Feminizm

Feminizm, en genel anlamda kadınlar üzerindeki baskının irdelenmesini, tüm alanlarda kadınlara destek olunmasını ve bir duygu paylaşımını ifade eder. Bu kavram, 20. yüzyıla ait bir siyasal kavramdır.

Feminizm ilk olarak kadınların kamusal alana dahil edilmesini amaçlamıştır. Daha sonra bu akım, kadınları erkeklerle eşit düzeye getirmeye çalışarak bir politik söylem hâline gelmiştir. Feminizm, birçok yaklaşım ve politik konum yoluyla tanımlanmıştır.

Mevcut dönemde feminizm sınırları içinde gelişim göstermiş olan birçok farklı bakış açısı bulunmaktadır. Kadın problemiyle birlikte sosyolojinin, siyaset felsefesinin ve antropolojinin sınırlarına dahil olan sivil toplum, devlet, çok kültürlülük, kimlik, adalet gibi birçok temel sorun da ele alınmıştır. Böylece feminist hareketin sahası giderek büyümüştür.

Birinci Dalga Feminizmi

Kadınlara, erkeklerle aynı siyasal ve yasal haklar talep edilmiştir ve özellikle kadınlara seçme hakkı verilmesi için çaba sarf edilmiştir. Bu döneme birinci dalga feminizmi adı verilir ve birinci dalganın 1830-1920 yılları arasındaki dönemi kapsadığı savunulur.

Birinci dalga feminizminin arka planını klasik liberal haklar düşüncesi oluşturmuştur.

İkinci Dalga Feminizmi

İkinci dalga feminizmi 1960 yılından günümüze uzanan dönemi kapsamaktadır. 1920 ve 1960 yılları arası, feminizm için durgunluğun olduğu bir dönem olarak kabul edilir.

Kadın hareketi, 1960’larda ikinci dalga ile yenilenmiştir. Özellikle Betty Friedan’ın 1963 yılında yayınlamış olduğu Kadınlığın Gizemi isimli kitabın, feminist düşüncenin tekrar canlanmasına ciddi katkıları olmuştur.

Üçüncü Dalga Feminizmi

Feminizm, tarihsel gelişim açısından genel olarak birinci dalga ve ikinci dalga biçiminde sınıflandırılır. Fakat feminist bakış açısına sahip olan tüm yazarların bu sınıflandırmaya tam anlamıyla uygun düştükleri söylenemez. İkinci dalga feminizmi de kendi içinde aşamalara ve alt başlıklara bölünmektedir. Bu çerçevede kimi yeni yazarlar tarafından post-modern feminizm, feminizmin üçüncü dalgası olarak kabul edilmektedir.

Liberal Feminizm

Eşitlik ve özgürlük şeklinde temel iki argümanı bulunan liberal düşünce çerçevesinde kadınların özgürlük kazanmaları ve erkeklerle eşit olmaları gerektiği düşüncesi, liberal feminizmin bakış açısını ortaya koyar. Burada kadınların hem hukuki düzlemde hem de aile hayatında ve toplumsal hayatta eşitlik kazanmaları ve temel haklar hususunda erkekler kadar özgürlüklerinin olması gerektiği vurgulanmaktadır.

Sosyalist Feminizm

Sosyalist feminizm, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında görünür bir biçim kazanmıştır. Liberal feministlerin aksine kadınların, yalnızca fırsatlar ya da yasal haklar noktasında eşitlik kazanarak yasal ya da politik bağlamdaki dezavantajlarının giderilebileceği kabul edilmemektedir. Sosyalist feminizme göre erkek ve kadın cinsiyetleri arasındaki münasebetlerin temelinde toplumsal ve iktisadi yapı bulunur. Bu bağlamda erkek-merkezcilik, yalnızca toplumsal ve iktisadi etmenlere bakılarak kavranabilir.

Radikal Feminizm

Radikal feminizm, özellikle 1960’ların sonu, 70’lerin başında kendini göstermeye başlamıştır. Radikal bakış açısı, sınırları rahatlıkla çizilebilecek belirli bir teori sunmaz. Bu akımla ilgili metinlere bakıldığında, birbirinden farklı birçok konuyla ilişkili temalar görmek mümkündür. Radikal feminizmin liberal feminizme karşı eleştirel bir tutum sergilediği söylenebilir. Ayrıca radikal feministler, Marksist bakış açısının da karşısında durmuşlar, Marksizm’in cinsiyet meselelerine duyarsız olduğunu savunmuşlardır.

Yeni Feminist Tutumlar ve 21. Yüzyılda Feminizmin Durumu

20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren feminizmde ciddi anlamda değişiklikler meydana gelmiştir. 1980’lerin sonu, 1990’ların başında feminizmin ilgisi, siyasal ve iktisadi sorunlardan dilsel, psikolojik ve kültürel meselelere yönelmiştir. Yeni feminist tutumlar da gelişmiştir. Psikanalitik feminizm, post-modern feminizm ve siyahi feminizm gibi akımlar bunlar arasında gösterilebilir. Ayrıca anarşist feminizm, eko-feminizm, sivil feminizm ve maternal feminizm gibi farklı feminist tutumlar da söz konusudur.