Endüstri 4.0

İnsanoğlu tarih boyunca yaşamını sürdürmek için çeşitli araç gereçlere ihtiyaç duymuş ve bu araç-gereçlerin gelişimi için farklı teknikler kullanmıştır. İnsanoğlu, MÖ.10.000’lere ya da neolitik döneme gelininceye kadar avcı ve devşirici olarak yaşamını sürdürmüştür. Bu dönemlerde yaşayan insanlar, hayatta kalabilmek için vahşi hayvanların etini ve kendisini soğuktan korumak için de bu hayvanların postunu kullanmıştır. Doğaya karşı çaresiz olan insan, sadece yaşamını devam ettirebilme gayesi ile taştan yapılma ilkel silahlar üretmiş ve üşümemek için giydiği ilkel kıyafetleri kendi yararı için kullanabilmiştir. Bu dönemlerde insanoğlu yalnızca bir tüketici konumundadır.

Doğaya hiç bir şey katmayan, yalnızca doğanın verdiklerini alıp tüketen insanlar, el becerilerinin daha da gelişmesi sayesinde daha fazla araç-gereç yapmaya ve kendilerini vahşi hayvanlardan korumaya çalışmışlardır. Ancak yerleşik topluma geçilmesi ile ilk kez tarım yapmaya ve hayvanları evcilleştirip kendi hizmetinde kullanmaya başlamışlardır. Artık ilkel av aletleri, yerini ilkel tarım aletlerine bırakmış ve insanlık daha düzenli bir yaşam sürebilmek için “yönetime” ihtiyaç duymaya başlamıştır. Kendine ait bir alanda yaşamaya başlayan insanlık, vahşi hayvanlardan ve rakip kabile ya da topluluklardan korunmak için daha farklı ekipmanlar (kılıç, ok, yay, kalkan vb.) geliştirmeye başlamıştırİnsanoğlu tarih boyunca yaşamını sürdürmek için çeşitli araç gereçlere ihtiyaç duymuş ve bu araç-gereçlerin gelişimi için farklı teknikler kullanmıştır.

1712 yılında İngiltere’de buhar makinesinin icadı ile başlayan süreçte, bu makinenin sanayide kullanılması ile birlikte ilk sanayi devrimin temelleri atılmış ve hem işletmecilik tarihi, hem üretim sistemleri hem de toplumsal süreçleri etkileyen sanayi devrimlerinin temelleri atılmıştır.

Tarihsel Süreçte Sanayi Devrimleri

I. Sanayi Devrimi

İnsan gücüne dayalı bir üretim sistemi yerine, makinelerin etkin kullanıldığı bir sistemin oluşmaya başlaması, İngiltere için çok önemli bir rekabet avantajını da beraberinde getirmiştir. İlk önce tekstil sektöründe uygulanan bu makineleşme dönemi sayesinde, İngiltere normal bir tekstil işçisinden yüzlerce kat daha hızlı makinelere kavuşmuş ve bu sayede kaliteli tekstil ürünlerini ucuza üretmeyi başarmıştır. Kaliteli ve ucuza üretilen bu ürünler ise artık denizaşırı ülkelere gönderilmeye başlanmış ve İngiltere başta olmak üzere Avrupa ülkeleri zenginleşmeye ve sermaye birikime sahip olmaya başlamışlardır.

II. Sanayi Devrimi

Endüstrileşmenin ikinci aşaması olarak adlandırılan bu dönem (1860-1969), temel hammadde ve enerji kaynaklarındaki değişikliklerin sanayiye aktarılması ile ortaya çıkan bir süreci ifade eder. Buhar, kömür ve demirin yanı sıra, ilk kez demir yerine onlarca kat daha sağlam ve daha hafif çeliğin icadı ve endüstride kullanılması ile başlayan bir süreçtir. Daha sonra sırası ile, seri üretime geçişi sağlayan ve Edison tarafından icat edilen elektriğin sanayi ve şehirlerde kullanımı, petrol ve kimyasal maddelerin üretim sürecinde kullanılmaya başlanılması, endüstrinin şaha kalkma dönemi olarak ifade edilmektedir. Bu dönemde makineler daha akıllı hale gelmeye başlamış ve seri üretim sayesinde üretim binlerce kat artması sağlanmıştır. Ayrıca bu dönemde demir yollarının icadı, pazarlama ve lojistik açısından da yeni bir çağın başlamasında sebep olmuştur.

III. Sanayi Devrimi

1970’lerden günümüze kadar geçen süreç ise 3. Sanayi Devrimi olarak nitelendirilir. 1970’lerde ilk Apple bilgisayarın icadı, daha sonra bilgisayarların sanayide kullanmaya başlaması ile birlikte seri üretime geçiş süreci, bu sanayi devriminin öncüleridir. 3. Sanayi Devriminde üretim süreçleri daha da iyileştirilmiş ve üretime otomasyon süreçleri hakim olmaya başlamıştır. Özellikle bilgisayara bağlı olarak, bilgi ve iletişim sektöründeki gelişmeler sonucunda programlanabilir makineler sayesinde, üretim süreçleri yeniden düzenlenmiştir.

Endüstri 4.0

Endüstri 4.0 ya da 4. Sanayi Devrimi, birçok çağdaş otomasyon sistemini ve bunun yanında; nesnelerin interneti (IoT), veri alışverişini ve üretim teknolojilerinin de içinde olduğu, akıllı fabrikaları, siber-fiziksel sistemleri, akıllı otomasyona sahip robotlarında içinde olduğu kompakt bir üretim sürecini ifade eder. İlk kez 2011 yılında, Almanya’da Hannover kentinde bir fuarda demosu gösterilmiştir. Daha sonra Alman hükümeti 20 yıl içerisinde tüm ülkede Endüstri 4.0’a geçmeyi planladığını duyurmuştur. Bu devrimin en önemli özelliği; üretim ortamında her bir verinin toplanmasına ve iyi bir şekilde analiz edilmesine olanak sağlayarak daha verimli bir üretim süreci sunmasıdır.

Dördüncü sanayi devrimi; yeni nesil birbiriyle iletişim kurabilen teknolojilerin yer aldığı akıllı fabrikalar aracılığıyla daha esnek, daha düşük maliyetli, daha hızlı ve verimli üretim yapılabilmesini amaçlamaktadır.

Nesnelerin interneti olarak tanımlanan Endüstri 4.0 ile birlikte gerçek zamanlı bilgi alışverişi yoluyla kitlesel kişiselleştirmeye imkân tanıyan tasarım, üretim ve dağıtım sistemlerinden sadece fabrikalar değil; tüm toplum, bireyler, iş örgütlenmeleri, sanayi-devlet ilişkileri ve devletler arası ilişkiler de etkilenecektir.