Türkiye’de Aile Yapısı
Türkiye'de aile yapısı hukuki düzenlemeler, üretim şekli, yurt içi ve yurt dışı göç, kentleşme, sanayileşme ve endüstrileşme, tarımda modernleşme, küreselleşme süreçlerinden etkilenerek değişmekte ve şekillenmektedir.
Türkiye'de aile yapıları iki farklı ölçüte göre sınıflandırılabilir: Ailedeki çift sayısı, nesillerin genişliği ve aile başkanının kim olduğuna göre yapılan sanıflamada çekirdek aile, ataekil geniş aile, geçici geniş aile, parçalanmış aile olmak üzere dört aile tipinde söz edilebilir.Yerleşim yerleri dikkate alındığında ise, kırsal aile, kentsel aile, kasaba ailesi ve gecekondu ailesi olarak dört aile tipinden söz edilebilir.
Türk aile yapısının değişimi ve dönüşümü geniş aileden çekirdek aileye doğru olmuştur. Bilinen en eski zamanlardan beri çoğunlukla çekirdek aile yapısında olan Türk toplumunda yukarıdaki olgu ve süreçlerin etkisiyle geniş aile oranı azalmış, ilişkiler göreli olarak daha demokratikleşmiş, kadın erkek eşitliği yönünde ilerlemeler kaydedilmiştir.
1940’lı yıllarda yapılan araştırmalara göre köyde, kasabada ve şehirde evlenme kararı üzerinde ailelerin görüşü belirleyici iken, son yıllarda evliliklerin büyük kısmının gençlerin kendilerinin kararı, ailenin de destek ve onayı ile kurulduğu, evlilik kararının aile içinde ortaklaşa verildiği tespit edilmiştir.
Türkiye’de eskiden beri köy ve şehirlerde evliliklerde başlık (kalın, ağırlık) geleneği uygulanmaktadır. Son zamanlarda da evliliklerin % 18’inde başlık uygulaması uygulandığı tespit edilmiştir.
Türkiye’de evlenme yaşı ekonomik sebepler, ihtiyaçlar ve bireysel istekler bağlamında köylerde şehirlere göre daha erkendir. Zamanla evlenme yaşı büyümesine rağmen cinsiyet ve kır-kent açısından farklılık devam etmektedir. 18 yaşından küçüklere evliliğin yasaklanması özellikle kız çocuklarının eğitim yaşamına katılımları açısından önemlidir.
1940-1950’li yıllardaki yayınlara bakıldığında Türkiye’de özellikle kırsal kesimde genellikle grup içi evlilik (endogami) şekli görülür; erkekler kendi köylerinden kızlarla evlenirler. 1970’li yıllara doğru özellikle kasaba ve şehirlerde erkeklerin grup dışından evlenme eğilimi artmıştır. Çekirdek aile yapısında göreli olarak, grup dışı evlilik yönünde belli bir eğilim görülmektedir.
Türkiye’de köyde ve şehirde evli çiftlerin oturacakları yer açısından aile tipi baba-evlidir (patrilokal). Evlenen çift erkeğin köyünde veya evinde oturur; kadının köyünde veya evinde oturma olarak ifade edilen ana-evli yerleşme tarzı (matrilokal, iç güveyliği) nadirdir ve pek hoş görülmez. Günümüzde ise evlenen bireylerin yüksek oranlarla ayrı bir eve çıktıkları görülmektedir.
Türkiye’de köy ve şehir aile yapısı tek eşlidir. Medeni Kanun’un kabulünden sonra köylerde ve şehirlerde sadece imam nikâhı ile evlilik neredeyse kalmamıştır; evlenenlerin hemen hepsi resmî nikâh da kıydırmakta ve bu çok eşliliği de engellemektedir. Günümüzde çok az bir oranda da olsa görülen çokeşlilik göreneğinin uygulanmasında çocuk isteme, arazi ve hayvan bakımı için yardımcı temini, soyun devamı ve baba ocağının tüttürülmesi, atanın ölümünden sonra ruhuna dua edecek neslin bulunması gibi sebep ve istekler rol oynamaktadır.
Türkiye'de ailenin arazi ve mülkünün bölünmemesi, çocukların daha iyi bakılması, yeniden başlık parası ödenmemesi gibi sebeplerle yenge ile evlilik, baldızla evlilik, berdel ve taygeldi aile, kardeş çocukları ile evlilik, akraba evliliği gibi ailelerin tercihine dayalı evlilik türleri görülmektedir.
Aile içinde kadına, çocuğa ve erkeğe yönelik şiddet, aile politikaları yoluyla yapılan düzenlemelerle azaltılmakla birlikte varlığını ve şiddetini sürdürmektedir.
Eskiden beri Türkiye’de köy ve şehir aile yapısında boşanma tasvip edilmemektedir. Yapılan araştırmalar boşanma oranlarının köye nazaran şehirde, çocuksuz ya da az çocuklu ailelerde, evliliğin ilk yıllarında, erkeğin yaşının kadından fazla olduğu durumlarda, eğitim, kültür ve refah düzeyi yüksek çiftler arasında daha fazla olduğunu göstermektedir. Yine araştırma sonuçlarına göre Türkiye genelinde en yüksek oranlara sahip üç boşanma sebebi sorumsuz ve ilgisiz davranma, evin ekonomik olarak geçimini sağlayamama ve aldatmadır.Küreselleşmenin etkisiyle Batı ülkelerinde hızla artan boşanmalar, nikâhsız birlikte yaşamalar, evlilik dışı çocuk doğurmalar, eş cinsel evlilikler çok küçük oranlarda da olsa Türkiye'de de görülmektedir.