Afetlerde İnsan Kaynaklarına Yönelik Krizlerin Yönetimi

Kriz; sebepleri, etkileri ve çözüm yolları konusunda belirsizlikler bulunan, hızlı karar alınmasını gerektiren, beklenmedik, önemli sonuçlar doğuran ve örgütün varlığını sürdürmesini tehdit eden herhangi bir durumdur. Bir sorunun kriz olarak tanımlanabilmesi için ortaya çıkma ihtimalinin düşük olması, yani muhtemel olmaması, örgütün işleyişini önemli ölçüde aksatma potansiyeli taşıması ve derhâl harekete geçilerek önlem alınmasını gerektirmesi gerekir.

Kriz örgütün varlığını tehdit etse de başarılı bir kriz yönetimi uygulanırsa örgüt krizden güçlenerek çıkabilir. Krizde yaşananlardan çıkarılacak dersler, yani öğrenme süreci örgütün krizden önceki performans düzeyinin üstüne çıkmasını sağlayabilir.

Kriz gelişim sürecinin aşamaları şunlardır: potansiyel kriz, gerçekleşen kriz, krizin kontrol altına alınması ya da kontrolden çıkması.

Kriz yönetimi yöneticilerin kriz oluşmasını engellemek ve eğer oluşursa krizin olumsuz etkilerini azaltmak için yöneldiği sistematik girişimlerdir. Kriz yönetimi krizin oluşumundan önce başlayan ve krizden kurtulmadan sonra da uzun süre devam eden bir süreçtir. Kriz yönetiminin amacı örgütün normal işleyişini sürdürmesini ve krizi en az zararla atlatmasını sağlamaktır.Kriz yönetim sürecinin başlıca aşamaları kriz uyarılarının alınması, krize karşı hazırlık yapma ve krizden korunma, krizi kontrol altına alma, normal duruma dönüş, öğrenme ve değerlendirmedir.

Afetlerde görev alan örgütlerde insan kaynaklarına yönelik olarak yaşanan krizlerin başlıca sebepleri: Psikolojik sebepler, örgüt yapısından kaynaklanan sebepler, örgüt kültürü ve yönetim tarzıyla ilgili sebepler, fiziksel ve parasal kaynaklarla ilgili sebepler, çalışanların sağlık ve güvenliğini tehdit eden durumlar, kurumsal itibarı zedeleyen durumlar, bilgi ve iletişim eksikliğinden kaynaklanan sorunlar, personel sayısı ve niteliği ile ilgili sorunlar, örgüt dışında kaynaklanan politik sebeplerdir. Afetlerde görev alan örgütlerde bazı sorunlardan kaynaklanan psikolojik sebepler krizlere yol açabilir. Örneğin düşük ücret, yeterli teknik donanıma sahip olmama, yetersiz danışmanlık ve bilgilendirilme çalışanların motivasyonunun düşmesine sebep olan sorunlardır. Ayrıca özellikle kamu hizmetleri içinde sınırlı kariyer fırsatlarının bulunması ve örgütlerde insan kaynaklarını yetiştirmeye ve geliştirmeye kaynak ayrılmasına rağmen bu faaliyetlerin örgütün diğer faaliyetleriyle koordinasyonunun sağlanamaması da motivasyonu düşürebilir. Merkezî bir örgüt yapısı içinde insan kaynakları ile ilgili istihdam, ücretlendirme ve eğitim gibi uygulamaların belirlenmesinde çalışanların görüş ve önerilerinin dikkate alınmaması örgüt yapısından kaynaklanan önemli bir kriz sebebidir. Ayrıca örgütün kurumsallıktan uzak olması, görev dağılımının, emir‐komuta ve iletişim zincirinin net olmaması gibi yapısal sorunlar da kriz doğurabilir. Çalışma ortamının katı ve esneklikten uzak olması, bürokratik prosedürler sebebiyle çalışanlara işlerinde yeterli özerklik ve esnekliğin sağlanmaması krizlere yol açabilir. Örgütün görev aldığı dış çevrenin taleplerine uygun bir anlayışla yönetilmemesi, örneğin coğrafi, teknolojik ve sosyal beklentilerle örtüşmeyen bir yönetim anlayışı çalışanların performansında düşüşe sebep olur. Fiziksel ve parasal kaynakların kıtlığı ve bunların sebep olabileceği iş kazalarının artması da krize yol açabilir. Acil durumlarda çalışanlara rehberlik ve yardım sunulamaması ve güvenlik teminatı verilememesi de krize yol açabilir.

Örgütün itibarını ve finansal istikrarını zedeleyebilecek olan durumlar da birer kriz sebebidir. İş ortamında fiziksel ya da psikolojik şiddet yaşandığı, çalışanların ve özellikle yöneticilerin yolsuzluk yaptığı ve etik ihlallerde bulunduğu iddiaları aslı olmasa bile kurumsal itibarı ciddi olarak yıpratır. İç ve dış çevreye ilişkin bilgi toplama ve bunları değerlendirmedeki yetersizlikler, bilgi eksikliği ya da sağlıklı bilgilere ulaşamama çalışan ve yöneticilerde kararsızlığa ya da yanlış karar vermeye yol açacaktır. Ayrıca örgüt içi iletişimin çeşitli sebeplerle bozulması pek çok koordinasyon sorununa yol açarak kriz doğurabilir. Çalışanlara verilen eğitimlerin teorik temelli olması ve sahada yaşanan sorunlara yönelik olmaması, nitelikli personel sayısının emeklilik, işten ayrılma ya da başka iş alanlarına yönelme gibi sebeplerle azalması, yeterli yönetici personelin bulunmaması sebebiyle teknik bilgi sahibi az sayıdaki personelin bir kısmının yönetsel görevlerde istihdam edilmesi başlıca kriz sebepleri arasındadır. Politik amaçlar insani yardıma ilişkin amaçların önüne geçtiğinde insani yardıma ilişkin uluslararası hukuk kuralları manipüle edilmekte veya uygulanmamaktadır. Bugün Suriye’de olduğu gibi bazı çatışma bölgelerinde yardım kuruluşlarının hizmet vermesi engellenebilmektedir.

Afetlerde görev alan örgütlerde insan kaynaklarına yönelik olarak yaşanan krizler sonucunda örgütteki sosyal düzenin ve çalışanlar arası ilişkilerin bozulması, iletişim süreçlerinin bozulması, çalışanların yöneticilerine duyduğu güvenin azalması, çalışanların yaptıkları işle ve örgütle ilgili ortaklaşa paylaştığı değer ve inançların zayıflaması, alınan kararların etkin sonuçlar getirmemesi, kararların çalışanlar tarafından sorgulanması ve eleştirilmesi, yöneticilerin olumsuz eleştiriler karşısında daha katı ve otoriter bir yaklaşım benimsemesi gibi durumlar oluşabilir. Başarılı bir kriz yönetimi sayesinde krizin yol açtığı sonuçları azaltmak veya ortadan kaldırmak mümkündür.