Yargılama Aşaması

İddianamenin kabulüyle birlikte soruşturma evresi sona erer; kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar. Kovuşturma evresine geçilmesiyle, suç şüphesi altında bulunan kişi “şüpheli” statüsünden “sanık” statüsüne geçer. Duruşma hazırlığı devresinde duruşma günü belirlenir ve duruşmada hazır bulunacaklar davet edilir. Duruşma aşamasında tüm deliller ortaya konulup, tarafların katılımıyla tartışılır.

Duruşma devresinde geçerli olan ilkeleri duruşmanın doğrudan doğruyalığı, duruşmanın sözlülüğü, duruşmaya ara vermeme, yoğunluk, çabukluk, açıklık şeklinde sıralamak mümkündür. Açıklık ilkesinin genel ahlak veya kamu güvenliği nedeniyle, sanığın çocuk olması nedeniyle ve yayım yasağı yoluyla gizlilik gibi istisnaları vardır. Duruşma, duruşmada hazır bulunması gereken bazı kişilerin gelip gelmediklerinin tespitiyle, yoklamayla başlar. Duruşmada ortaya konacak deliller, her şeyden önce iddianamede gösterilen delillerdir. Delillerin ortaya konulması işlemi, kural olarak sanığın sorgusundan sonra yapılmaktadır.

Dar anlamda kovuşturma evresinde duruşma hazırlığı ve duruşmadan sonra, duruşmadan sonuç çıkarma, yani hüküm verme devresine geçilmektedir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hüküm çeşitleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Durma kararı, uyuşmazlığı esastan çözmediği için hüküm değildir. Nitekim CMK’da hüküm çeşitleri arasında durma kararı sayılmamıştır. Duruşma sonunda, hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır. Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, merci ve süresi bildirilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için, sanık hakkında iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına hükmolunması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, suçun işlenmesi suretiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde mahkeme hükmü açıklayacaktır.