Ceza Muhakemesi Hakkında Temel Bilgiler
Ceza muhakemesinin ve ceza muhakemesi hukukunun temel kaynağı, 5271 sayılı CMK’dır (Ceza Muhakemesi Kanunu). Ceza muhakemesine hâkim olan bazı ilkeler şunlardır: Kamu davasının mecburiliği ilkesi, davasız yargılama olmaz ilkesi, bağımsız ve tarafsız hâkim ilkesi, şüpheden sanık yararlanır ilkesi, duruşmanın aleniliği ilkesi, doğrudan doğruyalık (vasıtasızlık) ilkesi, sözlülük-yazılılık ilkesi, delil serbestîsi ilkesi, derhâl uygulama ilkesi, doğal hâkim ilkesi (kanuni hâkim güvencesi). Ceza muhakemesi hukukunun kanunda açıklanan ortak terimleri ise şüpheli ve sanık, müdafi ve vekil, soruşturma ve kovuşturma, ifade alma ve sorgu, malen sorumlu, suçüstü, toplu suç, disiplin hapsi olarak sıralanmaktadır.
Ceza muhakemesi hukukunun kaynaklarını doğrudan ve dolaylı kaynaklar olarak ikiye ayırabiliriz. Doğrudan kaynaklar, anayasa, kanunlar ve özellikle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve uluslararası sözleşmelerden ibarettir. Dolaylı kaynaklar ise gelenek ve ahlak kuralları, mahkeme içtihatları ve doktrinden ibarettir.
Ceza muhakemesi hukuku kurallarının yorumu ile kıyas birbirinden farklıdır. Ceza muhakemesinde kıyas kural olarak serbesttir. Ancak sınırlayıcı kurallar ile istisna oluşturan kurallar bakımından kıyas kabul edilmemektedir.
Ceza muhakemesi kurallarının zaman bakımından uygulanmasında derhâl uygulanma ilkesi geçerlidir. Ceza muhakemesi kanunlarının yer yönünden uygulanması bakımından ülkesellik (mülkilik) ilkesi geçerlidir. Derhâl uygulanma ilkesinin özellikle süreler söz konusu olduğunda, bazı istisnaları gündeme gelebilmektedir. Yeni kanunun derhâl uygulanması; kazanılmış hak, adalet ve eşitlik ilkeleri açısından haksızlıklara yol açabilecekse, derhâl uygulanmaya istisnalar öngörülebilmektedir. Bu istisnalar, bizzat yürürlük kanunları ile düzenlenebilmektedir.
Ceza muhakemesi kanunlarının kişi bakımından uygulanması, bu kuralların kime uygulanabileceği ile ilgilidir.Ceza muhakemesi kanunları, kural olarak Türk ceza mahkemelerinin yetkisine giren bir olayla ilişkili herkese uygulanır. Bu kişilerin vatandaş veya yabancı olması, suçu ülkede veya yurt dışında işlemeleri, kendilerinin hâlen ülkede bulunup bulunmamaları kural olarak önemli değildir.Ceza muhakemesi kurallarının herkese uygulanacağı ilkesinin bazı kişiler bakımından istisnaları bulunmaktadır. Bunlar Cumhurbaşkanı, milletvekilleri, diplomasi ve konsolosluk temsilcileri ve yabancı askerlerden ibarettir.
Cumhurbaşkanı, vatana ihanet dışında, göreviyle ilgili işlemlerden dolayı sorumlu değildir (Anayasa m. 105). Vatana ihanetten dolayı muhakeme usulü ise anayasada özel olarak düzenlenmektedir.
Milletvekilleri için sorumsuzluk ve dokunulmazlık söz konusudur. Milletvekillerinin meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerinden ve kural olarak bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan dolayı sorumlu tutulmamaları (Anayasa m. 83/1), milletvekili sorumsuzluğudur. Sorumsuzluk kapsamına giren fiillerden dolayı milletvekilleri hakkında muhakeme yapılamaz. Milletvekili olmayan bakanlar da aynı sorumsuzluktan yararlanmaktadırlar.