Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Açılması, Yapısı ve Çalışmaları
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Açılması
İstanbul’daki Son Meclis-i Mebusan’ın dağıtılması, yetkilerinin gasp edilmesi Ankara’ya ve Mustafa Kemal Paşa’ya yeni bir Meclis’in açılması için meşru bir zemin hazırladı. Yeni Meclis 23 Nisan 1920 Cuma günü açıldı. Yeni meclisin adı da“Büyük Millet Meclisi” olarak belirlendi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin İlk Çalışmaları
TBMM, 24 Nisan’da çalışmalarına devam etmiş, Mustafa Kemal Paşa’yı TBMM Reisliği’ne seçmiştir.
25 Nisan’da TBMM millete bir beyanname yayınlayarak birlik beraberlik vurgusu yapmış, düşman propagandasına karşı dikkatli olunması gerektiği üzerinde durmuştur. Ayrıca Meclis'te, Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığında 7 kişilik Geçici İcra Heyeti oluşturulmuştur. Böylece Meclis, yürütme gücünü fiiliyata geçirmiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Açılmasına Tepkiler
Ayaklanmalar
TBMM’nin açılması ve çalışmalarından rahatsız olan Damat Ferit Hükûmeti ve işgalci güçler Anadolu insanı üzerinde birtakım propaganda çalışmaları yaparak, yeni oluşuma karşı ayaklanmaları teşvik etmiştir.
İstanbul Hükûmeti’nin çıkardığı ayaklanmalar
Anzavur Ayaklanması (1 Ekim 1919-16 Nisan 1920)
Kendisi eski bir Osmanlı subayı olan Ahmet Anzavur, İstanbul Hükûmeti tarafından Kuva-yı İnzibatiye Komutanı sıfatı verilerek Kuva-yı Milliye’ye karşı ayaklandırılmıştır.
İstanbul Hükûmeti ve işgalci güçlerin teşvikiyle çıkan ayaklanmalar
İşgalci ve emperyalist devletler, işgal ettikleri yerlerde millî uyanışı yok etmek suretiyle otoritelerini sürdürmek istemişlerdir. Ajanları ve İstanbul Hükûmeti'nin teşvik ve çalışmaları sonucu birçok ayaklanmanın çıkmasını sağlamışlardır.
Bolu-Düzce-Hendek ve Adapazarı Ayaklanmaları (13 Nisan-23 Eylül 1920)
Boğazların ve İstanbul’a giden yolların güvenliğini elde tutmak isteyen işgalci devletler ve İstanbul Hükûmeti'nin teşvikiyle çıkarılmıştır.
Konya İsyanları
Dinî duyguların istismarıyla işgalci güçlerin ajanlarının kışkırtmalarıyla çıkmalı Konya’nın Bozkır ilçesinde 2 Ekim-22 Kasım 1919 tarihleri arasında ayaklanma çıkarılmıştır.
Yozgat-Zile Ayaklanmaları (15 Mayıs-30 Aralık 1920)
Yozgat, Boğazlıyan, Şarkışla, Yıldızeli, Tokat, Zile, Çorum, Ortaköy, Akdağmadeni, Sorgun ilçelerinde ortaya çıkmıştır.
Millî Aşireti Ayaklanması (1 Haziran-8 Eylül 1920)
Viranşehir ve çevresindeki bu ayaklanma, Millî Aşireti'nin Fransızlarla iş birliği sonucu çıkmıştır. Ayaklanma XIII. Kolordu birlikleri ve bazı aşiretlerin desteği ile bastırılmıştır.
Şeyh Eşref Olayı (26 Ekim-24 Aralık 1919)
Bayburt ve çevresinde ortaya çıkmıştır. Kendisini peygamber ilan eden Şeyh Eşref ve adamlarınca çıkarılmış din kisveli bir ayaklanmadır.
Afyon Ayaklanması
Çopur Musa isminde bir menfaatperestin başkaldırısıyla ortaya çıkmıştır.
Koçkiri Aşireti Ayaklanması (6 Mart 1920-17 Haziran 1921)
Sevr Antlaşması’nın imzalanmasından sonra bütün ülkede Kürtçülük hareketlerinde bir artış olduğu görüldü. Bu hareketlerin ortak amacı bağımsız bir Kürt devleti kurmak idi.
Cemil Çeto Olayı (Mayıs-Haziran 1920)
Cemil Çeto Haydaran Aşireti reisi idi. Kürt Teavün ve Kürdistan Teali Cemiyeti ile irtibat hâlinde olan Cemil Çeto, bağımsız bir Kürdistan için Garzan bölgesinde ayaklanmıştır. Ayaklanma millî kuvvetlerce bastırılmıştır.
Kuva-yı Milliye Yanlısı Olup Sonradan Ayaklananlar
Ülkenin işgali sırasında kurdukları Kuva-yı Milliye birlikleriyle işgallere karşı koyan ve yararlılıklar gösteren kuvvacılardan bazıları, düzenli ordunun kurulması sürecinde kendi menfaatleri doğrultusunda hareket etmişlerdir. Düzenli orduya karşı çıkmışlardır.
Azınlıkların Çıkardığı Ayaklanmalar
Emperyalist ve işgalci devletlerin desteğiyle yeniden ortaya çıkan azınlıklar, çıkardıkları ayaklanmalarla TBMM’yi otorite olarak tanımak istememiştir. Verilen desteklerle bağımsızlıklarını elde edebileceklerini düşünmüşlerdir.
İstiklal Mahkemeleri’nin Kuruluşu ve Çalışmaları
İstanbul Hükûmeti'nin “Kuva-yı Miliye Harekâtı” aleyhine başlattığı çalışmalara karşı TBMM ve Hükûmeti de birtakım tedbirler almak zorunda kalmıştı. Bu tedbirler özellikle iç güvenlik sorunuyla ilgiliydi. Bunların başında; “Hıyanet-i Vataniye Kanunu”, Firariler Hakkında Kanun” ve “İstiklal Mahkemeleri”nin kurulması gelmekteydi.
Büyük Devletlerin Osmanlı Devleti’ni Tasfiye Planı: Sevr Antlaşması
TBMM’nin açılmasıyla kurulan Yeni Türk Devleti’ne en sert tepki, yine I. Dünya Savaşı’nın galip devletlerinden geldi. Bu tepkinin adı 10 Ağustos 1920’de İstanbul hükûmetiyle imzaladıkları Sevr Anlaşması’ydı. Bu antlaşma ölü doğan bir antlaşmadır.
Millî Mücadele Dönemi’nde Basın
Mustafa Kemal ve Basın
Mustafa Kemal, basının propaganda ve kamuoyu oluşturmadaki gücünü en iyi kavrayan dünya liderlerinden biridir. Basının “4. Kuvvet” olarak değerini bilen Mustafa Kemal, öğrencilik yıllarından itibaren basına büyük ilgi duymuştur.
İstanbul Basını
İstanbul basını; Millî Mücadele yıllarında çeşitli sebeplerden dolayı bağımsızlık savaşına yeterli desteği sağlamaktan uzak kalmıştır.
Anadolu Basını
Anadolu Basını, büyük oranda Millî Mücadele’yi destekleyen yayın politikaları benimsemişti. Anadolu’da yaklaşık kırka yakın gazete Millî Mücadele’yi desteklerken, Millî Mücadele karşıtı ve İstanbul taraftarı gazetelerin de var olduğuda bilinmektedir.
Anadolu Ajansı ve Matbuat ve İstihbarat Müdüriyet-i Umumiyesi’nin Kurulması
İstanbul’un 16 Mart 1920’de resmen işgali ve TBMM’nin açılma sürecinde yaşananlar yerli bir ajansa olan ihtiyacı artırmıştır. 6 Nisan 1920’de Anadolu Ajansı’nın kurulması kararlaştırılmıştır.
Resmî Gazete (Ceride-i Resmiye)
Haftalık çıkan bu gazete ilk sayısını 7 Şubat 1921’de yayımlamıştır. Matbuat ve İstihbarat Müdüriyet-i Umumiyesi’ne bağlı olan gazete 10 Eylül 1923’te ise Resmî Ceride adını almıştır.