Çocuklarda Davranış Bozuklukları
İçten ya da dıştan gelen etkilere düşünce, hareket veya sözlerle gösterilen tepkilere davranış adı verilmektedir. Davranış bozukluğu, başkalarının temel hak ve özgürlüklerinin engellenmesi, toplumda uyulması gereken kuralların ihlali ve saldırgan davranış biçimlerinin gözlenmesi durumunda ortaya çıkan yıkıcı davranışları kapsamaktadır (APA, 2013). Davranış bozukluklarının kesin olarak nedenleri bilinmemekle birlikte “cinsiyet, zor gebelikler, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı, mizaç, olumsuz aile yaşantısı, öğrenme güçlüğü, zihinsel engel durumu, beyin gelişimi, ebeveynin eğitim düzeyi, sosyoekonomik durumu, ailedeki kardeş sayısı,” gibi değişkenlerin neden olduğu bilinmektedir (Better Health, 2021; Doctroff & Arnold, 2004; Frick & Matlasz, 2018). DB’ye neden olan risk faktörleri “mizaç, zihinsel engel, düşük uyarılmışlık vs gibi nedenlerden kaynaklı biyolojik risk faktörleri; olumsuz aile yaşantısı, ebeveynin eğitim durumu vs gibi aileden kaynaklı risk faktörleri ve sosyolojik etkenler, olumsuz çevre gibi sosyal risk faktörleri” altında gruplandırılabilir.
Davranış bozuklukları karşıt olma karşıt gelme ve davranım bozukluğu olarak gruplandırmakta bunun yanı sıra DSM 5’e göre aralıklı patlayıcı bozuklukta dürtü kontrol bozuklukları arasında sayılan bir davranış bozukluğu olması nedeni ile açıklanmaktadır.
Erken çocukluk döneminde başlayan karşıt olma karşıt gelme bozukluğu (KOKGB) ebeveynlere veya herhangi bir otoriteye karşı gelme, kuralları ihlal etme ve uymama, uyumsuzluk ve tartışma yaratan, saldırgan tavırları içeren bir davranış bozukluğudur. Bu kişiler çok kolay sinirlenen, alıngan ve tartışmaya girmekten çekinmeyen bir kişilik gösterirler.
Bu belirtileri yanı sıra olayların sonuçlarını üstlenmem ve başkalarını sorumlu tutma, başkalarına kin besleme gibi özellikler de mevcuttur (Tamam & Demirel Döngel, 2018). Yapılan araştırma sonuçlarına göre, KOKGB’nun, %2 ila %30 arasında bir yaygınlığa sahiptir. 13 yaşından sonra cinsiyetler arasındaki farklılığının aza indirgendiği bilinmekle birlikte, KOKGB erkeklerde kızlara oranla daha yaygın olarak görülmektedir.
Başkalarının temel hak ve özgürlüklerini engelleyici, toplumsal norm ve kuralları ihlal ederek sürekli ve tekrarlı bir biçimde uyum bozucu davranışlar göstermek davranım bozukluğunun (DB) temel belirtileri olarak görülmektedir. Davranım bozukluğuna sahip olan kişiler, tüm canlılara karşı saldırgan bir tutum içinde olurlar. Davranım bozukluklarının ortaya çıkmasında genetik ve çevresel etmenlerin birlikte etkili olduğu bilinmektedir. Bu nedenle farklı psikiyatrik bozuklularda olduğu gibi tek bir etiyolojik sebepten bahsetmek mümkün değildir. DB görülme sıklığı genel olarak %1 ile %10 arasında değişmekte iken, Türkiye’de DB’nin yaygı olma oranı %4.4 olarak tespit edilmiştir (Gül ve ark., 2010). Davranım bozukluğu, genellikle ergenlik döneminde başlar fakat bazı durumlarda görülmesi 5-6 yaş kadar inebilir. Görülme sıklığı 15-16 yaşlarına kadar artış gösterir ve 16 yaşlarında sabitlenir.
Aralıklı patlayıcı bozukluk (APB) sonucu düşünülmeden ve planlı olmayan şekilde eşyalara zarar verme ve saldırgan davranışların sürekli tekrarlanması ile ortaya çıkan bir dürtü kontrol bozukluğudur (Tamam ve ark, 2011). Bu ataklar esnasında ortaya çıkan saldırganlığın derecesi, bu duruma neden olan stres faktörlerinin normalde olması gerekenden çok abartılı ve orantısızdır (Frick & Matlasz, 2018). APB’un ne derece yaygın görüldüğü hakkında net bir bilgi bulunmamaktadır. Fakat genel olarak araştırmalar aralıklı patlayıcı bozukluğun erkeklerde %25 oranında kadınlar da ise %12 civarında yaygın olarak bulunduğu göstermektedir (Hollander, Berlin & Stein, 2011). Genellikle her atak sonrasında kişi pişmanlık ve kendine yönelik kızgınlık eğilimi gösterir. Ortalama olarak 20 yıl kadar süren aralıklı patlayıcı bozukluk, 12 ya da 20 yaşlarında görülür.