Afetlerde Kronik Hastalıkların Yönetimi
Kronik hastalıklar normal fizyolojik fonksiyonlarda yavaş ve ilerleyici bir sapmaya, geri dönüşümsüz değişikliklere neden olan, yaşamın uzun bir dönemini kapsayan sürekli tıbbi bakım ve tedavi gerektiren hastalıklardır. Afetlerde bu hastaların tedavi ve bakımı daha güç bir hâle gelmekte ve hem felaketin yarattığı stres, hem de uygunsuz koşullara bağlı olarak ciddi sorunlar yaşanabilmektedir. Bu nedenle felaketlerden etkilenen kişilerin yaşamlarını sürdükleri yerlerde günlük olarak ziyaretleri planlanmalı ve kronik hasta gibi risk grupları izlenmeli ve sağlık sorunları açısından izlemleri basit formlar eşliğinde yapılmalıdır.
Afetler hem bireysel hem de yerel kaynakları tüketen, afetten kurtulmak için olağanüstü çaba gerektiren, bireylerin ve çevresinin aniden bozulmasına neden olan ciddi olaylar olarak kabul edilir. Kronik hastalığı olan bireyler kendi hastalığını yönetebilme becerisine sahip olmalıdır. Afetlerden sonraki ilk 72 saat hem hastalar hem de aileler için oldukça önemlidir. Bu dönemde sağlık profesyonellerine ulaşma ihtimali azalabilir. Afetlere hazırlık aşamasında temel sağlık hizmetlerine erişilebilirlik, gerekli ilaç ve malzeme temini sağlanmalıdır. Afetlerde kronik hastalığı olan bireyler tıbbi öncelikli olmalıdır.
Diyabet hastalarının özellikle afetten sonraki ilk bir hafta içinde desteğe ihtiyacı vardır. Çünkü kalp krizi gibi sekonder problemler ilk birkaç gün içerisinde görülür. Afet öncesi diyabetli hastaların afet durumlarında hastalığını nasıl yöneteceği konusunda mutlaka eğitilmesi gerekir. Hasta kan şekeri düşüklüğünün belirtileri ve belirtiler ortaya çıktığında kan şekerini normal sınırlarda tutabilmesi için yapması gerekenler konusunda eğitilmelidir. Hasta daima su geçirmez bir afet çantası hazır bulundurmalıdır. Bu çanta kan şekeri ölçüm cihazı ve stripleri, oral andiyabetik, insülin vb. ilaçları (uygunsa 7 günlük), glukometre, glikoz tabletleri, glukagon kiti, enjektör, antibiyotikli kremler, hazır paketli atıştırmalıklar, su, pil ve el feneri içermelidir. Hastanın iletişim kurabileceği merkezlerin bilgileri, özellikle son dönem test sonuçlarını içeren tıbbi bilgisi, kullandığı ilaçlar ve dozları, insülin pompası kullanan hastaların insülin pompası tip ve model numaralarını içeren belgeler hazırda bulundurulmalıdır. Afetler sonrası yaşanan stres, kan şekerinin yüksek olması, ortam ısısının yüksek olması ve kullanılan bazı ilaçlar vücuttan sıvı kaybı artışına neden olur. Sıvı kaybı önlenmelidir. Hastalar ayak bakımına önem vermeli, öğün atlamamalı ve ara öğünlerine dikkat etmeli, aşırı sıcak/soğuk ve ışığa maruz kalmamalıdır.
Afetler çok önemli stres kaynaklarından biridir. Stres sempatik aktivitenin artmasına, damar işlevinin bozulmasına ve pıhtılaşmanın artmasına sebep olmaktadır. Bu durumlar pıhtıların kopmasına bağlı olarak kalp krizi ve ölümle sonuçlanabilmektedir. Afetlerden hemen sonra öldürücü ritim bozuklukları, ani ölümler, hipertansiyonla ilişkili inme ve akut koroner olaylar ortaya çıkmaktadır. Bu hastalar düşük sodyumlu ve az yağlı gıda almak durumundadır. Hipertansiyon hastaları için potasyum içeriği yüksek olan sebze ve meyve tüketimi önerilmektedir. Hastanın stresle baş etme durumları değerlendirilmeli ve gerekirse psikolojik destek alması sağlanmalıdır.
Kronik diyaliz hastaları, hemodiyaliz hastaları bir afet sırasında, özellikle de diyaliz esnasında gerçekleştiğinde, nasıl davranacakları konusunda eğitilmelidir. Hastalarda diyaliz merkezlerinin haritası, tedavilerinin devamı konusunda aranacak acil telefon numaraları veya danışacakları internet adresleri bulunmalıdır. Eğer hasta periton diyalizi uygulanıyorsa; hijyenik olmayan koşullarda nasıl davranması gerektiği, eğer aletli periton diyalizi uygulanıyorsa kendisini makinadan nasıl ayırması gerektiği, diyaliz solüsyonları ve diğer ilaçların dağıtımı ile ilgili problemler düşünülerek depolanması gereken tıbbi malzemenin miktarı konusunda eğitilmesi gerekmektedir. Hemodiyaliz hastaları afet diyaliz sırasında gerçekleşirse, kendilerini diyaliz makinasından ayırmalı ve travmadan korunma yollarını aramalıdır. Hastanın diyetinde laboratuvar bulgularına ve koşullara göre sıvı, protein, fosfat, potasyum ve sodyum düzenlemesi yapılmalıdır. Hastanın enfeksiyon etkenlerinden korunması gereklidir. Hemodiyaliz hastası bir hatta iki diyaliz seansını atlamanın tolere edilebileceğini bilmelidir. Periton diyalizi alan hastalar tipik olarak hemodiyaliz hastalarına göre daha bağımsızdır. Bununla birlikte, periton işlemi için otomatik sistemler kullanıyorsa elektriğe bağımlıdırlar. Elektrik sisteminin kesintiye uğraması nedeniyle, otomatik sistemleri kullanan hastaların diyalizlerini manuel değişimlere geçirmeleri gerekebilir.
Kanser hastalarında afetlerin direkt etkileri bildirilmemiş olmasına rağmen aktif tedavisi devam eden hastalarda immun sistemin zayıflamasına bağlı olarak enfeksiyon riski, yorgunluk, kanama ve yaralanma riski vardır. Sağlık profesyonelleri her hastaya hastalığının adı, tedavisinin amacı (küratif yada palyatif), tedavi rejimi ve daha önce geçirilmiş ameliyat bilgileri hakkında eğitim vermelidir. Hasta ailesi, arkadaşları ve komşuları ile bir afet planı yapmalıdır. Eğer hasta devam eden bir tedavi sürecinde ise tedavinin ayrıntıları içeren bir kart taşımalıdır.
Afetler sonrası KOAH semptomlarında alevlenmeler görülebilir. Hastalar mutlaka sağlık durumlarını, ilaç adlarını, dozlarını ve ne sıklıkta kullandıklarını belirten bir belge hazırlamalı ve afet anında kolay ulaşabileceği bir yerde muhafaza etmelidir. Hastalardan olası afetler ve kendisini nasıl etkileyeceğini daha önceden yazması ve planlar oluşturması istenmelidir. Hastalar yedek oksijen tüpü bulundurmalı ve afet anında güvenle ulaşabileceği bir yerde muhafaza etmelidir. Astım hastaları, afetler sonrası inhale kortikosteroid kullanımı konusunda eğitilmelidir.