Hizmet İşlemleri ve Muhasebeleştirilmesi
Günümüzde binlerle ifade edilen şubeleri, yurt içi ve yurt dışında ilişki kurdukları muhabirleri ve ticari ve iktisadi konulardaki uzmanlıkları ile bankalar, mevduat toplama ve kredi vermenin yanı sıra oldukça çeşitli hizmetler sunabilmektedir.
Bankaların sunabilecekleri hizmetleri bunlarla sınırlamak mümkün değildir. İktisadi ve ticari hayatımızın vazgeçilmez kurumlan hâline gelen bankalar elektrik, su paralarının ödenmesinden tutun da kiraların tahsiline kadar her türlü mali, hatta çeşitli hediye çekleri ile sosyal hayatımızın içine girmişlerdir. Bu ünitede daha önce diğer ünitelerin altında incelenmiş konular dışında kalan önemli hizmet işlemlerinden bazıları açıklanmıştır.
Türkiye’de, ödemelerin bazılarının banka hesapları kullanılarak yapılması yasal bir zorunluluk olarak belirlenmiştir. Ödemelerin banka hesapları kullanılarak yapılmasının amaçları şunlardır: Kayıt dışı ekonomiyi önlemek, vergi kayıplarını (kaçırma) engellemek, işsizlik sigorta ve emeklilik primlerinde gecikmeleri önlemek, nakit olarak elden gerçekleştirilen ödemelerin kayıt altına alınabilmesi için banka hesapları aracılığı ile yapılmasını sağlamak. Banka hesapları aracılığı ile yapılması zorunlu hâle gelen ödemeler; kira, maaş, mal ve hizmet bedeli tahsilat ve ödemeleri olarak örneklendirilebilir.
Maliye Bakanlığınca 29 Temmuz 2008 Tarihli ve 26951 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 1 Kasım 2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olan 268 seri sayılı “Gelir Vergisi Genel Tebliği” uyarınca iş yeri ve konut kiralama işlemlerine ilişkin yapılacak tahsilat ve ödemelerin banka ya da posta idarelerince düzenlenen belgelerle kanıtlanması gerekmektedir.
4857 sayılı İş Kanunu'n 3un2.maddesinin ikinci fıkrası, 26.5.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile değiştirilerek çalışanların; ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit hak edişlerinin kural olarak, Türk parası ile iş yerinde ya da özel olarak çalışan adına açılan bir banka hesabına ödeneceği hükme bağlanmıştır. Maaşların bankalar aracılığıyla ödenmesi, ondan çok işçisi bulunan firmalar için bir yükümlülüktür.
Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesinin 1. fıkrasının (2) numaralı bendi ile Maliye Bakanlığı’na, mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilât ve ödemelerini banka ya da benzeri finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirme ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirleme yetkisi verilmiştir.
Bankalar müşterilerinin senetlerini paraya acil ihtiyaç duydukları zaman iskonto ve iştira ettikleri gibi, paraya acil ihtiyacı olmayan ya da senedinin bedelini vadesi geldiğinde tam olarak almak isteyen müşterilerine de senetlerini tahsil etme gibi bir hizmet götürmektedir. Burada bankanın yaptığı sadece hizmet olup müşterisini senet tahsil etme zahmetinden kurtarır. Müşteri de bankanın bu hizmetine mukabil bankaya belirli bir ücret verir.
Tahsil edilmek üzere bankaya verilen senetlere ait işlemler Nazım Hesaplarda takip edilir. Senetler tahsil için başka bir şubeye gönderildiğinde senetleri alan şubenin ilgili senetleri portföyünden çıkartması aynı zamanda senetleri tahsil edecek şubenin de ilgili senetleri portföyüne kaydetmesi gerekir. Senetleri tahsil edecek şube de senetler ile ilgili işlemleri Nazım Hesaplar aracılığı ile izler.
Şirket, Anonim Şirket olarak kurulduğunda sermayenin %25’i şirket adına bankaya bloke ettirilir. Bloke işleminin yapıldığına dair dekont ve blokaj mektubu banka tarafından ilgili ticaret sicil memurluğuna hitaben bilgi yazısı yazılır. Bu işlemler için varsa tüm ortakların bankaya gitmesi gerekmektedir. Limited Şirket kurulumunda sermayenin bankaya bloke ettirilmesi zorunluluğu ise kaldırılmıştır.