Afetlerde Risk Azaltma
Hızla artan nüfus, kentler açısından başlı başına bir zayıflık, "hasar görebilirlik / kırılganlık" faktörüdür. Bir başka değişle kentin yoğun bölgeleri afetler açısından en hassas bölgelerdir. Bu kırılgan yapının yani tehlikeli durumun olası bir afetle karşılaşıldığında daha da kırılgan hâle geleceği kaçınılmazdır.
Acil durum ve afetlerde toplumsal algı birden bire artış göstermekte, afet üzerinden zaman geçtikçe unutulmaya yüz tutmakta ve kanıksamayla birlikte üzeri kapatılmaktadır.
Acil durum/ afet yönetim döngüsü olarak adlandırılan birbirini takip eden, birbirleri ile bağlantılı bir yapıyı oluşturan dört aşama bulunmaktadır. İlk bölüm olan "risk yönetimi"nde "Hazırlıklı olma" ve "Risk Azaltma" 2. bölüm olan "kriz yönetimi"nde ise "Müdahale" ve "İyileştirme" aşamaları yer alır. Tüm bu aşamalar bir bütün hâlinde "afet yönetimini oluşturur.
Zarar azaltma çalışmalarında olası risklerin meydana getireceği etkiler, kimi ve neleri etkileyeceği, kırılgan yapılar, afetin ne derece yönetilebileceği gibi sorular mutlaka cevaplandırılmalıdır. Bu soruların cevaplandırılması risk değerlendirme çalışmaları dâhilinde yer alır. Risk değerlendirmesinin ardından riskin kabul edilmesi, kaçınılması, kontrol edilmesi, transfer edilmesi ve izlenmesine karar verilir.
Afet risklerinin algılanmasında toplumların verdiği tepkiler de değişkenlik göstermektedir. Bu tamamen toplumun sosyoekonomik durumu ve "afet kültürü algısı"na bağlıdır. Acil durum ve afetlerde toplumsal algı birden bire artış göstermekte, afet üzerinden zaman geçtikçe unutulmaya yüz tutmakta ve kanıksamayla birlikte üzeri kapatılmaktadır (Şekil 9.3). Afetlerin insanlar tarafından algılanmasına etki eden değişik faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler şu şekildedir; Riskin korkutuculuk düzeyi, Riskten etkilenecek kişi sayısı, Tehlike ve riskin anlaşılabilirliği, Riskin yönetilebilirliği, Riskin tanınırlığı, Riske olan gönüllü maruziyet
Afet risklerinin azaltılması çalışmaları; tehlike ve bunlardan kaynaklanacak risklerin belirlenmesi, analizi ve değerlendirilmesi ile başlayan; mekânsal planlamadan, halkın, görevli ve yetkililerin eğitimi, bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesine, kurumsal yapılanmadan yasa, yönetmelik gibi yasal dokümanların geliştirilmesine ve uygulamanın denetimine, yapı ve altyapıların güçlendirilmesinden fakirliğin ve bölgeler arası dengesizliklerin ortadan kaldırılmasına, afet sigortalarının geliştirilmesinden toplumda bir risk azaltma kültürü oluşturulmasına, erken uyarı sistemlerinin kurulmasından afet tıbbına kadar çok geniş alanlara yayılan birbirlerinden çok farklı alan ve disiplinlerdeki faaliyetleri kapsar.
Risk tanımlama adımında tehlikeler ve tehlikelerden kaynaklanacak risklerin belirlenmesi ve diğer riskler arasındaki ilişkiler incelenmelidir. Zira ikincil riskler de ana riske bağlı olarak gelişebilmektedir. Risk Etki analizlerinde bu riskin meydana getirebileceği etki ve olasılık analizleri yapılır. Etki analizlerinde ele alınacak sonuç/etki/hasar parametresi için maliyet, zaman, teknik performans, kapasite ve işlevsellik analizleri de yapılabilir. Riskin önceliklendirilmesi analizinde riskin ne derece kritik olabileceği ölçülür. Karar, riskin skorlanmasına göre en yüksekten en düşüğe sıralanır. Bu aşamada risk azaltma stratejileri belirlenir.
Planlama çalışmaları birey, toplum, kent ve çevre bazında yapılabilir. En önemli risk azaltma stratejisi bireysel olarak belirli toplum katmanlarını değil toplu koruma esasına göre tüm toplum katmanlarını kapsamalıdır.