Çocuk Eğitiminde Ödül ve Cezanın Rolü
Ebeveynlerin çocukları eğitmek, disipline etmek ve olumlu bir davranış kazandırmak için yapabilecekleri stratejilerden biri, çocuklara ödül ve ceza uygulamaktır.
Skinner, edimsel koşullanma kapsamında ödül ve cezayı kavramsallaştırmıştır. Edimsel koşullanma bir davranış ile onun sonuçları arasındaki bağın öğrenilmesidir. Edimsel koşullanma yoluyla ödüllendirilen davranışın tekrarlanma olasılığı artarken, cezalandırılan davranış meydana gelme olasılığı azalır. Pekiştirmeler davranışları artıran çevresel uyaranlar iken, cezalar davranışları azaltan uyaranlardır.
Davranışın ardından verildiğinde o davranışın sıklığını ve oranını arttıran her türlü uyarıcıya veya aktiviteye pekiştireç denir. Skinner, pozitif ve negatif olmak üzere iki tür pekiştirmeden bahseder.
Pozitif pekiştirme, belirli bir davranış gösterildikten sonra bu davranışın sıklığını arttırmak amacıyla bir uyarıcının ortama eklenmesidir. Örneğin, eve misafir gelen bir çocukla oyuncağını paylaştığında anne-babanın çocuğuna gülümsemesi.
Negatif pekiştirme, belirli bir davranışın sıklığını arttırmak amacıyla davranışı engelleyen uyarıcının ortamdan çıkarılmasıdır. Örneğin, babanızın ders çalışmanızı engelleyen küçük kardeşinizi dışarı çıkarması ödevlerinizi bitirmenize yardımcı olur.
Literatürde somut ve övgü olmak üzere iki tür ödülden bahsedilir.
Somut ödüller: Bazı davranışların ödülleri somut öğelerdir. Somut ödüller ebeveynlerin doğrudan çocuklarına verdikleri ödüllerdir. Oyuncak, şekerleme, para veya paraya mal olan diğer şeyler somut ödüller olarak tanımlanır.
Övgü: Ebeveynler tarafından çocuklara sunulan sözlü veya sözsüz bir övgüdür; çocuklar istendik yönde davrandıklarında onları methetmek anlamına gelir. Övgü “aferin” gibi sözel ifadeleri içerdiği gibi kucaklama, öpücük, beşlik çakma gibi davranışları da içerir.
Aktiviteye dayalı ödüller: Bu iki tür ödülün yanı sıra çocuklar çeşitli aktiviteler yoluyla ödüllendirilebilir. Çocukla ekstra zaman geçirmek veya özel bir etkinlik yapmak (ör., balık tutmak veya parka gitmek), çocuklar için güçlü bir ödül olabilir.
Pekiştirmeye benzer olmakla birlikte, cezanın amacı davranışları azaltmak, pekiştirmenin amacı ise davranışları arttırmaktır. Pekiştirmeye benzer şekilde pozitif ve negatif olmak üzere iki tür ceza vardır.
Pozitif ceza, istenmeyen herhangi bir davranış oranını azaltmayı amaçlayan hoşa gitmeyen bir uyarıcının ortama eklenmesidir. Örneğin, bir çocuk kız kardeşiyle dalga geçerek onu ağlattığında annesinin ona tokat atması.
Negatif ceza, bir davranışı hoşa giden bir uyaranın kaldırılması takip ettiğinde meydana gelir. İstenmeyen bir davranışın ardından çocuğun oyuncağını elinden alarak, istenmeyen davranışın azalmasını sağladığımızda negatif ceza uygularız.
Ebeveynlerin kendi çocuklarını disipline etmek için en çok kullandıklarını ceza çeşitleri fiziksel ve sözel olmak üzere iki şekilde sınıflandırılabilir.
Fiziksel ceza: Fiziksel ceza çocuğu disipline etmek veya cezalandırmak için fiziksel eylemlerin kullanılması anlamına gelir. Tokat atmak, çimdiklemek ve itelemekten çocuğa bir şeyler fırlatmaya ve çocuğu tekmelemeye veya dövmeye kadar değişebilir.
Sözel ceza: Azarlama, bağırma, lakap takma veya küçük düşürme olarak tanımlanan sözlü ceza, başka bir yaygın ebeveyn disiplin çeşididir. Çocuklara bağırmak, vurmakla aynı türden olumsuz etkilere sahiptir.
Fiziksel ve sözlü ceza kategorilerin yanı sıra çocukları disipline etmek için alternatif bazı ceza taktikleri de mevcuttu. Bunlar; sevgiyi geri çekme veya duygusal ihmal, görmezden gelme, ayrıcalığın kaldırılması ve izolasyon veya tecrit gibi tekniklerdir.
Araştırmacılar, cezaların davranışlar üzerinde ödüllere kıyasla daha hızlı bir etki gösterdiğini, ödüllerin ise cezalardan daha uzun vadeli öğrenme ile sonuçlandığını öne sürmüşler. Araştırma sonuçları ödüllere dayalı eğitimin cezalara dayalı eğitimden daha iyi sonuçlar verdiğini göstermektedir.
Çocuk eğitiminde ödüller faydalı görülmesine rağmen olumsuz sonuçlar da ortaya çıkarabilmektedir. Pek çok araştırma, ödül ve ceza kullanımının çocukların öğrenme motivasyonunu ve başarısını artırmada birçok fayda sağladığını gösterse de, yapılan çalışmalar bu etkilerin geçici olduğuna dikkat çekiyor. Bununla birlikte, eğitim ortamlarındaki en büyük endişe, ödüllerin ve teşviklerin kullanımının, çocukların etkinlikleri gerçekleştirmek için içsel motivasyonunu yok edebilmesidir.
Ebeveynler çocuk eğitiminde, dış ödüller yerine mümkün oldukça içsel motivasyonlara vurgu yapmalıdırlar. Çocuğa ceza vermek yerine uygunsuz davranışlar sergilediğinde çocuğa problem çözmeyi, duygularını yönetmeyi ve uzlaşmayı öğrenmek son derece önemlidir. Çocuklara empatiyle yol gösterildiğinde ve çocuklar gerçekten dinlenildiğinde, onların da ebeveynlerini dinleme olasılığı daha yüksektir.