Müdahale İşleri Mevzuatı

Bütün dünyayı etkileyen iklim değişiklikleri ve buna bağlı ısı değişimleri, endüstri kazaları ve kirletilen çevre ve atmosfer, eriyen buzullar, tüm insanlık için telafisi mümkün olmayacak sonuçlar doğurmaktadır. Bu yüzdendir ki dünya ülkeleri bu ciddi sorunun farkına varmış ve daha güvenli bir dünya için bazı protokoller imzalamaya başlamış ve taahhütlerde bulunmuşlardır.

Kyoto Protokolü; Kyoto Protokolü ile küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda mücadeleyi sağlamaya yönelik uluslararası tek çerçeve olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi imzalanmıştır.

Afet; insanlar için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, insanın normal yaşantısını ve eylemlerini durduracak veya kesintiye uğratacak, imkânların yetersiz kaldığı, doğal veya insan kökenli olaylardır.

Acil durum; toplumun tamamının veya belirli bir kısmının normal hayat ve faaliyetlerini durduran veya kesintiye uğratan ve acil müdahaleyi gerektiren olayları ve bu olayları gerçekleştiren kriz hâline denilmektedir.

Kriz; bir mekanizmanın mevcut konumunu ve geleceğini etkileyen hiç beklenmeyen bir anda ortaya çıkan ve genelde önlem alınmakta geç kalınan olumsuz bir durumdur

7126 sayılı Sivil Savunma Kanunu; 1958 yılında yürürlüğe girmiş ve doğal afetler bu Kanun’da zikredilse bile “Sivil savunmasız yurt savunması olmaz.” cümlesinden de anlaşılacağı gibi bu Kanun daha çok savaş ve seferberlik durumları için hazırlanmış bir kanundur.

7269 Sayılı Kanun; Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunda Müdahale 1939 Erzincan Depremi sonrası afetlerde ve afet sonrası yapılacak yardımlar ile ilgili yasal bir mevzuat ihtiyacı olduğu anlaşılmış ve 1959 yılında çıkarılan 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun ile konuyla ilgili yasal boşluk giderilmeye çalışılmıştır.

Türkiye’de afet yönetimi ve koordinasyonu alanında dönüm noktası ise 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’dir.

Türkiye'deki Kurtarma Ekipleri

Türkiyede Marmara Depremi’nden sonra kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinden oluşan ekip ve donanımlarının yetersiz olmasıyla birlikte Türkiye’nin müdahale aşamasında eksikliklerinin olduğu anlaşılmıştır.

AFAD; AFAD Ekipleri 1996 yılında Erzurum, İstanbul ve Ankara’da kurulan arama ve kurtarma birlik müdürlüğü sayısı 3 iken, Marmara Depremi’nden sonra 596 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile 2000 yılında Adana, Diyarbakır, İzmir, Samsun, Van, Sakarya, Afyon, Bursa dâhil toplam 11 bölgede kurulmuş Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlükleri ihtiva ettiği branşlar yönünden profesyonel bir yapıya sahiptir Birlik müdürlüklerinin yapılanmalarına bakıldığında birçok branş ve birim üzerinden arama ve kurtarma yapmaktadır. 24 saat çalışma esasına göre görev yapan ekipler, Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezleri Yönetmeliği’ne uygun olarak çalışır.

İtfaiye; İtfaiye Teşkilatı ve Müdahale Aşaması Yangın söndürmede ilk teşkilat 18. yüzyılın başlarında oluşturulmuştur. Kurulan bu teşkilata Tulumbacılar Ocağı ismi verilmiştir. Tulumbacılar Ocağı 1825 yılına kadar sürekli olarak görev yapmış ve 1827 yılında yerini yarı askerî itfaiye teşkilatına bırakmıştır.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı Arama Kurtarma Timleri, Milli Savunma Bakanlığına bağlı olarak Genelkurmay Başkanlığı tarafından deprem, yangın, sel, çığ, toprak kaymaları, kaybolmalar, kimyasal biyolojik radyolojik ve nükleer (KBRN) ve büyük kazalar gibi doğal olan veya olmayan her türlü afette yurt içinde ve yurt dışında arama ve kurtarma faaliyeti icra eder.

Jandarma Komando Arama Kurtarma Tabur Komutanlığı, yurt içi ve yurt dışında meydana gelebilecek her türlü doğal ve insan kaynaklı afetler ile dağ, mağara, kanyonlarda, su altında arama kurtarma faaliyeti icra etmek maksadıyla 01 Eylül 1999 tarihinde Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı bünyesinde Ankara’da kurulmuştur.

Gönüllü Ekipler; bu dernekler 7126 sayılı Sivil Savunma Kanunu’nun 6.maddesinde geçen “Ek Madde 8- önüllü kişi ve kuruluşlar İçişleri Bakanlığınca belirlenecek esaslar çerçevesinde sivil savunma teşkilatının eş güdümünde sivil savunma hizmetlerine katılabilirler.” hükmü gereğince arama ve kurtarma çalışmalarına katılabilirler.

UMKE 663 sayılı KHK ile Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Afet ve Acil Durum Yönetimi Daire Başkanlığına bağlı olarak 21 bölge, 81 ilde yaklaşık 4909 personeli ile ulusal ve uluslararası alanda acil, afet ve olağandışı durumlarda 24 saat görev yapabilme kapasitesine sahiptir.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, bir koordinasyon kuruluşu olup bu çerçevede afet ve acil durum hâllerine ilişkin olarak olayların meydana gelmesinden önce hazırlık ve zarar azaltma, olay sırasında yapılacak müdahale ve olay sonrasında gerçekleştirilecek iyileştirme çalışmalarını yürüten kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamaktadır.

TAMP’ın birincil hedefi, hayat kurtarmak olup bunun yanında kesintiye uğrayan hayatı ve faaliyetleri en kısa sürede normale döndürmek, müdahale çalışmalarını hızlı ve planlı bir şekilde gerçekleştirmektir.

Türk Arama ve Kurtarma Yönetmeliği’nin amacı Türk arama ve kurtarma bölgesi sınırları içerisinde kalan hava sahası, kara ülkesi, iç suları, karasuları ve açık deniz sahalarında arama ve kurtarma hizmetlerinin yürütülmesinde ilgili bakanlık ile kurum veya kuruluşların görev ve sorumluluklarının tespiti, insan hayatını kurtarmaya yönelik faaliyetlerin ilgili ulusal mevzuat ve uluslararası sözleşmeleri uygular.

INSARAG, 2002 yılında GA57/150 sayılı Uluslararası arama ve kurtarma yardımının etkinlik ve eş güdümünün güçlendirilmesi konulu bir BM Genel Kurulu Kararı kabul edilmiştir. Bu karar, INSARAG’ın kaydettiği ilerlemenin büyük bir kısmına dayanak oluşturmuştur.