Post-kolonyalizm
Post-kolonyalizm, tartışmalı bir kavramdır ve bu nedenle de kolaylıkla tanımlaması yapılabilecek bir kavram değildir. Buradaki “post-” öneki, “sonra” anlamına gelir. Dolayısıyla post-kolonyalizm kavramı ilk bakışta kolonyalizm sonrası gibi bir anlam çağrıştırmaktadır. Kolonyalizm sonrasının zihinde bıraktığı ilk anlam ise kolonyalizmin, yani sömürgeciliğin son bulmuş olduğu, kolonyalizmden sonraki durum ya da dönem şeklinde olabilir. Ancak her ne kadar kavramda var olan bu önek, kolonyalizmin son bulmuş olduğu, kolonyalizmden sonra gelmiş olan bir döneme gönderme yapıyor gibi görünse de kavramın tam karşılığı bu değildir. Post-kolonyalizm kavramı sadece böylesi bir anlama indirgenemez. Bu noktada kavramla ilgili yoğun tartışmalar meydana gelmiştir. Özellikle gerçek anlamda sömürgeciliğin tamamen bitmiş olduğunu söyleyebilmek çok zor olduğu için böylesi bir tanımlamanın da yetersiz ya da yanlış olabilme ihtimali yüksektir. Diğer taraftan post-kolonyalizm kavramı ile fiili kolonyalizm dönemi sonrası kolonyalizmin yeni bir biçiminin, sömürgeciliğin yeni bir türünün, sömürgeciliğin eski döneminin kapanıp yeni döneminin açıldığının kastedildiği de ileri sürülmüştür.
Post-Kolonyalizmin Zamansal ve İdeolojik Açıdan Ele Alınması
Kavramı eleştirel bir biçimde ele alanların karşı çıkılabilir şeklinde değerlendirdikleri anlam ideolojik bağlamın vurgusudur. Buna yönelik düşüncelerini ortaya koyan eleştirmenler, kolonyalizmin son bulduğunu deklare etmek için henüz erken olduğunu ileri sürerler. Onlar bu ifadeyi ortaya koyarken, özellikle kolonyal tahakkümün yol açtığı adaletsizliklerin ortadan kaldırılmadığına işaret ederler. Buna göre bir ülke aynı anda postkolonyal ve neo-kolonyal olabilir. Bunun açıklaması şudur; bir ülke görünüşte bağımsız olabilir. Ancak bu bağımsızlık, aslında şekilsel bir bağımsızlıktır. İçerikte bağımlı olma durumu devam eder. Böyle bir ortamda da geçmişinde koloni hâline getirilme tecrübesi yaşamış olan ülkelerin mevcut dönemde tam anlamıyla post-kolonyal, yani kolonyal tahakkümden kurtulmuş şeklinde değerlendirilip değerlendirilemeyecekleri tartışma konusu olmuştur.
Post-Kolonyalizme Yönelik Eleştiriler ve Post-Kolonyalizmin Tanımı
Geçmişinde koloni hâline getirilmiş ve daha sonra karışık toplumlar biçimine dönüşmüş olan bazı yerlerde kompleks bir iç hiyerarşi meydana gelmiştir. Post-kolonyal kavramına bakıldığı zaman da özellikle bu iç hiyerarşideki durumlar kavram tarafından tam anlamıyla içerilmez. Özellikle toplum içindeki bu hiyerarşide en alt kademede bulunanlar için bu kavramın geçerli olduğu söylenemez. Bu nedenle sömürgeciliğin bu kez de içerden kaynaklanan nedenlerden ötürü devam ettiği bu ortamın post-kolonyal şeklinde değerlendirilemeyeceği ifade edilmiştir.
Post-kolonyalizmin, sömürgeleştirilmiş bir ülkenin siyasal yönetiminde gerçekleşen bir değişime işaret eden bir kavramdan daha fazlasını belirtmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Bunun için de özellikle gözden kaçırılan bölgesel durumlara daha fazla odaklanmak gerekir. Farklı coğrafyalarda ve ülkelerdeki hem tarihsel hem de mevcut dönemde var olan farklılıkların önemsenmesi, bunların sabit bir çerçeve içinde değerlendirilmemesi gerekir.
Post-kolonyalizm kavramının daha esnek bir biçimde düşünülmesi gerektiğini savunanlar olmuştur. Buna göre kavram, kelimesi kelimesine kolonyalizm sonrası gerçekleşen ve sömürgeci hakimiyetin son bulmasına işaret eden bir durum olarak değerlendirilmemelidir.
Kavramı daha esnek bir şekilde düşünmek, onun anlamını, sömürgeci baskıya karşı çıkma ve sömürgecilikten kalan türlü miraslar şeklinde ele almaktır.
G. C. Spivak'ın Post-kolonyalizm Tanımı
Post-kolonyalizmin önde gelen teorisyenlerinden biri olan Gayatri Chakravorty Spivak, post-kolonyal kavramını ironik ve kısıtlayıcı olarak değerlendirmiştir. Ona göre kavramın kısıtlayıcı olmasının sebebi, dar bir siyasal tanımlama ortaya koyuyor olmasıdır. İronik olmasının sebebi de sömürgeciliğin uygulamalarının ve toplumları yerinden etmesinin ortadan kalktığına yönelik iddiadır.
Post-kolonyal Araştırmalar
Post-kolonyal araştırmalar, sömürgeciliğe yönelik güncel ve tarihsel problemlerle ilgilenmektedir. Bu araştırmalar kapsamında en önemli çalışmalardan biri, Edward Said’in 1978 yılında yayınlanan Şarkiyatçılık kitabıdır. Bu çalışma, özellikle sömürgeci söylemin tahlilini yapmaya çalışır. Bu çalışması ve diğer çalışmalarıyla birlikte Said’i izleyen Batılı ve Üçüncü Dünyalı başka araştırmacılar da olmuştur. Bunlar, hem Avrupalı sömürgeciliği hem de kolonilerin kendi içsel dinamiklerinden kaynaklanan sömürüyü irdelemeyi amaçlamışlardır. Said’in eleştirel çalışmasını en iyi şekilde devam ettiren oluşumlardan biri, Ranajit Guha liderliğindeki Madun Araştırmaları Grubu’dur. Grubun temel amacı, Avrupa-merkezci tarih yazımına eleştirel bir karşı duruş sergilemektir. Bununla birlikte toplum içinde var olan seçkinlerin ötekileştirici tarih yazımı da grubun hedefindedir. Ayrıca post-kolonyal araştırmacılar içinde Gayatri Chakravorty Spivak, Homi Bhabha, Gyan Prakash gibi isimler de son derece önemli isimlerdir. Prakash, Madun Çalışmaları Grubu, Spivak, Bhabha gibi isimlerle birlikte diğer post-kolonyal eleştirmenlerin de ortaya koymuş oldukları post-kolonyal eleştirilerin, genel olarak sömürgeci tarih üretimini ortadan kaldırmayı amaçladığını ifade etmektedir.
Post-kolonyalizm Kavramının Uygun Kullanımı
Post-kolonyalizm kavramının faydalı olabilmesi için tedbirli ve belli çekincelerle kullanılması gerekir. Bu kavram, eğer genel olarak kullanılacaksa, sömürgeciliğin tamamen sona ermiş olduğu bir dönem anlamında değil de tüm sömürgeci kalıtlardan tamamen arınabilme sürecine işaret edilecek şekilde kullanılmalıdır. Post-kolonyal kavramı, bu süreci, farklı şekiller alan ve sömürgeciliğin sürekli uygulamalarından mustarip olan toplulukların tümü için kaçınılmaz bir süreç şeklinde ele aldığı takdirde kavram, işe yarar bir kavram olarak değerlendirilebilecektir. Bu bağlamda post-kolonyal kavramının değerlendirme amacıyla değil de betimleme amacıyla kullanılabilecek bir kavram olduğu ileri sürülmüştür.