İstiklal Savaşı Sonrası Türk Siyasal Hayatında Yaşanan Gelişmeler
Bu ünitede istiklal savaşı sonrası Türk siyasal hayatında yaşanan gelişmeler ele alınmıştır.
Siyasal Alanda Yapılan İnkılaplar
Saltanatın Kaldırılması ve Yaşanan Siyasi Gelişmeler
İtilaf Devletleri, Mudanya Mütarekesi’nden sonra Lozan’da toplanacak barış konferansına ülkedeki ikilikte faydalanmak için hem İstanbul Hükümeti'ni hem de TBMM Hükümeti'ni davet ettiler. Bunun üzerine ülkedeki ikiliği tamamen ortadan kaldırmak üzere bazı milletvekilleri tarafından TBMM’ye saltanatın kaldırılmasına dair bir önerge verildi. Meclis'te yaşanan sert tartışmalar neticesinde 1 Kasım 1922’de hilafet ve saltanat birbirinden ayrılarak, saltanatın kaldırılması teklifi oy çokluğu ile kabul edilmiştir.
Saltanatın kaldırılmasıyla şu sonuçlar ortaya çıkmıştır:
- Altı asırdan fazla hüküm süren Osmanlı Devleti resmen sona ermiştir.
- Halifeliğin siyasal gücü ortadan kalkınca laiklik adına yeni bir süreç başlamıştır.
- Alınan bu kararla cumhuriyete giden yol açılmış oldu.
- İstanbul ve Ankara Hükümetleri arasında var olan çekişmeler sona erdi. Lozan Konferansı’nda Ankara Hükümeti daha rahat hareket alanı buldu.
- Milli egemenlik yolunda en önemli adım atılmış oldu.
Cumhuriyete Giden Yol
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Seçime Gitme Kararı ve I. Meclis'in Değiştirilmesi
Lozan Konferansı’nın kesintiye uğradığı dönemde 23 Nisan 1920’de açılmış olan I. TBMM’nin yenilenmesi gündeme gelmiş ve 1 Nisan 1923’te Meclis kendisini feshederek seçimlerin yenilenmesi kararını almıştır. Bütün ülkede yapılan seçimler süratle tamamlanmış, 11 Ağustos 1923’te de II. Meclis açılmıştır. Meclise seçilen mebusların büyük çoğunluğu da Anadolu ve Rumeli Müdafaa -i Hukuk Grubu’nun adayları arasından seçilmiştir. Yeni TBMM 13 Ağustos 1923’te Mustafa Kemal Paşa’yı tekrar meclis başkanlığına seçmiştir.
Halk Fırkası'nın Kurulma Süreci
11 Ağustos’ta çalışmalarına başlayan II. Meclis, 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nı gündemine almış ve 23 Ağustos 1923’te onaylamıştır.
Anadolu ve Rumeli Müdafaa -i Hukuk Grubu, 9 Eylül 1923’te toplanmış, görüşmeler neticesinde hazırlanan tüzük kabul edilmiştir. Böylece Anadolu ve Rumeli Müdafaa -i Hukuk Grubu’nun, Halk Fırkası/Partisi’ne dönüştürülmesiyle yeni devletin ilk siyasi partisi ortaya çıkmış oldu.
11 Eylül 1923’te Halk Fırkası Grubu toplanarak partinin yürütme organlarını seçmiştir.
Ankara’nın Başkent İlan Edilmesi (13 Ekim 1923)
13 Ekim 1923’te TBMM’nin çıkardığı bir kanunla Ankara yeni devletin başkenti olmuştur. Meclis'in bu kararı almasında; Milli Mücadele’nin Ankara’dan yürütülmesi, Ankara’nın İstanbul’a göre coğrafi ve jeopolitik konumunun daha korunaklı olması, ulaşım imkanlarının iyi olması, İstanbul’un saltanatın sembolü olarak görülmesi gibi etkenler etkili olmuştur.
Cumhuriyetin İlanı ve Diğer Önemli Gelişmeler
- Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilan edilmiştir.
- Cumhuriyetin ilanını hızlandıran sebepler şunlardır:
- Meclisin açılmasından itibaren vurgulanan millî egemenlik kavramının hayata geçirilmek istenmesi,
- Saltanatın kaldırılmasıyla ortaya çıkan devlet başkanlığı ve rejim gibi önemli belirsizliklerin yarattığı tartışmalar,
- Meclis Hükümeti Sistemi'nin yarattığı sorunlar,
- Yaşanan hükümet bunalımları,
- Muhaliflerin eski sistemin yaşaması için gösterdiği çabalar,
- Demokratik ve çağdaş bir devlet olma isteği.
- Cumhuriyetin ilanından hemen sonra devlet başkanlığı belirsizliğini de ortadan kaldırmak için Mustafa Kemal Paşa aday gösterilmiş ve aynı gece 158 azanın oyuyla Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı olmuştur. İsmet Paşa ise yeni hükümeti kurmakla görevlendirmiştir.
Halifeliğin Kaldırılması ve Yaşanan Gelişmeler
Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)
- Halifeliğin kaldırılması ile ilgili sebepleri şöyle sıralamak mümkündür:
- Saltanatın kaldırılması, cumhuriyetin ilanı gibi siyasal inkılapların ardından halifelik makamının değerini yitirmesi,
- Cumhurbaşkanlığı makamı yanında hilafet makamının varlığını sürdürmesi gibi çelişkilerin ortadan kaldırılmak istenmesi,
- Son Halife Abdülmecit Efendi’nin padişah gibi tavırlar içine girmesi,
- Halifelik makamının laik devlet düzenine geçişte önemli bir engel görülmesi,
- Halifelik makamının asıl işlevi olan Müslümanlar arasında birlik kurabilme özelliğini kaybetmesi,
- Rejim karşıtlarının Halifelik makamına sığınmaları ve siyasi haklar elde etme çabaları,
- Özellikle Hintli Müslümanların hilafet makamını destekler mahiyetteki mektuplarının devletin içişlerine müdahale olarak görülmesi,
- Halifeliğin düşünülen inkılaplar önünde engel olarak görülmesi
Bu sebepler Mustafa Kemal Paşa ve Meclis'i harekete geçirmiştir. Atılacak adımlar konusunda ilk görüşme, 19 -20 Şubat 1924 tarihleri arasında İzmir’de Harp Oyunları sırasında yapıldı ve 3 Mart 1924’te halifeliğin kesin bir şekilde kaldırılması kararı alındı. Böylece laik devlet olma yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Ayrıca halifeliğin kaldırılması ile ümmetçilik arayışları önemli bir dayanağını kaybettiği gibi milli egemenlik pekiştirildi ve yapılacak inkılapların önündeki en önemli engellerden birisi ortadan kaldırılmış oldu. Dış politikada da daha bağımsız hareket etme imkanı sağlandı.