Arama ve Kurtarmada Eğitim

Türk Arama ve Kurtarma Yönetmeliği arama ve kurtarma eğitimini ana arama ve kurtarma koordinasyon merkezi/arama ve kurtarma koordinasyon merkezi/yardımcı arama koordinasyon merkezi ile arama ve kurtarma faaliyetlerine katılan bakanlık ve kurum/kuruluşlarda görev alacak personelin alması gerektiğini ve eğitimin Denizcilik Müsteşarlığınca belirlenecek özel eğitim merkezlerinde uluslararası mevzuatta belirtilen usullere göre yapılması gerektiğini belirtmektedir. Ayrıca, Denizcilik Müsteşarlığı koordinatörlüğünde yılda en az bir defa müştereken arama ve kurtarma tatbikatı yapılması gerektiğini vurgulamaktadır.

Günlük yaşantımızda çeşitli nedenlerle acil durumlar oluşabilmekte; özellikle deprem ve yangın gibi olaylar sıklıkla yaşanmakta ve maddi ve manevi kayıplara neden olmaktadır.

1999 yılında meydana gelen ve büyük kayıplar yaşanmasına neden olan Marmara depremi ülkemizde afet yönetimi ve hazırlık konusunda daha iyi bir eğitim, öğretim, hazırlık ve planlamaya ihtiyacımız olduğunu açıkça göstermiştir. Bu nedenle, toplumumuzu afetler ve acil durum yönetimi konularındaki yanlış ön yargılardan ve duygusal saplantılardan arındıracak, tutum ve davranışlarında iyi yönde köklü değişikliklere yol açabilecek yaygın ve standart bir eğitim ve öğretime ihtiyaç vardır.

Toplumun afet olmadan afetlere hazırlanması eğitimi onların güvenliklerini sağlamanın en iyi yoludur. Modern afet eğitiminin hedefi, gelecekte yaşanabilecek olası afet ve acil durumları önlemeye ve zararlarını azaltmaya yönelik duyarlılık seviyesini yükseltmek ve gerekli çalışmaların doğru bir şekilde yerine getirilmesine katkıda bulunmak olmalıdır.

Afet eğitimi, afet konusunda profesyonel veya yönetici seviyesinde çalışanlar için Afet Yönetimi Eğitimi; halk için ise Afet Bilinci Eğitimi olarak ikiye ayrılarak incelenebilmektedir. Afet yönetimi çeşitli evreleri olan bir süreçtir. Bu evreler, afet öncesi zarar azaltma ve hazırlıklı olma ve afet sonrasında müdahale ve iyileştirme olarak kavramlaştırılabilir.

Afetlere hazırlık sadece devletin ve yerel yönetimlerin görevi değildir. Yürürlükte olan afet mevzuatı, birçok afeti kapsamamakta ve yerel yönetimlere ve sivil toplum örgütlerine yeterince yer vermemektedir. Etkin bir çalışma, tüm sektörlerin katılımını sağlamak ve tüm afetleri bir bütün halinde göz önüne almakla mümkün olabilecektir.

Eğitim planı (programı) hazırlanması için görev tanımı yapılmalıdır. Çalışanların, ziyaretçilerin, taşeronların/tedarikçilerin, yöneticilerin ve acil duruma müdahalede sorumluluk alanların eğitim ve bilgi ihtiyacı belirlenmeli ve buna göre bir eğitim programı hazırlanmalıdır.

Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve Afet Gönüllüleriyle birlikte tüm toplumun eğitiminde, öncelikle topluma eğitim verecek kaynaklara sahip tüm kurum ve kuruluşların belirlenmesi büyük önem taşır. Ülkemizde yaygınlaştırılması gereken toplum afet müdahale eğitiminin adımları ve içeriği afete hazırlık, yangın söndürme ve alt yapı, afet ile ilgili tıbbi yardımlar, hafif düzeyde arama ve kurtarma, afet psikolojisi ve ekip organizasyonu, terörizme karşı bilinçlendirme ve temel davranışlar veya egzersizler şeklinde sıralanabilmektedir.

Afetlere hazırlıkta valilik, kaymakamlık ve belediyenin ilgili birimlerinin tek başına hazır olması yeterli değildir. Herkes afetlere hazır olunca, afetlere hazır olacağız ilkesiyle halkın kendi bireysel güvenliğini sağlaması ve afetlere hazırlık evden başlar ilkesiyle de evlerden başlayarak kurum ve kurumsal hazırlıkların yapılmasının sağlanması gerekmektedir.

Toplumsal bilinçlendirme kampanyaları düzenlenecek olan çeşitli seminerler, konferanslar, şenlikler, spor yarışmaları, görsel ve yazılı medya yolu ile yürütülebilir. Kampanyada görselliğe yer vermek, ilgi uyandırmak ve tekrarlar yapmak çok önemlidir. Ancak, tekrarlarda aynı konuyu işleyen farklı malzemelerin kullanılması ilgiyi canlı tutmak için gereklidir. Toplumun ilgisini çeken futbol karşılaşmaları, konserler vb. gibi toplum olaylarından da tanıtım için yararlanılabilir. Ayrıca, halkın tanıdığı ünlü kişilerden de tanıtımda yararlanılabilir.

Medya aracılığı ile de afet bilinci geliştirilebilmektedir. Afetler konusunda bilinçlenme ve afet zararlarını azaltmak, hazırlıklı olmak ve müdahale konularında halk eğitiminde görsel ve yazılı medyanın çok önemli rol oynayabileceği bilinmektedir. Bu bakımdan medya mensuplarının da afet yönetimi, afette haber verme ilkeleri vb. konularda eğitilmesi gereklidir. Medyayı paydaşlardan önemli biri olarak ele alarak her evrede medya ile birlikte halk eğitimi planlamak ve sürdürmek gereklidir.

Yangın sırasında güvenlik ve tahliye eğitimi önemlidir. Tüm işyerleri ve yaşam alanlarında yangına karşı acil durum planı hazırlanması ve gerekli tatbikatların yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik yangın sırasında güvenlik ve tahliye eğitiminin nasıl yapılması gerektiğini açıklamaktadır.