Nitel Araştırmada Geçerlilik ve Güvenirlik
Geçerlik ve güvenirliği sağlamak nitel araştırmalar için daha da kritik bir durum teşkil etmektedir. Çünkü nitel araştırmalarda, araştırmacıların öznelliği söz konusu olmaktadır. Yani araştırmacıların ön yargıları, kendine ait yorumları gibi hususlar araştırmaya yönelik soruların ve şüphelerin artmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle oluşabilecek tüm bu şüpheleri ve soruları ortadan kaldırmak ya da azaltmak için nitel çalışmalarda güvenirlik ve geçerlik önlemlerine daha fazla dikkat etmek gerektir.
Nicel araştırmalarda geçerlik ve güvenirlik ünitesini tekrar hatırlayacak olursak; ölçülmesi istenen ya da amaçlanan özelliğin diğer özellikler karıştırılmadan ne derece doğru ölçüldüğü geçerliği ifade ederken, ölçülen durumun farklı kişilerle, farklı zamanlarda, farklı durumlarda ölçülmesi sonucu alınan sonuçların duyarlılığı, tutarlılığı ve kararlılığı güvenirliği ifade etmekteydi. Ancak nitel araştırmalar dayandığı farklı bakış açısı gereği bu kavramları, nicel araştırmalardaki gibi tanımlamamaktadır. Nitel araştırmalar isminde de anlaşılacağı üzere, bir olgunun niteliğine yani anlamına ve varlığına odaklanırken, nicel araştırmalar bir olgunun niceliğine yani ne derece var olduğuna odaklanmaktadır. Olaylara bakış açısı farklı olan bu iki yaklaşımın, doğal olarak geçerlik ve güvenirliğe bakış açıları farklıdır.
Nitel araştırmalarda geçerlik ve güvenirlik kavramlarının yerine, bu paradigimanın doğasına uygun olan aktarılabilirik, inandırıcılık, tutarlılık, teyit edilebilirlik gibi farklı kavramlar kullanılmaktadır.
İnandırıcılık, araştırma boyunca izlenen sürecin gerçek durumu ortaya çıkarabilme yeterliliği ile ilgili bir ölçüttür.
Aktarılabilirlik, elde edilen bulguların benzer ortamlara da transfer edilebilmesi olarak tanımlanmaktadır.
Tutarlılığın sağlandığı bir araştırmada, ortaya çıkan sonuçların, aynı verileri kullanarak başka araştırmacılar tarafından da elde edilmesi beklenmektedir.
Teyit edilebilirlik, bir araştırmanın sonuçlarının benzer ortamlarda da elde edilebilmesine ilişkin bir güvenirlik türüdür.
Geçerlik ve güvenirliğe yönelik tehditler, araştırmacından kaynaklı, katılımcılardan kaynaklı, araştırma yapılan ortamdan kaynaklı ve veri toplama ve analiz etme yöntemlerinden kaynaklı olmak üzere dört başlık altında incelenmektedir.
Çeşitleme, veri kaynakları (öğrenci, veli, idareci vb.) , yöntem (görüşme, gözlem, dokuman incelemesi vb.), araştırmacı ve kuramsal olmak üzere farklı şekillerde yapılabilmektedir.
Veri kaynaklarının çeşitlemesi ile araştımacı araştırdığı konu hakkında konunun muhattapları olan farklı paydaşlardan veri toplanması şeklinde yapılabilir.
Yöntem çeşitlemesinde, bir olay ya da olguyu araştırırken birden fazla yöntemin (gözlem, görüşme, doküman incelemesi vb.) kullanılması söz konusudur.
Araştırmacı çeşitlemesi, verilerin birden fazla araştırmacı tarafından toplanması ya da analiz edilmesi ile yapılır.
Bir araştırmacının, katılımcılar, katılımcıların bulunduğu ortam, varolan dokümanlar ile uzun süre etkileşim içinde bulunması çalışmanın inandırıcılığını artıracaktır.
Uzman incelemesinde, araştırılan konu hakkında ve nitel araştırmalar konusunda deneyim sahibi kişilerden eleştirel bir gözle değerlendirme istenir.
Araştırmacının elde ettiği bulguları veya sonuçları katılmcılarla paylaşarak onların teyidini alması katılımcı teyidi olarak isimlendirilmektedir.
Araştırmanın yapıldığı ortamdan, verilerin toplanmasına, verilerin analizden, bulguların sunumuna kadar ayrıntılı bilgi verilmesine derinlemesine betimleme denir.
Araştırmacıların mekanik cihazlar kullanarak verileri kayıt etmesi verileri tekrar tekrar incelemesi ve başka araştırmacılara kontrol ettirmesi hususunda önemli fırsatlar sunar.