyet Başsavcılığı

Soruşturma evresinin en önemli makamı olan Cumhuriyet savcılığı, kovuşturma evresinde de iddia makamını işgal etmek suretiyle, iddia görevini yerine getirir. Teşkilat Kanunu m. 16’ya göre; mahkeme kuruluşu bulunan her il merkezi ve ilçede o il ve ilçenin adı ile anılan bir Cumhuriyet başsavcılığı kurulur. Başsavcılık bir bütündür ve Cumhuriyet savcılarının yapmış olduğu her işlem başsavcılık adına yapılır.

Cumhuriyet savcısı, her ne kadar muhakemede bir taraf olsa da şahıs itibarıyla taraf olmadığından, soruşturma sırasında sanığın lehine olan delilleri de toplamakla yükümlü kılınmıştır. Cumhuriyet savcısı bağımsız değildir; ancak bağımlı da değildir. Savcının özerk olduğundan söz etmek gerekir. Şahıs itibarıyla taraf olması mümkün olmayan Cumhuriyet savcısı, “makam” itibarıyla taraftır. Kişisel olarak objektif olamayacağını düşünen Cumhuriyet savcısının çekinmesi için açık bir kanuni düzenleme eksikliğine rağmen, engel bir durum bulunmamaktadır. Bu hâldeki bir savcı, başka bir savcının görevlendirilmesini başsavcıdan isteyebilir. Cumhuriyet Başsavcılığının, başsavcının ve savcıların kanunda tanımlanan görev ve yetkileri bulunmaktadır. Kanunlarda Cumhuriyet savcılığının görev yapacağı belirtilen mahkemelerdeki duruşmalara, Cumhuriyet başsavcısı, görevlendireceği Cumhuriyet başsavcı vekili veya Cumhuriyet savcısı katılır. Her bölge adliye mahkemesinde bir Cumhuriyet başsavcılığı bulunur. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, Cumhuriyet başsavcısı ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısından oluşur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı; Cumhuriyet Başsavcısı, Cumhuriyet Başsavcı vekili, Cumhuriyet Başsavcı Başyardımcısı ile Cumhuriyet Başsavcı yardımcılarından oluşur .

Devlet ülke içerisinde güvenliği kolluk kuvvetleri aracılığı ile sağlar. Resmî kolluk, genel ve özel kolluk olmak üzere ikiye ayrılır. Genel kolluğu, polis ve polis teşkilatı olmayan yerlerde görev yapan jandarma oluşturur (PVSK m. 25). Özel kolluk ise özel yasalara göre kurulan ve belli alanlarda hizmet yapan, gümrük kolluğu, orman kolluğu, liman kolluğu gibi kuvvetlerdir. Kolluğun bastırıcı görevi ise suç işlenmesinden sonra ortaya çıkar. Suç işlendikten sonra fiilin ve failin ortaya çıkarılmasını sağlamak için yapılan işlemler, bastırıcı (adli) işlemlerdir. Bu işlemlerle uğraşan kolluğa da, adli kolluk, denilmektedir. Kolluk görevlisi hakkında, adli görevi esnasında, bu görevine ilişkin işlediği suçlardan dolayı Cumhuriyet savcısı tarafından genel muhakeme usulüne göre resen soruşturma yapılır. Cumhuriyet savcısının özellikle soruşturma evresindeki en büyük yardımcısı kolluktur. Soruşturma işlemleri, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adli kolluğa yaptırılır. Polis, görevini yaparken direnişle karşılaşması hâlinde, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmaya yetkilidir. Zor kullanma yetkisi kapsamında, direnmenin mahiyetine ve derecesine göre ve direnenleri etkisiz hâle getirecek şekilde kademeli olarak artan nispette bedenî kuvvet, maddi güç ve kanuni şartları gerçekleştiğinde silah kullanılabilir.

Kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesine ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla 2004 yılında 5188 sayılı, Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun yürürlüğe konmuştur. Kamuoyunda “özel güvenlik” olarak bilinen özel sektör kolluğu, sadece özel sektörde çalışan kolluk olarak anlaşılmamalıdır.