Anadolu Dinler Tarihi

Ülkemize gelen ziyaretçilerin büyük bir çoğunluğu ve bu grupların ziyaret edeceği beldelerin büyük bir kısmı “İbrahimi” dinlere ait kültürleri temsil ederler. Bu nedenle bu ünitede, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslamiyet gibi İbrahimi dinlere ağırlık verilecektir.

Dinler Tarihine Giriş

Dinler tarihi, insanlık tarihi süresince dünyada var olmuş tüm dinleri tarafsız, karşılaştırmalı bir üslup içinde incelerken üstünlük, gelişmişlik, doğruluk, yanlışlık gibi açılardan değerlendirmez, dinî olguları yorumlamaz ve herhangi bir dinin savunmasını yapmaz.

Eski Anadolu Dinleri

Anadolu, tek tanrıcı “İbrahimi” dinlerle Hristiyanlığın doğuşu ile tanışmıştır. MÖ 1. binyılda kültürlerin çoğunluğu çoktanrıcı idi. Ancak aynı bin yılda tek tanrıcı Yahudilik ve Zerdüştlük gibi dinlerin mensubu halklar Anadolu kültürleri ile tanışmış, etkileşim içine girmiş olabilir. Daha erkene gittiğimizde, tarih öncesi dönemlerde yaşayan halkların “kutsal” ile ilişkilerinin boyutları tartışmalı konulardır, ancak yine de bazı kanıtlarla görüşler ile sürülebilir.

Anadolu'da Yaşayan Yakın Doğu Kökenli Dinler

Yahudilik

Yaklaşık 3500 yıllık tarihiyle İbrahimi dinlerin en eskisi olan Yahudilik, dünyada yaklaşık 15 milyonluk nüfusu ile en az mensubu olandır.

Yahudileri tanımlamak için İbrani, İsrail, Yahudi ve Musevi gibi terimler kullanılır.

Yahudiliğin tarihsel gelişimi

Yahudiliğin tarihi, ataları Hz. İbrahim ile başlar.

Yahudiliğin kurucu peygamberi Hz. Musa, kavmini Mısır’dan çıkarır ve kutsal topraklar yolunda Sina Çölü'ne ulaştırır. Tanrı, atası İbrahim ile yaptığı anlaşmayı Musa ile de yapar ve onun emirlerine uymalarının karşılığında Musa’nın soyunu özel bir millet olarak seçeceğini ve onlara Kenan diyarındaki kutsal toprakları vaat eder. Musa, göç sırasında sık sık halkının isyanı ile karşılaşır. Bundan dolayı Tanrı’nın gazabına uğrayan İsrailoğulları, 40 yıl süreyle çöllerde sıkıntı içinde dolaşırlar. Bu süreçte Hz. Musa’ya On Emir ve Tevrat vahyedilir, ancak Musa bile kutsal toprakları göremeden vefat eder. Onun dava arkadaşı olan Yeşu liderliğinde Kenan topraklarına girilir.

Peygamber Yeşu’dan sonra İsrailoğullarının devletleşme isteği üzerine önce Saul, ardından da Davut kral olarak atanır. Böylece Yahudi tarihinde I. Mabet Dönemi (MÖ yak. 1000-500) başlar.

Hz. Davut, Kudüs’ü başkent yapar ve onlara yüzyıllar boyunca unutamayacakları intişamlı bir dönem yaşatır. Davut’un oğlu Hz. Süleyman zamanında “Süleyman Tapınağı” inşa edilir.

Hz. Süleyman’ın ölümünden sonra kurulan İsrail, MÖ 722 yılında Asurlular tarafından, Yahuda MÖ 587/6 yılında Babiller tarafından yıkılır ve halk Babil kentine sürgüne) gönderilir.

Yahudilerin sürgün dönemi Pers Kralı Koreş’in (Kyros) Babil’i ele geçirmesiyle sona erer. Pers Kralı, Yahudilerin Kudüs’e dönmelerine izin verir. Dinî lider Ezra’nın yönetiminde II. Mabet dönemi (MÖ yak. 500-MS 70) başlar. Bu dönem Romalılar’ın 70 yılında Kudüs’ü işgal edip Mabedi yakmalarıyla sona erer.

Yahudi İnançları

Yahudilikte, XII. yüzyılda ilahiyatçı Moses Maimonides, 13 maddelik bir inanç bildirgesi oluşturmuştur.

On Emir'e göre Tanrının cisimleştirilmesi ve sembollerle gösterilmesi yasaktır.

Yahudiliğin kutsal kitapları Tanah ve Talmud’tur.

Ortodoks Yahudiler seçilmişlik, Kutsal Toprak, Mabed ve Mesihçilik ülküsüne inanırlar.

Tanrı, Tevrat’ı ve Kenan Ülkesi'ni seçilmiş milletine vermiştir.

Yahudilikte en temel kurallar Filistin topraklarına, kutsal Kudüs şehrine ve Süleyman Mabedi’ne göre belirlenmiştir.

Ahiret inancı yalnızca Ortodoks Yahudilerde vardır.

Yahudi ibadetleri, özel günler, bayramlar ve gelenekler

Yahudilikte toplu ibadetler, sinagoglarda (havra) gerçekleştirilir. Haftalık ibadet günü Şabat Günü, On Emrin içinde yer alır. Şabat Günü, Yahudiler için dinlenme ve Tanrıyı anma günüdür.

Yom Kipur günahlarından arınma yani kefaret günüdür.

Fısıh ya da Hamursuz Bayramı, İsrailoğullarının Mısır’dan çıkışı anısına kutlanan hac bayramıdır.

Yahudi Mezhepleri

Bugünkü İsrail Devleti’nin resmî mezhebi Ortodoks Yahudilik’tir. Reformist (Modern) Yahudilik, Muhafazakar Yahudilik, Yeniden Yapılanmacı Yahudilik diğer Yahudi mezhepleridir.

Hristiyanlık

Hristiyanlık, 2000 yıllık geçmişi ve yaşayan dünya dinleri arasında yaklaşık 2.2 milyarlık nüfusuyla en kalabalık dindir.

Hristiyanlığın Tarihsel Gelişimi

Hz. İsa, Yahudi cemaati içinde yetişmiş bir Yahudi’dir. O dönemde Yahudiler, Roma İmparatorluğu yönetimi altında yaşıyordu. Kudüs merkezli Yahudiler, Kudüs dışında yaşayan Heterodoks gruplar tarafından, kanlı kurban törenleri ve şekilcilik, çok katı helal-haram kuralları gibi konularda eleştiriliyordu. İsa ve taraftarları da Heterodoks bir anlayışa sahipti. Yahudiler arasındaki sosyal ve dinsel karmaşa Mesih beklentisini de doruk noktasına ulaştırdı.

İsa Mesih

İsa, annesi bakire Meryem’den mucizevi bir biçimde Beytlehem’de doğduktan sonra, ailesiyle birlikte Herodes’in katliamından Mısır’a kaçar ve Kral ölünce Nasıra’ya döner. Hz. İsa, 12 yaşlarında ailesiyle Fısıh Bayramı için Mabed’e gider. Bu olaydan sonra İsa’dan 29/30 yaşlarında Vaftizci Yahya’ya vaftiz olması ile haber alınır. Bundan sonra tebliğlerine başlayan İsa, 12 havarisini seçer, dolaştığı yerlerde mucizeler gösterir, Tanrısal krallığı anlatır ve kendisinin Mesih olduğuna işaret eder. Ölmeden önce Kudüs’te havarileriyle Fısıh yemeği yer. Ertesi gün çarmıha gerilen İsa, gömüldüğü yerden üç gün sonra dirilmiş ve göğe Tanrı’nın makamına yükselmiştir.

İsa Mesih’in Mesajı ve Öğretisi

Hz. İsa Yahudi şeriatına bağlıdır, ancak şeriatın şekilci yönünü eleştirmiş ve içten gelen dindarlığı vurgulamıştır.

İsa Mesih hayattayken kurtuluşa dair İyi Haber/Müjde’yi yalnızca “Yahudilerin kaybolmuş koyunları için” vermiş ve ölüp dirildikten sonra ise Müjde’nin tüm dünyaya yayılmasını tebliğ etmiştir.

Havariler ve Pavlus

Dinler tarihçileri, bugünkü Hristiyanlığı “Pavlus Hristiyanlığı” şeklinde tanımlarlar. Pavlus İsa’yı görmemiş olsa da, kendisini 13. Havari ilan etmiştir. Pavlus, Antakya’daki politeist topluluklar içinde Kudüs’ten sonra ilk Hristiyan cemaatini oluşturur. İsa’nın öğretilerine bağlı kalan ve onu bir Mesih Peygamber olarak gören Kudüs Cemaati (Yahudi-Hristiyanlar) zamanla tarihten silinirken İsa’nın dünyaya geliş amacı ve dünyadan ayrılışı gibi konulara Pavlus’un getirdiği yeni yorumlarla şekillenen Hristiyanlık dünyayı kaplamıştır. Yeni Ahit’teki 27 kitap içinde, 13 mektup ona aittir. Pavlus yeni mesajını yaymak amacıyla tüm Batı Anadolu, Suriye, Yunanistan, Kıbrıs ve Roma’ya seyahatler düzenlemiştir.

Patristik Dönem ve Konsiller

Hristiyanlık tarihinde “Patristik Dönem” adı verilen ilk yedi yüzyılı, İsa’nın mahiyeti ve özü ile ilgili “Kristolojik” tartışmalar belirler. Bu tartışmalar, Hristiyanlık’taki bölünmelerin ve yedi konsilin başlıca nedeni olmuştur. 313 yılında Milano Fermanı ile Hristiyanlık meşruluk kazanır. 325 yılında, ilk Ekümenik “İznik Konsili”nde Baba ile Oğul’un aynı özden olduğu kararı alınır. 381 İstanbul Konsili’nde Teslis dogması belirlenir ve Hristiyanlık Roma’nın resmi dini ilan edilir. 431 Efes Konsili’nde, İsa’nın yalnızca tek tabiatlı olduğu kabul edilir. 451 yılındaki Kadıköy Konsili’nde bu defa da diyofizitlik kabul edilir. Bunu kabul etmeyen Monofizitçiler ise ayrılarak kendi kiliselerini kurarlar.

Hristiyanlıkta Derin Ayrılıklar (Skizma) ve Mezhepler

Monofizitçilerin ana cemaatten ayrılması Hristiyanlık tarihindeki ilk derin ayrılıktır. Başından beri Roma ile İstanbul arasında süregelen siyasi üstünlük çekişmeleri, dinî alanda da kendini göstermiş ve 1054 yılında Ortodoks ve Katolik şeklinde kiliseler ayrılarak, ikinci derin ayrılık yaşanmıştır. Son ayrılık ise 15-16. yüzyıllardaki Katolik Mezhebinin içinden ayrılan Protestan Mezhebidir.

Mezheplerin ortak özellikleri; asli günah, vaftiz ve evharistiya sakramenti, Teslis doktrinine iman ve İsa Mesih’in kefaret, inkarnasyon ve dirilip göğe yükselme ve tekrar geri döneceğine inanmaktır.

Kutsal Kitap

Hristiyanlar Hz. İsa’ya Tanrı tarafından bir kitap vahyedildiğini kabul etmezler, çünkü vahyin bizzat kendisi yeryüzünde bedenleşmiş Tanrı olan İsa Mesih’tir.

Hristiyan kutsal kitabı olan Kutsal Kitap, Eski Ahit ve Yeni Ahit olmak üzere iki bölümden oluşur. Ortodoks ve Katolik Hristiyanlar Eski Ahit’i de kabul ederler, Protestanlar yalnızca Yeni Ahiti kabul ederler.

Yeni Ahit içindeki 27 kitaptan bazıları Havari, bazıları İsa’nın takipçileri, bazıları da İsa’yı hiç görmemiş yazarlarca, Kutsal Ruhun denetiminde esin yoluyla yazılmıştır.

Hristiyanlıkta Temel İnanç Esasları

Hristiyan inanç esasları ya da amentüsü “kredo (creed)” özel terimi ile ifade edilir.

Tanrı ve Teslis inancı

Hristiyanlar tehvid inancına sahiptirler, ancak bu tekliği, üç Tanrısal varlığın cevher/öz ve mahiyet birliği olarak yorumlamışlardır. Bu kavram teslis, yani Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’tan oluşan ilahi üçlemedir.

İnkarnasyon, Kefaret, Kurtuluş ve Diriliş İnancı

İnkarnasyon (tenleşme) inancında, İsa Mesih, Tanrı’nın ete kemiğe bürünerek insan şekline dönüşmüş hâlidir.

Kefaret öğretisinde, Tanrı, İsa Mesih’i çarmıhta kurban etmiş, bu kefaret kurbanı ile Yahudi şeriatı yani Eski Ahit ve ilk günah ortadan kalkmıştır.

Hristiyanlıkta İsa’nın ölüp yeniden dirilmesi Tanrılığının ve Mesihliğinin bir doğrulamasıdır.

Hristiyanlıkta İbadet: Kilise, Sakramentler, Kutsal Günler ve Bayramlar

Hristiyan topluluklarının kilisede gerçekleştirdikleri ibadet ve ayinler özel bir terim olan sakrament (gizem/ayin) ile ifade edilir. Vaftiz ve evharistiyayı tüm Hristiyan mezhepleri uygular. Evharistiya (ekmek-şarap) ayininde Hristiyanlar, İsa’nın son akşam yemeğinin anısına, onun etini ve kanını temsil eden ekmek ve şarabı paylaşarak İsa Mesih ile bütünleşmiş olurlar.

Bayramlar arasında en önemlisi; Hz. İsa’nın dünyaya gelişini anmak için kutlanan Noel bayramıdır.

İslam

İslam, evrensel karakteri ve yaklaşık 1.6 milyarlık mensubu ile dünyada ikinci en kalabalık dindir. İslam, yaklaşık 1400 yıllık yaşıyla en genç ve en hızlı yayılan dindir.

İslam ve Diğer “İbrahimi” Dinler

İslam’ın ortaya çıkış sürecinde, Yahudilik ve Hristiyanlıkla tarihsel bir bağı yoktur. Buna rağmen İslam, Hristiyanlık ve Yahudilik ile dinsel gelenek bakımından güçlü bir bağ kurar. Bu bağ, Allah’ın kelamı yani vahiy yoluyla kurulmuştur.

İslam’ın Hristiyanlık ve Yahudilik ile paylaştığı ortak değerlerin bir diğeri ise Hz. İbrahim’dir. Kur’an’da ise Hz. İbrahim’in Yahudi veya Hristiyan olmadığı, onun Hanif bir Müslüman olduğu belirtilir.

İslam ve Anadolu

Anadolu coğrafyasında doğup şekillenmeyen İslam dini, son bin yıldır gelişimini bu topraklarda da sürdürmüş ve bugün Anadolu Müslümanlığı ya da Türkiye İslamı diyebileceğimiz kendine özgü bir karaktere dönüşmüştür.

“İslam” Dini

Kur’an da İslam “Allah’ın insanlar için seçtiği din”, yani tüm peygamberlere tebliğ edilen din olarak tarif edilir. Kur’an’a göre Allah’ın dini tektir ve asıl mesajı tevhid ve hanif insan olmak içeriklidir.

Allah İnancı ve Tevhid

İslam, Allah merkezli bir “tevhit” dinidir. Kur’an daki en çok yinelenen uyarı ve en büyük günah olan şirk koşmak, Tevhit inancının tersidir. Temel anlamı; Allah’ın yanı sıra bir başka güç ya da kurumun üstün tutulmasıdır. Tevhit, İslam Amentüsünün de, iman esaslarının da ilkidir.

Hz. Muhammed ve Kur’an

Hz. Muhammed, Allah’ın dininin tamamlayıcısı ve “Peygamberlerin mührü” sıfatının sahibir.

Kur’an; 23 senede Hz. Muhammed’e vahyedilmiştir. İslamiyet’e göre Kur’an hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze kadar ulaşan tek kutsal kitaptır.

Kur’an farklı uzunluklarda 114 sureden, sureler ise ayetler yani cümlelerden oluşur.

Sureler Medine’ye Hicret kriter alınarak Mekki ve Medeni olarak tanımlanmıştır. Mekki surelerde inanç esaslarına ve Tevhit ilkesine vurgu yapılırken, Medeni sureler yeni doğan cemaat devletinin yönetimi için gerekli hukuksal ve ibadetlerle ilgili konulara ağırlık verir.

Kur’an’da Allah güzel düşünüp güzel davranan, sabreden ve infak eden bir Müslüman portresi çizer. Ayrıca aklın kullanılması ve derin düşünmek öğütlenir.

Kur’an kronolojik bir anlatıma sahip değildir. İnciller gibi biyografik bir anlatımı da yoktur. Kur’an özü itibarıyla bir “iman ve ahlak” kitabıdır.

İslam’ın Bazı Temel Özellikleri

İslam’da doğuştan gelen bir asli günah düşüncesi, Mesih inancı, seçilmişlik, günah itirafı gibi anlayışlar mevcut değildir.