Postmodernizm ve Moda
Modernizmin Sonu: Postmodernizm
Postmodernler pop art, kavramsal sanat ve 1960’lı yılların öteki yenilikçi hareketlerinden yola çıkarak ve modernleri küçümseyerek yeni türler, temalar ve üsluplar yaratmaya yönelirler. Postmodernizmin öncülerinden biri olan Amerikalı mimar Robert Venturi 1966'dan başlayarak sözde bir "arılık" yerine karmaşıklığa ve çelişkiye yeniden önem kazandırılması gerekliliğini öne sürmüştür. Post- modernizm de yeni unsurlarla modernizme karşı basit tepki arasında bir ayrım olması gerekmektedir. Modernizme karşı basit tepki geleneksel manzara ve tarih resmine geri dönüşle ve deneysel yöntemlerin reddedilmesiyle dile gelir. Figürasyon gene modadır ve alıntı sanatının uygulanması için tarihin sunduğu repertuvardan yararlanılmaktadır. Kesin olan Postmodernizmin bilimsel sanatla popüler kültür arasındaki eski ayrılıkları ortadan kaldırmış olduğudur. Bundan böyle karma sanat biçimleri geçerlidir.
Erken modernitede güzellik, insan ruhunun nihai dışavurumunun bir idealine, özellikle onu somutlaşmış biçimine bağlayan bir estetik kategori olarak düşünülüyordu. Öznelliğin rafine edilmemiş ipuçları olan belirsizlik ve kırılganlık, estetik çekiciliğinin hayati yönleri olarak görülmektedir.
Aydınlanma çağı, insanlar arasındaki din, kültür, ırk kaynaklı farklılıkların değil, benzerliklerin peşindedir ve dünyanın bir bütün olarak ve kuşkusuz akılcı temeller üzerinde yeniden yapılandırılmasını öngörmektedir. Modernist evrensel stil yine genel anlamda bu öngörünün estetik planda araştırılmasının ürünüdür. İnsanlık tarihi boyunca sanatsal aktiviteyi, dinsel/kültürel sınırlar içinde, uzlaşmaz farklılıklar olarak karakterize eden nitelikler modernizmle ortadan kalkar. Sanatsal dilin geleneksel sınırlar içindeki anlaşmalı niteliği, modernizmle yerini merkezsiz bir öznelliğe bırakır. Modernist stil hiçbir geleneğin içinden konuşmaz, hiçbir belleğe mal olmaya yanaşmaz. Hiçbir geleneğe sahip çıkmamak, bütün geleneklere el koymaktır, modernizm de bunu yapar
Postmodern tanımlaması, Jean François Lyotard’ın La Condition Postmoderne -Postmodern Durum 1979 yılında yayınlandıktan sonra 1984’te İngilizceye çevrilmesi ile farklı disiplinlerin ayrı ayrı tanımlamaları disiplinler arası bir onay bulmuştur.
Postmodern; resim, edebiyat, film, tiyatro ve mimarideki özelliklerin ve tekniklerin bir karışımını ifade eden bir terimdir. Postmodemizmin modern çağı takip ettiği kabul edilir ve modern ideallere bir tepkidir. Pastişpastiche, bricolage-brikolaj ve decentering gibi terimler postmodernizmin özelliklerini tanımlamak için kullanılırken, düzen, uyum ve odak gibi terimler modernizmi tanımlar. Postmodernizm giderek daha fazla referans olarak kullanılsa da böyle bir estetik ifadeyi tanımlayan özellikler tam olarak anlaşılamamıştır.
Postmodern dönemde, sanat eserinin özgün ve tek olması zorunluluğu bulunmamaktadır. Sanat eseri, orijinali çoğaltan reprodüksiyonlar olarak sunulur. Hazır nesneleri birbirine ekleyerek oluşturulan kolaj, montaj, brikolaj gibi türevleri, hazır nesnelerden oluşan enstalasyonlar, sıradan nesnelerin beklenmedik zaman ve mekânlarda, alışılmadık şekilde yerleştirilmesi kitle kültürünün sanatsal, estetik ifadeleri hâline alır.
Postmodern sanat ne kadar göz kamaştırıcı, gösterişli ve şok edici olursa o kadar etkili olur fikri hâkimdir. Postmodern kabul edilen sanatçılar arasında; Barbara Kruger, Jeff Koons, Damien Hirst, Cindy Sherman, Sherrie Levine, Jenny Holzer ve Hans Haacke sayılabilir.
Postmodernizmin Moda ile Olan Etkileşimi
Postmodern moda seçimleri, parçalanmış kimlikle ve çeşitli rollerle baş etmek zorunda olan çağdaş bireyin stratejileriyle bağlantılıdır. Moda, resmi rolünden uzaklaşmak ve diğer rollerinin ortaya çıkmasına fırsat vermek için bir fırsat hâline gelmektedir. Goffman'ın postmodernist tartışmanın ortaya çıkmasından yıllar önce vurguladığı gibi, giyim, aktörün kendi çoklu tanımlamalarından birini seçtiği özel etkileşim sistemi olan yerleşik faaliyet sisteminin temel unsurudur. Daha doğrusu, hangi belirli bir durumda kendini tanımlamasına öncelik vermesi gerektiğine karar verir.
Postmodern stratejileri kullanan tasarımcılar postmodern giysilerde cinsiyete ilişkin ifadelerin anlamlarını yeniden tanımladıkları ya da cinsiyeti tamamen görmezden geldikleri görülmektedir. Tasarımcılar bu tavırlarını koleksiyonlarında bedensel teşhiri vurgulayan bakış açılarıyla kadın iktidarının ve denetiminin bir biçimi olarak kullanmışlardır. Geçmişte kadın çıplaklığı güçsüzlüğü ve bağımlılığı çağrıştırırken bugün kadın otoritesinin gücünü göstermektedir. Postmodernist moda, moda dergilerinde sunulduğu gibi kadınlara belirli bir kimlik önermek yerine çağdaş tarzların heterojenliği kadınlara çelişen ve farklı kimlikliklere bürünme durumu sunar.
Moda geleneksel olarak siluetdeki ürün değişikliği, mavi kot pantolon veya yelek gibi belirli giysilerin baskın kullanımı veya renkler ve dokular gibi ayrıntılarla tanımlanmıştır. Postmodern kıyafet, modernle tezat oluşturan bireysellik özelliklerinden oluşur. Bireysellik, şu dört özellikten biri veya daha fazlası kullanılarak başarılır; cinsiyet kodlaması, sosyal konumdan kaçınma, vücudu haritalama-eşleştirme ve vücut politikası.
Postmodern dönemde aşırı giysi üretimi ile insanlar çeşitli formları birleştirmiş ve ortaya eskiyle harmanlanmış yeni akımların ve stillerin çıkmasına yol açmıştır. Dekonstrüktivizm- Yapıbozumculuk ve brikolaj da bu yeni akımlardan birkaçıdır. Fransız filozof olan Jacques Derrida’nın gündeme getirmiş olduğu dekonstrüktivizm-yapıbozumculuk 1960’lardan beri pek çok alanda yorumlanmıştır. Sanat alanına girişi mimariyle olmuş ve 1980’lerin sonlarına doğru modada da kendini göstermiştir. Modada yapıbozumculuk, geleneksel giysi konstrüksiyonu kavramını yıkarak kıyafetlerin ve nasıl giyildiğinin anlamını yeniden sorgulamaya başlamıştır. Giysileri parçalarına ayırıp, dikişlerini sökmüş, kenar baskılarını, içindeki yapısal öğeleri göz önüne serecek biçimde yeniden bir araya getirmiştir. Yapıbozumculuk daha geniş bir bakışla kıyafetlerin, tasarımı, sunumu ve kullanılmasına ilişkin alışılagelmiş tutum ve yaklaşımlara meydan okuma olarak değerlendirilmektedir.
Postmodern moda tasarımcılar arasında; Martin Margiela, Jean Paul Gaultier, Hüseyin Çağlayan, Alexander McQueen, Issey Miyake, Yohji Yamamoto, Rei Kawakubo sayılabilir.