Suça İştirak

TCK’nin 37.maddesine göre suçun kanuni tanımında belirtilen fiili icra eden kişiye fail denir. Bir kimsenin fail olması için a) İnsan olması ve b) Yasayan kişi olması yeterlidir. Suçlar, failinin sıfatına göre, herkes tarafından işlenebilen suçlar ve özgü suçlar olmak üzere ikiye ayrılır. Suçlar, kanuni tanımdaki tipik eylemin icrasını gerçekleştirecek failinin sayısına göre ise tek failli ve çok failli suçlar diye ikiye ayrılırlar. Çok failli suçlar da karşılaşma ve birleşme suçları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Tek failli bir suçun birden fazla kimsenin katkısı ile işlendiği durumlarda, bu kişilerin nasıl cezalandırılacağı sorunu “iştirak müessesesinin” hukuki temelini oluşturmaktadır.

İştirak hâlinde kanuni tipe uygun eylem, bir veya birden fazla kişi tarafından ihlal edilmesine rağmen biz suçun unsurlarından olan tipikliği ihlal etmeyen kimseleri kanuni tipteki eylemin icrasına maddi veya manevi olarak katkıda bulundukları için iştirak hükümleri gereğince cezalandırmaktayız. Bu bakımdan iştirak hükümleri, teşebbüs hükümleri gibi ceza sorumluluğunu genişletici niteliğe sahip hükümlerdir. İştirak hâlinde suçun işlenişine katılan birden fazla kişi, fail ve şerik olarak ikiye ayrılır. TCK, suça katılan kişilerin fail ve şerik olarak ayrılması konusunda ölçü sistem olarak fiile egemenlik teorisini benimsemiştir. Fiile egemenlik teorisinde fiil üzerinde kurulan egemenliğin; harekete egemenlik, iradeye egemenlik ve fonksiyonel egemenlik olmak üzere üç çeşidi bulunmaktadır.

Faillik ve Türleri

Faillik; kendi içerisinde müstakil, müşterek, dolaylı ve yan yana fail olmak üzere dörde ayrılmaktadır. Bunlardan müstakil fail, suçun icra hareketlerini tek başına gerçekleştiren kişidir. Müşterek faillik ise iki şekilde ortaya çıkmaktadır. Bu durumda ya iştirak iradesi ile suçun icra hareketlerini yapan birden fazla kimse bulunmakta ya da kişi icra hareketlerini icra etmese de suçun işlenişine onsuz olmaz nitelikte katkı sağlayarak suç üzerinde fonksiyonel hâkimiyet kurmaktadır. Dolaylı faillik ise suçun işlenmesinde bir başkasını iradesine hâkim olmak suretiyle araç olarak kullanan kişiye denir. Birden fazla kişinin aralarında bir suç işleme kararı olmaksızın tipik eylemi eş zamanlı olarak işlemesine yan yana faillik denir.

Şeriklik ve Türleri

Tipik neticeyi meydana getiren failin fiilini gerçekleştirmesine maddi veya manevi olarak nedensel katkı sağlayan kişiye suç ortağı/şerik denir. Suç ortaklarının faille birlikte cezalandırılmasının sebebi bu kişilerin faille aralarındaki ortak suç işleme kararının icrası kapsamında yaptıkları nedensel katkı ile neticenin gerçekleşmesine yardımcı olmalarıdır. Bu noktada suç ortağı şeriklerin fail/lerin işlediği suçtan sorumluluğunun kaynağını “bağlılık kuralı” sağlamaktadır. Bir suçun icrasına birden fazla kişinin nedensel katkıda bulunduğu durumlarda iştirakten bahsedilebilmesi için bu kişilerin suçun işlenilmesine katılmaya yönelik bir iştirak iradelerinin bulunması gerekir. Bu iradeye ortak suç işleme kararı denir.

Bağlılık kuralı, iştirak hâlinde işlenen bir suçun işlenmesine katkıda bulunan şeriklerin eylemleri, tipik bir suç teşkil etmese de failin işlediği suçtan dolayı failin fiiline bağlı olarak cezalandırılabilmelerinin hukuki temelini oluşturmaktadır. Buna göre şeriklerin bir suçtan dolayı cezalandırılabilmesi için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin icrasına başlanmış olması hem gerekli hem de yeterlidir.

Şeriklik türlerinin en önemlisi azmettirmedir. Azmettirme hâlinde kişi, suç işleme düşüncesi olmayan bir kimseyi suç işlemeye ikna etmekte, bu kişiye suç işleme düşüncesi aşılamaktadır. Dolayısıyla azmettiren suç işleme düşüncesi bulunmayan kişinin suç işleme kararı almasını sağlayan kişi yani işlenen suçun fikir babasıdır. Yardım, suçun işlenmesini mümkün kılan veya kolaylaştıran, azmettirme ve faillik dışında kalan asıl fiilin işlenmesine yönelik maddi veya manevi nitelikteki her türlü nedensel katkıyı ifade etmektedir. Yardım etme maddi ve manevi yardım olmak üzere kendi içerisinde ikiye ayrılmaktadır. Bunlardan maddi yardım a) suçun işlenmesi için araç sağlamak ve b) icrasını kolaylaştırmak olmak üzere iki farklı görünüme sahiptir. Manevi yardım ise a) Suç işlemeye teşvik, b) Suç işleme kararını kuvvetlendirme, c) Suçun icrasından önce suçun nasıl işleneceğine ilişkin yol gösterme, d) Suçun işlenmesinden sonrası için yardım vaat etme şeklinde dört farklı şekilde gerçekleşebilmektedir.