Adli Sistem İçerisinde Özel Sorunları Olan Gruplara Yönelik Adli Sosyal Hizmet Uygulamaları
Adli sistem içinde her mahkûmun, haklarının korunmasına ve özel ilgiye ihtiyacı olabilir ama onların içinde bazı gruplar daha fazla incinebilirdir ve daha fazla özel ilgiye gereksinim duyar. Bu dezavantajlı gruplar ruh sağlığı bozuk mahkûmlar, engelli mahkûmlar, yaşlı mahkûmlar, kronik ve/veya ölümcül hastalığı olan mahkûmlar şeklinde sıralanabilir. Sayılan bu mahkûm gruplarının sağlık sorunları nedeniyle özel ilgiye ihtiyaçları vardır ve bunlar özel ihtiyaçları olan mahkûmlar şeklinde genel olarak tanımlanabilirler.
Cezaevine girmeden önce ruhsal sorunları olan mahkûmlar olduğu gibi cezaevi şartları nedeniyle ruhsal rahatsızlıklar geliştiren mahkûmlar da vardır. Yetersiz cezaevi koşulları, ihmal, istismar ve kötü muamele gibi nedenlerden dolayı mahkûmların ruh sağlıkları olumsuz etkilenmektedir. Ruh sağlığı bozuk olan bireylerin mahkûm edilmesinin son seçenek olarak değerlendirilmesi önemlidir. Ruh sağlığında bozukluk olduğu tespit edilen faillerin rehabilite edilmesi öncelik olmalıdır.
Fiziksel zorluklar açısından bakıldığında ise engelli mahkumların cezaevinin fiziksel yapısından etkilendikleri görülmektedir. Cezaevleri ne yazık ki engelli mahkûmlar düşünülerek hazırlanmamıştır. Merdivenler, ranza tipi yataklar, tuvalet ve banyolarda gerekli mekanizmaların olmaması gibi durumlar engelli mahkûmların cezaevlerinde yaşamlarını oldukça kötü etkilemektedir. Ayrıca bazı engelli mahkûmların; giyinme, yıkanma, yemek yeme veya tuvalet ihtiyacını karşılama gibi konularda yardıma ihtiyacı olabilir. Bu gibi ihtiyaçların cezaevi personeli ve sosyal hizmet uzmanları tarafından gözlemlenmesi ve karşılanması gerekmektedir.
Cezaevlerinde yaşam herkes için zorlayıcı olabilir ama özellikle yaşları ilerlediği için bedensel ve zihinsel olarak zorluk çeken insanlar için daha zorlayıcı olmaktadır. Dünyada genel olarak yaşlı nüfusu artmaktadır. Bu artış cezaevlerine de yansımıştır. Genel olarak cezaevleri sayıları görece fazla olan genç mahkûmlar düşünülerek tasarlanmıştır ve bu hâliyle bile aşırı kalabalıklaşma nedeniyle genç nüfusun bile ihtiyaçlarını karşılamaktan neredeyse yoksundur.
Cezaevi sistemleri içindeki tıbbi bakım olanaklarının yetersiz kalması, cezaevlerinin aşırı kalabalık olması veya yetersiz ödenek nedeniyle hijyenik olmaması gibi nedenlerden dolayı ölümcül hastalığı olan mahkûmların sayılarında artış görülmektedir. Ölümcül hastalığı olan mahkûmlar söz konusu olduğu zaman birçok etik ve ahlaki tartışma ortaya çıkmaktadır. İnsan hakları açısından bakıldığında bu gibi mahkûmların yaşamlarının son zamanlarını aile ve arkadaşları ile geçirme ve onurlu bir şekilde ölme hakları vardır.
Özel ihtiyaçları olan mahkûmların durumu dünyada geliştirilmesi gereken bir konudur. Özellikle ruh veya fiziksel rahatsızlığa sahip olan mahkûmların yeterli bakıma ve fırsatlara erişemedikleri görülmektedir.
Cezaevlerinde özel ihtiyaçları olan mahkûmlarla çalışan sosyal hizmet uzmanlarının; mahkûmların durumlarını takip etmeleri, tıbbi açıdan gereken hizmetleri ve yasal desteği almalarını sağlamaları, gereken psikolojik desteği sağlamaları, toplumdaki kaynaklarla bu insanları ilişkilendirmeleri ve bu insanların durumlarına yönelik sürekli gözlem yapar hâlde olmaları gerekmektedir.