Derzler ve Depremin Yapılara Etkisi

Binaların oturduğu zeminde ya da bina bünyesinde oluşan bazı etkenler, binanın bütünlüğünü bozarak istenmeyen hareketlere yol açabilir. Bu etkenlerin binaya zarar vermemeleri için dilatasyon derzleri yapılır. Bu ünitede; yapılarda derz oluşturulmasının nedenleri ve derzlerin kullanım yerleri ve çeşitleri hakkında bilgiler verildikten sonra ülkemizin depremselliğine değinilmiş ardında da binaların deprem etkisi altında neden hasar gördükleri anlatılmıştır. Ünite, binaların depreme dayanıklı olması için belirlenen ana ilkeler hakkında bilgiler verilerek sonlandırılmıştır.

Derzler

Derzleri, amaçlarına göre; oturma ve genleşme derzleri, deprem derzleri, titreşim derzleri ve hareket derzleri olmak üzere dört başlık altında incelemek mümkündür.

Binaları, bazı durumlarda ayrı çalışan bloklar halinde oluşturmak yapı güvenliği bakımından faydalı hatta bazen gereklidir. Bloklar arasındaki mesafelerin yeterli olması şartıyla bu şekildeki tasarımla hem üst yapıda çatlak oluşmasının önüne geçilebilir hem de depremin olumsuz etkilerinden binalar korunmuş olur.

Zemin oturmaları ya da sıcaklık değişmelerinin etkisi dışında, bina blokları veya mevcut eski binalarla yeni yapılacak binalar arasında sadece deprem etkisi için de derz bırakılması gerekir. Binaların deprem etkisi ile çarpışıp hasar görmeleri ancak bu şekilde önlenebilmektedir.

Deprem Açısından Binaların Değerlendirilmesi

Ülkemiz deprem kuşağı üzerindedir. Bu nedenle, yapılacak binaların öncelikle depreme dayanıklı olması gözetilmelidir.

Yapıların hasar görme riski ve hasar düzeyi ne kadar küçülürse yapı maliyeti de o kadar artar. Bu nedenle, depremde yapı riskini yapının ekonomisi ile dengeleyen bir tasarım yapılması gerekmektedir. Bu yüzden mühendislikte yapıların deprem altında hiç hasar görmemesi hedeflenmez ancak can güvenliğinin sağlanması hedeflenir.

Betonarme Yapıların Deprem Davranışını Etkileyen Faktörler

Başka etkenler de olmasına rağmen betonarme yapıların deprem altındaki davranışlarını; zemin durumu, yapı geometrisi, yumuşak kat ve kısa kolon oluşumu, bitişik bina durumu ve malzeme ve uygulama başarısı etkiler.

Zemin durumu: Deprem dalgalarının yayılma şekli yapıya etkiyecek deprem yüklerinin değişmesine neden olacağı için bir yapının bulunduğu bölgedeki zemin özelliklerinin belirlenmesi gereklidir.

Yapı geometrisi: Yapının plandaki ve düşeydeki geometrisi binanın deprem davranışını etkiler. Planda kare, kareye yakın dikdörtgen ya da dairesel kesitler tercih edilmelidir.

Yumuşak kat: yapı taşıyıcı sistemini oluşturan çerçeveler içinde bulunan dolgu duvarların kesintiye uğraması durumunda oluşur.

Kısa kolon etkisi: Binalarda, özellikle dış duvarlarda, dolgu duvarlar üst tabliyeye kadar sürekli olarak yapılmadığı zaman deprem esnasında, kolonların bölme duvar örülmeyen kısımlarında ortaya çıkmaktadır.

Bitişik bina durumu: Yapıların deprem davranışını kendi özellikleri değil, bitişiklerindeki binalar da belirlemektedir.

Malzeme ve uygulama ektisi: Yapıların tasarımı aşamasında bütün hesaplar ve işlemler kurallarına uygun olarak uzman mühendisler tarafından gerçekleştirilse bile inşa aşamasında aynı hassasiyetin gösterilmemesi hâlinde yapının depreme dayanıklı olması mümkün değildir.