Türk Ceza Kanunu’nun Zaman, Yer ve Kişi Bakımından Uygulanma Alanı ve Suçluların İadesi (TCK m. 7 -19)

Türk Ceza Kanunu'nun uygulanma alanı; genel olarak zaman, yer ve kişi bakımından uygulanma olarak incelenmektedir. Bu uygulama alanlarının belirlenmesi, gerek iç hukuk gerekse uluslararası hukuk bakımından önemlidir.

Türk Ceza Kanunu'nun Zaman Bakımından Uygulanma Alanı

Ceza hukuku kurallarının zaman bakımından uygulanmasında, fiilin işlendiği tarihteki kuralı uygulama ilkesi ve geçmişe yürüme yasağı geçerlidir. Geriye yürüme yasağının istisnası failin lehine olan kanunun geçmişe yürütülebileceğidir. Derhâl uygulama ilkesi ise özellikle ceza muhakemesi hukuku kurallarında, ceza infaz kanunlarında, geçici ve süreli ceza kanunlarında ve güvenlik tedbirlerine ilişkin kurallarda etkilidir.

Türk Ceza Kanunu'nun Yer Bakımından Uygulanma Alanı

Devletler, kendi ülkelerinde ve ülkeleri dışında işlenen suçların hangi şartlarla kendi kanunlarına göre yargılanacağını ceza kanunlarıyla belirlemektedir. Ceza kanunlarında düzenlenmiş olan suçlar her zaman o ülke vatandaşları tarafından işlenmeyeceği gibi her zaman o ülkede de işlenmezler. Ceza kanunlarının yer bakımından uygulanmasına ilişkin dört temel ilke kabul edilmiştir. Bu ilkeler; mülkilik/ülkesellik ilkesi, şahsilik (faile göre şahsilik/mağdura göre şahsilik) ilkesi, koruma ilkesi ve evrensellik ilkesidir. Mülkilik ilkesi ceza kanunlarının yer bakımından uygulanmasında kural olmakla birlikte, yurt dışında işlenen bazı suçlar açısından şahsilik, evrensellik ve koruma ilkeleri de tamamlayıcı ilkeler olarak kabul edilmiştir.

Türk Ceza Kanunu'nun Kişi Bakımından Uygulanma Alanı

Ceza kanunlarının kişi bakımından uygulanmasında, bu kanun hükümlerini ihlal eden herkese herhangi bir ayrım yapılmaksızın uygulanması ilkesi geçerlidir. Ceza Kanunlarının ayrım yapılmaksızın herkese uygulanacağına dair kuralın istisnaları: cumhurbaşkanı, milletvekilleri, diplomasi ajanları ve asker kişilerdir.

Suçluların İadesi

İade, bir devlet ülkesinde bulunan kişinin; başka bir devlet ülkesinde işlemiş bulunduğu bir suçtan dolayı şüpheli veya sanık olması halinde, hakkında soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin yapılması amacıyla; hükümlü olması halinde ise hakkında hükmolunan cezanın infazı amacıyla, yetkili diğer bir devlete, müracaatı üzerine teslim edilmesidir.

İade, iç hukukta 6706 sayılı "Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu"nda düzenlenmiştir. Uluslararası hukukta iade müessesesi ikili veya çok taraflı sözleşmelerle düzenlenmiştir. Türkiye’nin taraf olduğu en önemli iade anlaşması “Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi”dir. İadede özellik (hususilik) kuralı, iade edilen kişinin, iade edildiği ülkede sadece iade talepnamesinde belirtilen suç veya suçlardan yargılanması veya cezasının infaz edilmesidir.