Tehlike Değerlendirme
Tehlike Analizi
Öncelikle bu analizi yaparken doğru soruların sorulması ve bunlara yanıt aranması gerekir. Tehlikenin yersel, boyutsal ve zamansal özelliklerinin bilinmesi gerekir. Böylece her afet için ayrı ayrı olmak üzere, her yerleşim yeri ya da kurum ve kuruluşa özel bir risk analizi ve risk azaltma çalışması yapılması gerekir. Risk analizi ve azaltma çalışması, tehlike analizi ile başlar. Bunu takiben risk analiz edilir ve gerekirse azaltılabilir.
Tehlike Veri Kaynakları
Gerekli olan veri doğru bir şekilde hangi kaynaklardan elde edilebilir sorusu burada çok önemlidir. Bunun için gerektikçe, veri tabanlarına, arşivlere, bilimsel kaynakların yanı sıra haberlere, yaşlılarla yapılan yüz yüze görüşmelere de başvurulur. Çünkü geçmişe ait tehlike envanteri; diğer bir deyişle yerleşimlerin tarihi boyunca yaşadığı olaylar, acil durum ve afetler, aslında mevcut tehlikelerin iyi bir göstergesidir.
Bazı tehlikeler çok nadir oluştuğu için tarihsel kayıtlardan oluşum olasılığını belirlemek zordur. Ayrıca tarihsel kayıtlar ile ilgili de bir uyarıda bulunmamız gerekir. Çünkü günümüzde mevcut tehlikelerin oluşum sıklığı, algılanması ve olayın sıklığı ile ilgili bilgilerin derlenmesi tarihsel kayıtlar tutulduğu zamankinden farklı olabilir. Örneğin, deprem için tarihsel deprem kayıtları aletsel dönemden önceki insanların duyumları ve yapısal yıkıma dayanan şiddete bağlı bilgilerdir. Bu nedenlerden dolayı, geçmişe ait bilgileri toplarken günümüzdeki mevcut trendleri ve olasılıkların da ayrıca dikkate alınması gerekir.
Afet veri tabanları afet zararlarını azaltma yönünde yapılabilecek çalışmaların her aşamasında gerekli olup bu veri tabanı ulusal bir nitelik taşımak zorundadır. Veriyi doğru toplamak kadar bu verileri aynı formatta hazırlamak ve belli bir standarda göre tasnif etmek ve gerektiğinde kolayca ulaşabilmek de çok önemlidir.
Bu nedenle, mevcut kayıtlardan elde edilen veriler ve geçmişte söz konusu bölgede meydana gelmiş afetlere ilişkin raporlar, ortak bir yapı sayesinde bir araya getirilmelidir. Bunun için tüm veri kaynakları ile birlikte her konunun uzmanına danışılmalıdır. Böylece tarihsel kayıtlar ve mevcut trendler göz önüne alınarak potansiyel tehlikelerinin bir listesi çıkartılmalıdır.
Tehlike Haritaları
Elde edilen bilgilerle tehlike profilleri çıkartılır ve matrisler oluşturulur. Özellikle karar vericilerin olayı daha iyi algılaması ve arazi kullanımı gibi bir çok nedenle bu tehlikelerin haritalanmasında büyük yararlar var. Aslında tehlike haritaları geçmişte meydana gelmiş bir olaydan ziyade gelecekte olabilecek bir olay olarak modellenmektedir. Böylece bu haritalar “senaryolar” olarak da düşünülür. Diğer bir deyişle, bu haritalar afete meyilli olduğu belirlenmiş alanlarda daha doğru bilgiler sağlamaktadır.
Tehlike Profili
Belirlenen tehlikelerin nasıl bir risk oluşturduğunu sayısal verilerle objektif bir şekilde ortaya koyabilmek için öncelikle tehlike profilleri hazırlanmalıdır. Tehlikeleri sayısal hâle getirmek, riskler arasında hangilerinin daha öncelikli olduğunu belirmeye yarar. Böylelikle kurumsal, ulusal ve yerel yönetimler afet yönetiminde önünü daha iyi görebilirler.
Bu formlarda etkileme şiddeti, olayın insanlar ve mekân üzerindeki etkisinin yanı sıra, ekonomi, çevre ve kültürel miras üzerindeki etkisi ile de değerlendirilmelidir. Tehlikenin etkileyebileceği mekânlar/alanlar, bu riskten etkilenebilecek alanın büyüklüğü, kaplayacağı alan olarak anlaşılmalıdır. Buradan yapılacak çıkarım tehlikenin ne kadar zarara yol açabileceğini ve hangi mekânların ne oranda etkileneceğini beklemek gerektiğidir. Etkilenebilecek toplam insan sayısı, incelenen tehlikenin en çok etkileyebileceği zaman dikkate alınarak düşünülmeli, tahmin edilmelidir.
Toplum, afet sonucunda toplumun karışılacağı muhtemel hasar derecesini tahmin etmek üzere her bir afetin şiddet derecesini ya da risk indeksinibelirlemelidir. Bu derece belli afetlerin insanlar, kritik tesisler, mülkler ve müdahaleler üzerindeki beklenen etkilerin miktarlarını belirtir.