Travmatik Yaşantı Geçiren Çocukların Aileleriyle Çalışma
Travma
Ruhsal bozuklukların tanısal ve istatiksel el kitabı travmayı şöyle tanımlar: Aşağıdaki bir veya birden çok yoldan ölüm, ciddi yaralanma veya cinsel şiddete veya tehdide maruz kalmaktır. Bir başka deyişle kişinin içsel kaynaklarının kısa süre için de olsa baş etmekte zorlandığı, yetersiz kaldığı ve uzun süreli psikolojik semptomlar üreten aşırı ölçüde üzücü bir olayın travmatik olmasıdır (Briere ve Scott, 2016).
Travmatik Yaşantı
Yapılan araştırmalara göre Birleşik devletlerde yaşayan yetişkinlerin yarıdan fazlası travma yaşamıştır. Psikolojik bütünlüğe yönelik tehditlerde (önemli tehditler ve diğer fiziksel olarak zararsız ama çok üzücü olaylar) dahil edilseydi bu oran daha yüksek olurdu. Birçok insan insan yaşamında stresli bir olay yaşamıştır. Yaşanan olay ya da olay dizisi içinde çok fazla stres barındırdığından bu durum travmatik yaşantı haline gelmektedir.
Travma Türleri
Anormal olaylara normal reaksiyon verme diye tanımlanmakta olan travmaya yol açan birçok etken bulunmaktadır. Bunlardan bazıları insanlar tarafından gerçekleştirilen savaş, tecavüz, istismar, cinayet, şiddet iken kimi de insanın kontrolü dışında gelişen; deprem gibi doğal afetlerdir.
Travmatik Yas
Travmatik yas daha önceleri Prigerson ve Jacobs tarafından karmaşık yas olarak adlandırılmaktaydı. Travmatik yas: ani, beklenmedik bir kayıp ya da intihar, öldürme ve vahşet içeren bir ölüm olayına karşı geliştirilen bir tepki olarak tanımlanabilir. Asıl süreci etkileyen durum kaybın ani ve dehşet uyandırıcı olmasıdır. Bireylerin sevdiklerini ani ve travmatik bir şekilde kaybetmesiyle tipik travma semptomları gözlenir. Bunlar: rahatsız edici düşünceler, ruminasyonlar, kaybedilenin sürekli özlenmesi gibi semptomların yaşandığı bilinmektedir.
Cinsel İstismar Travması
Tecavüz bir yetişkine, bir ergene, bir çocuğa(istismar) rıza olmaksızın fiziksel güç veya tehdit kullanarak yahut kurban rıza belirtmeksizin (alkollü veya uyuşturucu etkisindeyken, bilişsel olarak kapalıyken) cinsel olarak kurbana nüfuz etmek olarak tanımlanır. Cinsel saldırı tecavüzle beraber bütün zorla yapılan cinsel temasları kapsar. Birleşik devletlerde kadınlara tecavüzün yaygınlığı %14 ile %20 arasındadır. Ergen kadınlarda akran tarafından cinsel saldırı yaygındır. Göçmenler, mağdurları kadın ve çocuklarda cinsel saldırıya uğramaktadır. Bu durum bir çok birey üzerinde ağır travma yaratır..
Şiddet Travması
Bireyin aile içi veya bir ötekinin olumsuz davranışlarına tekrarlı ve ölümcül olarak maruz kalması olarak tanımlanabilir. Birden fazla yaralanma veya ölüme yol açan, kasıtlı şiddet türü olarak adlandırılan kitlesel ve kişilerarası şiddet, saldırganın tanımadığı birine yönelik gasp, dayak, ateş etme, yaralama, boğma ve diğer fiziksel şiddet davranışlarını içere yabancıların fiziksel saldırısı, eş şiddeti, eş istismarı veya ev içi şiddet olarak da bilinen ve yakın ilişki içerisindeki her zaman olmasa da beraber yaşayan partnerlerden birinin diğerine fiziksel veya cinsel saldırgan davranışı olarak tanımlanan partner şiddeti, şiddet travması kapsamında değerlendirilmiştir.
Afet Travması
Doğal afetler büyük kitleleri olumsuz etkileyen ölüm ve yaralanmaya sebep veren doğal ve çevresel olaylardır. Seller, depremler, büyük yangınlar, tsunamiler, çığ volkan patlamaları, kasırgalar, hortumlar tipik afetler arasındadır. Afet mağdurlarından bazıları başlangıçtan itibaren etkilenmezler ve daha sonra hızla iyileşirler. Önemli sayıda kişi ise uzun dönemli belirtilere maruz kalırlar. Afetin en travmatize edici yanı; ölüm korkusu, fiziksel yaralanmanın çapı, yakınların ölümü, mülk kaybı olarak görülmektedir. Bu durumlarda hastalar aciliyete göre sınıflandırılır ve destek, rahatlama, psikolojik ilk yardım sağlanır (Briere ve Scott, 2016; Norris vd., 1981).
Göç Travması
Göç öncesinde, sırasında ve sonrasında insanların yaşama hakkından mahrum bırakılması ve insanların zorla bir yerden başka bir yere yerleşmesine neden olunmasıdır. Yer değiştirme yoluyla yaşanan travmatik deneyimler (fiziksel saldırı, gözaltı, ayrımcılık ve bakıcılardan zorla ayırma) bireyde ruhsal yıkımlara neden olması ile göç travması meydana gelmektedir.
İntihar Travması
Bir yakının intihar sonucu ölümüne tanık olmak veya böyle bir olayla yüz yüze gelmek. Bu durum ebeveynin intiharına şahit olan çocuklar ve gençler için ve aile üyesi veya partneri intihar edenler açısından son derece travmatiktir. Kayıp ve travmatik tepkilerle beraber ölen kişiye öfke ve ihanete uğramışlık duyguları yaşanır. Kişi nasıl intiharı önleyemediği şeklinde takıntılı düşüncelerle boğuşabilir. Bu tür tepkilere suçluluk ve utanç eşlik eder (Briere ve Scott, 2016).
Savaş Travması
Savaş oldukça ağır ve nispeten daha kalıcı bir travmadır. Bir dizi modern savaş gazisi savaşa dair travmalarından bahsetmiştir. Savaş: ölüm veya sakat kalma tehdidi, fiziksel yaralanma, diğerlerinin yaralanma veya ölümüne tanık olma ve diğerlerini öldürme veya yaralama gibi çok çeşitli, şiddetli ve travmatik deneyim içerir. Kimlerine göre savaş: esir düşme ,tecavüze uğrama, hapsedilme, işkenceye maruz kalma gibi savaş esiri deneyimleriyle beraber zulme şahit olma yahut katılmayı da içerir. Bu travmalar bir çok semptom be rahatsızlığa yol açar. Savaş savaş esnasında aktif askerlerden ziyade savaşın yapıldığı yerde yaşayanları da derinden etkiler. Savaş alanlarında yaşayan çocuklar ve yetişkinlerde anlamlı düzeyde kaygı, depresyon, TSSB ve diğer bazı kültüre özgü olumsuz etkilere maruz kalır.
Çocukların Travmatik Yaşantılara Tepkileri
Travmatik olayla, çocukları korkmuş, sıkıntılı veya bunalmış hissettiren ani, beklenmedik ve şok edici deneyimlerdir. Dolayısıyla çocuklar travmatik olaylara farklı şekillerde tepki vermektedirler. Bazı çocuklar, aynı olaya bile bir ötekiye göre daha farklı tepki verebilirler. Bazı çocuklar hemen tepki verirler, diğerleri olaydan haftalar veya aylar sonra tepki göstermeye başlarlar