Aile İçi Demokrasi, Çocuk Hakları, İstismar ve İhmal

Demokratik ailelerde, yetişkinlere göre tüm gelişim alanlarında daha zayıf ve yetenekleri henüz gelişmemiş olan çocukların haklarına özenle saygı duyulur.

Aile İçi Demokrasi

Demokratik aile; üyelerinin birbirlerine karşı güven ve saygı içinde olduğu, birbirlerinin gelişmesini engellemediği, ihtiyaçların karşılanmasında yardımlaşan bireylerin oluşturduğu ailedir. Aile üyeleri arasındaki karşılıklı hoşgörü, sevgi, saygı, aile üyelerin haklarına gösterilen önem ve özen demokratik aile yapısının oluşturulmasında ve sürdürülmesinde temel koşullardır.

Çocuk Hakları

Çocuk Haklarının Tarihsel Gelişimi

1948 yılında BM Genel Kurulunun kabul ettiği İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 25. maddesinde çocukluğun “özel bakım ve yardım gerektiren” bir dönem olduğunu ifade edilmiştir. 1959 yılında BM Genel Kurulu tarafından ayrımcılıktan korunma, isim ve vatandaşlık hakkı gibi hakları tanıyan, çocukların eğitim, sağlık ve özel korunma haklarına da yer veren “Çocuk Hakları Bildirgesi” kabul edilmiştir. Ardından 1979 yılını “Uluslararası Çocuk Yılı” olarak ilan eden BM Genel Kurulu, 20 Kasım 1989 tarih, 44/25 sayılı kararıyla Çocuk Hakları Sözleşmesini (ÇHS) kabul ederek onay ve katılıma açmıştır.

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (ÇHS)

Birleşmiş Milletler Üyesi ülkelerin tamamına yakınının taraf olduğu ÇHS 54 maddeden oluşmaktadır. Birleşmiş Milletler ÇHS, çocukları çaresizlik ve bağımlılıktan uzaklaştırıp toplumsal, siyasal ve sosyal haklara sahip olan birer yurttaş ve birey konumuna getirmekte, onların iyi ve kaliteli bir yaşam sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü olanakların, sürdürebilirlik anlayışı içinde sağlanmasını üye devletlere önermektedir. Devletlerin vatandaş olarak çocuklara sağladığı en temel sağlık, eğitim ve sosyal haklarını inceleyip, izlemekte ve Sözleşmenin maddelerinin uygulanması konusunda taraf ülkelerden periyodik aralıklarla ilerleme raporu istemektedir (TBMM, 2019).

Çocuk Haklarına İlişkin Bazı Uluslararası Sözleşmeler

  • Çocukların Cinsel İstismara ve Cinsel Tacize Karşı Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme
  • Deniz işlerinden çalıştırılacak çocukların asgari yaş haddinin tespiti hakkında sözleşme
  • Avrupa Konseyi İnsan Ticaretine Karşı Eylem Sözleşmesi
  • Çocuklara Karşı Nafaka Yükümlülüğü Konusundaki Kararların Tanınması Ve Tenfizine İlişkin Lahey Sözleşmesi
  • Küçüklerin Korunması Konusunda Makamların Yetkisine ve Uygulanacak Kanuna Dair Sözleşme

Türkiye’de Çocuk Haklarına İlişkin Bazı Yasalar

Türkiye’de Anayasa’nın 41. maddesi devletin çocukların korunması için gerekli tedbirleri almasına dair gerekliliği ifade etmektedir. 6284 sayılı 08/03/2012 tarihli “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” ile aile içerisinde çocuğa karşı şiddet uygulanmasının önüne geçilmeye çalışılmaktadır. 5651 sayılı İnternet Yoluyla İşlenen Suçlar Kanunu’nun 3. ve 8. maddesi internet ortamlarında çocukların korunması ile çocuk istismarının önlenmesine ilişkindir.

Çocuğa Kötü Muamele

Çocuk istismarı ya da kötü muamelesi bir sorumluluk, güven ya da güç ilişkisi bağlamında, çocuğun sağlık, yaşam, gelişim ya da saygınlığına fiilî ya da potansiyel zararla sonuçlanan her türlü fiziksel ya da duygusal kötü davranış, cinsel istismar, ihmal ya da ihmalkâr davranış, ticari ya da diğer sömürü türleri olarak tanımlanmaktadır.

Fiziksel İstismar

Fiziksel istismar, çocuğun bakımından sorumlu kişi tarafından bir çocuk veya ergenin fiziksel olarak yaralanması veya çocuğa zarar verilmesi olarak tanımlanabilir.

Duygusal istismar

Duygusal istismar, birincil bağlanma figürünün varlığı da dahil olmak üzere çocuk için gelişimsel olarak uygun ve destekleyici bir çevrenin sağlanmasında başarısız olunması anlamına gelmektedir.

Cinsel İstismar

Cinsel istismar, çocuğun, tam olarak kavramadığı, bilinçli olarak rıza gösteremediği ya da gelişimsel olarak hazır olmadığı ve izin veremediği, toplumun yasalarını ve sosyal tabularını ihlal eden cinsel aktiviteye katılımı olarak tanımlanmaktadır.

İhmal

İhmal bir çocuğun sağlıklı gelişimi için tıbbi bakım, eğitim, barınma veya diğer temel gereksinimleri sağlama imkânlarına sahip olunmasına rağmen, bunların çocuğa sağlanmasında eksiklik, yetersizlik olarak tanımlanmaktadır.

İhmal ve İstismarın Nedenleri

Çocuk istismarı tek bir nedenden ziyade, genellikle risk faktörlerinin bir arada olduğu ailelerde ortaya çıkmaktadır. İstismar ve ihmal, sıklıkla baskı altında olan ve desteksiz ailelerde görülmektedir.

İhmal ve İstismarın Sonuçları

Çocukların duygusal istismara maruz kalmaları, yaşam boyu süren bir depresyon örneği, yabancılaşma, kaygı, düşük öz güven, uygunsuz ve sorunlu ilişkiler veya artan empati eksikliği risklerinin artması gibi yıkıcı ve uzun ömürlü sonuçlar doğurabilir.

Çocuk ihmali en yaygın kötü muamele şekli olarak bazen yaşamı tehdit edici olsa da tanımlanması güçtür. Çocukların fiziksel, zihinsel sağlığına ve sosyal ve bilişsel gelişimine zarar verebilecek olan ihmal birtakım sağlık komplikasyonları, yaralanmalar, rahatsızlıklar ve hatta ölüme bile yol açabilir.