Bilişsel Davranışçı Aile Terapisi
Davranışçı kuramcılar terapötik olarak içsel süreçler yerine gözlemlenebilen, ölçülebilen spesifik davranışlar üzerine odaklanmışlardır. Çeşitli çevresel faktörlerin insan davranışı üzerindeki etkileri incelenirken biliş, algı, bellek vb. bilişsel kavramlar kuram dışında kalmıştır. Bu doğrultuda bireylerin davranış ve uyum sorunlarının temelinde yanlış öğrenmelerin olduğu kabul edilmektedir. Yanlış öğrenmelerin doğru öğrenmeler ile yer değiştirmesi sonucunda davranış probleminin çözümleneceği savunulmaktadır. Davranışçı aile terapisinin, ilk olarak Geralt Patterson tarafından sosyal öğrenmenin merkeze alındığı ve müdahalelerinde ebeveynlerin çocuklar ve çevre arasındaki etkileşimi düzenlemeye odaklanıldığı söylenebilir. Bu çerçevede sosyal öğrenme kuramı aile danışmanlığı sürecinde problemli olan bir durumun değerlendirmesinin karşılıklı belirleyicilik ve sosyal pekiştirme süreçleri açısından irdeler. Süreçte ise sıklıkla rol oynama tekniğiyle durumun canlandırılması yapılarak anlaşılması kolaylaştırılır. Bu kapsamda bir ailenin oluşum ve devamlılığı noktasında aile becerilerindeki yetersizlikler, alışılmış yaşantının dışına çıkmama, uygun durumlarda pekiştireçlere yer vermeme ve çevresel değişimler vb. faktörler sonucunda problem yaşanmaktadır. Albert Ellis ve Aaron Beck gibi bilişsel kuramcılar ise insanın sadece gözlemlenebilen davranışlar ile sınırlı düzeyde anlaşılabileceğini savunmuştur. Bireylerin düşünce örüntüleri, inançları ve tutumlarının ön planda olması gerektiği görüşü hakimdir. Bu doğrultuda terapistin amacı danışanın eylemlerine değil eylemlerinin arka planında yer alan çarpıtılmış düşüncelerini, önyargılarını veya daha derinde olan temel inançlarını belirlemektir. Akılcı duygusal davranışçı aile terapisine göre aile içinde yaşanan problemlerin temelinde bireylerin olayları, durum veya yaşantıları algı ve yorum süreçlerinde hatalı bir işleyiş bulunmaktadır. Bu nedenle öncelikli olarak bireylerin kendilerine ilişkin algılamalarında ve değerlendirmelerindeki hatalar belirlenerek üyesi olduğu ailenin işleyişine negatif etkisi çözüme kavuşturulmaya çalışılır. Bu süreçte ABC Modeli olarak adlandırılan yaklaşım uygulanmaya çalışılır.
A Bileşeni: Aile üyelerinde duygusal, davranışsal veya fizyolojik tepkilere yol açan başlatıcı bir olayı ifade etmektedir.
B Bileşeni: Aile üyesine ait olan işlevsel olmayan inançları ifade etmektedir.
C Bileşeni: Aile üyesinin başlatıcı olaya karşı işlevsel olmayan inanca bağlı olarak göstermiş olduğu tepkiyi ifade eder
Hem bilişsel süreçlere hem de davranışsal süreçlere eşit düzeyde önem veren bilişsel davranışçı aile terapisi, aile içindeki her bir üye ve bunların etkileşim yapılarında meydana gelen problemli durumların çözüme kavuşturulması noktasında duyguları, düşünceleri, davranışları kapsayan daha geniş bir çerçeve sunmaktadır. Bu nedenle bilişsel davranışçı aile terapisi, aile üyelerinin inançlarının değiştirilmesi yoluyla aile sisteminin sorunlarının çözüme kavuşturulacağı varsayımına dayanmaktadır. Bilişsel davranışçı aile terapisi, psikopatolojik durumun bilişsel modeline, hiyerarşik organizasyonuna ve her bir içeriğe özgü hipotez oluşturması ile diğer aile terapi yaklaşımlarından ayrılmaktadır.
Temel Kavramlar
Bilişsel Yapı
Otomatik düşünceler genel olarak bireylerin duygusal anlamda problem yaşadıkları anlarda zihinlerinden geçenlerdir. Bu nedenle sıklıkla otomatik düşünceler değil bunlara eşlik eden duygular fark edilir. Herhangi bir değerlendirme olmaksızın kabul edildikleri için yoğun duyguların yaşanmasına neden olabilmektedirler.
Ara inançlar ise otomatik düşüncelerin altında yer alan kurallar ve varsayımlardır. Davranışların soyut olarak düzenleyicileri olarak değerlendirilen ara inançlar, çeşitli yaşantılar ile kalıcı hale gelmiş çıkarımlar olarak ifade edilebilir. Bu düşünce yapılarına bireylerin otomatik düşüncelerinin sorgulanması ile ulaşılmaktadır.
En temelde olan düşünce yapısı ise temel inançlar veya şemalardır. Bunlar yaşamın erken döneminde ortaya çıkmış olan bireyin kendisi ile diğer insanlar ile ve dünya ile ilgili varsayımlardır. Sevilmeme, değersizlik ve çaresizlik olmak üzere üç temel şema türü bulunmaktadır.
Bilişsel Çarpıtmalar
Duruma özgü olmayan olumsuz otomatik düşüncelerin sınıflandırılmasıdır. Keyfi çıkarsama, seçici soyutlama, zihin okuma, falcılık, olumluyu yok sayma, zorunluluk ifadeleri, kişiselleştirme, suçlama, etiketleme, iki kutuplu düşünme ve felakaetleştirme bu sınıflandırmada yer alan başlıca çarpıtma türleridir.
Bilişsel Davranışçı Aile Terapisinde Seansların Yapısı
Bilişsel davranışçı aile terapisi duygudurum kontrolü ev ödevlerinin incelenmesi, bugün ki gündemin belirlenmesi, gündeme uygun içeriğin işlenmesi, haftalık ödevin kararlaştırılması, özetlemenin yapılması ve geri bildirim alınması 6 basamaktan oluşmaktadır.
Bilişsel-Davranışçı Teknikler
Bilişsel davranışçı aie terapisinde sıklıkla kullanılan teknikler kendini izleme, kendini eğitme eğitimi, yönlendirilmiş keşif, kanıt arama, davranışsal düzenleme, edimsel ve klasik koşullanma, sistematik duyarsızlaştırma, davranışsal prova, düşünce durdurma ve içsel konuşma, model olma ve rol oynama, yarar zarar analizi ve bilişsel yeniden yapılandırma olarak sıralanabilir.