Yaşamsal/İnsancıl Aile Danışmanlığı

Kuramsal Görüş

Yaşamsal/insancıl aile danışması danışan merkezli ve varoluşçu psikolojik danışma yaklaşımından etkilenmiş bir aile veya çift danışması modelidir. Yaşamsal/insancıl aile danışması kuramının öncüleri Virginia Satir, Carl Whitekar ve Walter Kempler’dir. Yaşamsal/insancıl aile danışmasında bireyin aile sistemi içerisindeki rolleri ve benliğine ilişkin algılamaları geçmişin etkisinden sıyrılarak birlikte ele alınmaktadır. Yaşamsal/insancıl aile danışmasında anne, baba ve çocukların öznel ihtiyaçlarının neler olduğuna bakılır. Burada amaç içgörü kazandırmaktan çok aile üyelerinin birbirleriyle temaslarını arttırmak ve diğerlerine saygı göstermektir. Yaşamsal/insancıl aile danışmasında duyguların özgür bir şekilde ifade edilmesine fırsat verilmektedir.

Gestalt Aile Danışması

Yaşamsal/insancıl aile danışmasının bir ekolü olarak Gestalt aile danışması, psikolojinin temel ekollerinden biri olan Gestalt akımını esas almaktadır. Gestalt yönelimli aile danışması, aile üyelerinin iç dünyalarında ve aile içerisinde bitirilmemiş işlerini tamamlayabilmeleri, işlemeyen iletişim kalıplarını değiştirebilmeleri için farkındalık düzeylerini arttırmayı amaçlamaktadır.

Satir’in İnsan Onaylama Süreci Modeli

Aile terapisi alanında öncü isimlerden biri olan Satir, 1950’den bu yana kuramsal görüşü gelişen ve değişen bir kuram geliştirmiştir. Bu kuram Satir’in İnsan Onaylama Süreci modelidir. Satir’in modelinin temel öğesi benlik saygısı veya kendilik değeridir. Amaç düşük benlik saygısına sahip aile üyelerinin kendilerine güvenmelerine, kaygılarını yenmelerine ve kendi değerlendirmelerine odaklanmalarını sağlamaktır. Satir’in modelinde aile içerisinde sorunları dile getiren üyenin ailede en çok zarar gören kişi olduğuna inanılır. Satir, ailelerin temelde sağlıklı ve sağlıksız olmak üzere iki temel yapısının olduğunu belirtmektedir. Sağlıksız aile yapısında aile üyeleri arasında iletişim ve etkileşim sınırlıdır. Sağlıklı aile yapısında ise, aile üyeleri arasında sevgi ve ilgi paylaşımı, saygı ve kabul görme söz konusudur. Satir’e göre her birey biriciktir ve değerlidir. Satir’in modelinde kullandığı bir diğer kavram kişisel mandala’dır. Kişisel mandala, aile üyesinin gelişimini etkileyen sekiz katmanı veya boyutudur. Bunlar, fiziksel, entelektüel, ruhsal, duygusal, beslenme, bağlamsal, tinsel ve duyuşsal katmanlarıdır.

Whitekar’in Sembolik-Yaşantısal Modeli Whitekar’in modeli etkileşimsel süreçlere, aile üyelerinin gelişimine ve metaforik bir dile dayalı psikoterapi yaklaşımıdır. Bu model yaşamdaki gerçekleri kabul eder ancak bireyin bu gerçeklere yönelik tutum ve duygularının daha üretken olabileceğini varsaymaktadır. Whitekar’e göre aile içerisinde duygular rahatlıkla ifade edildiğinde sağlıklı aile deneyimi sağlanmış demektir.

Danışma Süreci ve Kullanılan Teknikler

Danışma Süreci

Yaşamsal/insancıl aile danışmasında danışma süreci 15 aşamada gerçekleşir. Bunlar, etrafında dolaşma, danışmaya direnç, geçmiş hakkında konuşma, olumsuz duygular, kişisel konuları ifade etme ve açıklama, şimdi ve buradaki duygularını ifade etme, aile üyelerinin iyileştirici yetenekleri, kendini kabul etme ve değişme, dış görünüşün zayıflaması, dönüt verme, yüzleşmenin oluşması, aile gelişimine yardım etme, aile etkileşimi, samimiyetin tamamen ifade edilmesi ve değişmiş aile'dir.

Satir’in Modeline Göre Danışma Süreci: Satir’in modeline göre temas, kaos, kabul, anlayış ve bütünleşme olmak üzere beş evrede danışma süreci gerçekleşir.

Whitekar’in Modeline Göre Danışma Süreci: Whitekar’in modeline göre ise işlem öncesi, orta, son ve ayrılma olmak üzere dört evrede danışma süreci gerçekleşir.

Kullanılan Teknikler

Yaşamsal/insancıl aile danışmasında diğer yaklaşımlardan ödünç teknikler kullanır. Ayrıca Yaşamsal/insancıl aile danışması, Gestalt modeli, Satir’in modeli ve Whitekar’in modeline göre farklı teknikler geliştirilmiştir. Örneğin, Satir aile haritaları tekniğini, Whitekar ise ortak danışman tekniğini kullanmaktadır.

Gestalt Yaşantı Döngüsü: Gestalt yaşantı döngüsü aile danışmasında bitirilmemiş işlerin nasıl tamamlanacağını göstermek için tasarlanmıştır. Bu döngünün aşamaları sırasıyla algılama, farkındalık, içe alma ve hareket'tir.

Aile Portresi: Aile portresi tekniği tablo oluşturma, rol oynayanları seçme, bir portre canlandırma ve portre süreci olmak üzere dört adımda gerçekleşir.

İletişim Biçimleri: Sağlıksız iletişim biçimleri dört gruba ayrılmaktadır. Sakinleştirici iletişim biçimini kullananlar sürekli başkalarından özür diler ve onları memnun etmeye çalışır. Suçlayıcı iletişim biçimini kullananlar sürekli kendilerini haklı bulu diğerlerinin hatalarını yüzlerine vururlar. Mantıksalcı iletişim biçimini kullananlar duygularını kontrol eden ve problem çözme yöntemini seçerler. Patavatsız iletişim biçimini kullananlar o anki durumla ilgisiz ve oyalayıcı tavır sergilerler.

Aile Yaşam Kronolojisi: Satir aile yaşam kronolojisi tekniğini, aile üyelerinin yaşantılarının tarihsel sıralamasını yaparak ailenin geçmişi ile ilgili detaylı bilgileri toplamak için kullanmıştır.

Aile Portresi: Aile Satir’in kullandığı aile haritaları tekniği, ailenin üç kuşak genetik haritasını oluşturan aile genogramı gibidir. Anne ve babanın kök ailesi ve mevcut ailenin haritası çizilir.

Aile Haritaları: Aile haritaları, bağlama, eğretileme, dokunma, pandomim ve drama öğelerinden oluşur.

Temel Üçgen: Temel üçgen, aile içerisinde kimlerin ittifak kurduğunu ve kimlerin dışarıda bırakıldığını ortaya çıkarır.

Yeniden Biçimlendirme: Yeniden biçimlendirme tekniğinde aile üyesinin duygu ve düşünceleri diğer bir üyeye zarar vermeyecek şekilde yeniden oluşturulur.

Ortak Danışman: Whitekar ortak danışman tekniğini danışman ile aile üyelerinin neleri yapıp yapmadıkları konusunda danışman ile görüş alışverişinde bulunmak amacıyla kullanır.

Kuramın Güçlü ve Sınırlı Yönler

Kuramın Güçlü Yönleri

Yaşamsal/insancıl aile danışmasının güçlü yönleri sorumluluğun alınması, taslak oluşturması, kendini gerçekleştirmeye katkı sunması, farkındalığa önem vermesi ve görece kısa süreli olmasıdır.

Kuramın Sınırlı Yönleri

Kuramın sınırlı yönleri ise aile sistemini vurgu yapmaması, diğer yaklaşımların tekniklerini ödünç alması, aile krizlerine odaklanmaması, kavramlar ve kullanılan dili anlamakta zorlanılması ve terapist yetiştirmenin standardı bulunmaması olarak sıralanabilir.