Bireylerle Sosyal Hizmet Müdahalesi Yöntem ve Teknikleri II
Psikososyal Vaka Çalışması
Odaklar
Psikososyal vaka çalışması (psychosocial casework), bireylerin sorunlarını çözebilmek için etkili başetme stratejileri geliştirmesini sağlayan bir müdahale yöntemidir.
Yöntemde temel olarak bireylerin dış çevreleriyle (aile, okul, iş, kültür, toplum vb.) ilişkileri analiz edilmekte, bu unsurlarla nasıl bağlantılar kurduğu anlaşılmakta ve bu ilişkilere bakılarak kişiliklerinin nasıl geliştiğine ilişkin bir “içgörü” oluşturulmaktadır. Sosyal hizmet uzmanının sağladığı güvenli iletişim ortamıyla birey hayatını gözden geçirmekte ve geçmiş yaşantıları üzerinde duygusal ve bilişsel paylaşımlarda bulunmaktadır. Bu paylaşımlar kişinin kendisine, yaşamına ve sorunlarına ilişkin bir içgörü geliştirmesini mümkün kılar.
Vaka çalışması her zaman psikososyal bir tedavi yöntemi olmuştur. Çünkü yöntem, işlevsizliğin hem içsel psikolojik hem de dışsal sosyal nedenlerini karşılıklı olarak incelemekte ve bireyi sosyal ilişkilerinde daha yeterli düzeyde işlev görmesi için yetkin hâle getirmektedir.
Müdahale Süreci
Değerlendirmede mevcut durumu içinde kişiyi tanımaya vurgu yapılır (Hollis, 1972). Kişinin içsel ve dışsal dünyalarının sistematik bir analizi yapılır.
Müracaatçı ile geçmiş yaşantıların keşfedilmesi birçok deneyimsiz sosyal hizmet uzmanı için tedirgin edici olabilmektedir. Profesyonel, bireyin anlattığı geçmiş yaşantıların hangilerinin güncel sorunlara etkide bulunduğunu ayırt etmekte güçlük yaşayabileceğini düşünebilir. Bu noktada şunu belirtmemizde yarar vardır: Bütün sorunlar çocukluk yaşantılarıyla veya bilinç dışı süreçlerle ilgili olmayabilir. Her sorunu bunlara bir ön yargı ile bağlamamak gerekir. Bu nedenle değerlendirme önemli olan, her geçmiş yaşantıyı bugüne bağlama eğilimi göstermeden anlamaya çalışmak ve ancak ilgili olduğundan emin olunan yaşantılar üzerine vurgu yapmaktır.
Sürdürme
Sürdürme tekniğinde sosyal hizmet uzmanı, bireyin durumuna ilgi gösterir; duygusal ve pratik destekler önerir. Aslında kurulmuş olan mesleki ilişkinin sağladığı güvenli ortam yoluyla bireyin konuşmasına, düşünmesine, yansıtmasına ve durumuyla ilgili planlar yapmasına olanak tanınmaktadır.
Düzeltme
Düzeltmede bireylerin ego güçleri geliştirilmekte ve baş etme yetenekleri dış çevrenin yarattığı baskılara uygun yanıtlar verecek düzeyde artırılmaktadır.
Krize Müdahale
Odaklar
Krize müdahale Amerikalı psikiyatrlar tarafından geliştirilmiş önleyici bir uygulama yöntemidir.
İnsanların yaşam düzenleri bir kriz durumunun tetiklemesiyle bozulabilir. Bu durum belirli bir süre devam eder ve ardından yeni baş etme araçları bulan insanlar, kriz sonrası yaşamlarını yeniden düzenlerler. Krize müdahale yöntemi bu süreç içinde bireylerin kriz durumu sonrası uyum sürecinin hızlandırılmasına ve güçlendirilmesine yönelik çalışmaları içerir.
Kriz temelde, düzenli giden durumda oluşan bozulmadır. Bununla birlikte kriz Çince’de "şans", Yunanca’da "karar verme" veya daha genel anlamda "dönüm noktası" anlamında kullanılmaktadır. Bu çerçevede aslında krizin patolojik bir durum olmadığı, her insanın yaşamının belirli yaşlarında böyle bir durumla karşılaştığını söylemek olanaklıdır.
Birey beklenmedik anda bir yaşam olayıyla karşılaştığında ruhsal dengesi bunlarla baş edemeyecek kadar sarsılabilir. Bireyin önceki yaşam deneyimleri sonucu kazanılmış başarıları ve önceden denemiş olduğu çözüm yolları yaşamını sürdürmede ona yeterli gelmeyebilir. Bu süreç krizin geliştiğinin habercisidir.
Kuramsal olarak incelediğimizde krizler iç ve dış değişikliklerin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. İç değişiklikler bir hastalık veya travmanın ardından ortaya çıkan değişiklikleri, dış değişiklikler ise bir kişinin kaybı veya uyum kapasitesini aşan değişikliklerdir. Ayrıca çevre şartları ve bireyin krize yatkınlığı da krizin gelişmesinde etkili olabilmektedir. Krizler ve bu sürede yapılan krize müdahale genelde en çok 6 hafta sürmektedir.
Travmatik Krizler
Travmatik krizler bir anda ortaya çıkan, acı veren, ruhsal durumu, sosyal işlevselliği ve kişinin güvenliğini tehdit eden yaşantılardır. Bir yakının ani ölümünü, hastalık tanısı almayı, bir özrün oluşmasını, trafik kazalarını ve doğal afetleri travmatik krizlere örnek olarak verebiliriz.
Gelişimsel Krizler
Yaşam değişikliği krizleri olarak da adlandırdığımız gelişimsel krizler, yaşama ait olan ve kişi tarafından olumlu yaşanan durumlardır. Ana‐baba evinden ayrılma, evlenme, hamilelik, çocuk sahibi olma, taşınma, emeklilik gibi yaşam olayları gelişimsel krizlere örnek olabilir.
Uygulama Süreci
- Güvenliği sağla
- Duygusal etkileri tanımla
- Başetmeyi artır