Afet Etiği
"Afet Etiği" bölümünün temel amacı afet konusunda görev yapan afet çalışanlarının özellikle psikososyal hizmetler konusunda görev alan uzmanların afetzedelerle kurdukları profesyonel ilişkilerde uymaları gereken etik hususlar konusunda bilgilendirmektir.
Bu amaçları biraz daha detaylandıracak olursak;
- Etik kavramını açıklamak
- Etik ilkelerin neler olduğunu açıklamak
- Etik ikilemleri kavramak
- Etik karar verme kuramlarını öğrenmek
- Etik karar verme modellerini öğrenmek
Etik Kavramı
Etik, insanın bütün davranış ve eylemlerinin temelinin araştırılmasını kendisine çalışma konusu olarak ele alan bir disiplin alanıdır.
Genel Etik İlkeler
Afet ekibini ve çalışmalarını içeren bu temel ilkeler yürütülecek hizmetler esnasında doğru ve yanlış faaliyetleri belirleyen etik ilkelerdir. Bu genel etik ilkeleri şunlardır:
İnsanlık; bu ilkenin hedefi bütün insanlar arasında karşılıklı anlayışı, dostluğu, iş birliğini ve kalıcı barışı desteklemektir.
Ayrım gözetmemek; afet çalışanları hiçbir ırk, dil, cinsiyet, yaş, dinî inanç, özürlü olma, cinsel yönelim, medeni durum, bireysel ve kültürel farklılıklar, sosyal sınıf veya siyasi düşünce farkının yürüttükleri hizmeti olumsuz olarak etkilememesine dikkat etmeleri demektir.
Tarafsızlık; bireyin insanlar ve nesneler hakkında kendi istekleri ve korkularını işe karıştırmadan, bireyleri ve nesneleri oldukları gibi görmesi, yani bireyin duygularıyla değil aklıyla hareket etmesidir.
Bağımsızlık; resmî ve tüzel kişiliğe sahip ulusal ve uluslararası nitelikte birçok kurum, kuruluş ve organizasyonlar yürüttükleri yardım faaliyetlerinde özerkliğe sahip olmalarıdır.
Gönüllü hizmet; afet çalışanları yapmış oldukları hizmetleri karşılık beklemeden yaparlar.
Birlik; sahadaki tüm müdahale ekiplerinin ülkedeki sorumlu kurumla koordineli bir şekilde hareket etmesidir.
Evrensellik; herhangi bir afet sonrasında bir araya gelmiş bulunan ulusal ve uluslararası yardım kurum ve kuruluşlarının evrensel bir ortak amacı bulunmaktadır. Evrensel düzeyde bir amaç ve anlayışa sahip olmanın temel koşulu afet çalışanlarının insana olan saygılarıdır.
Psikolojik Yardım Hizmetleri İlkeleri
Psikolojik yardım faaliyetlerinin yürütülmesi esnasında dikkat edilmesi gereken psikolojik yardım hizmetleri ilkeleri vardır. Psikolojik yardım hizmetleri ilkeleri şunlardır:
Zarar vermemek: En eski ahlaki ilkelerden biri olan zarar vermemek, bilerek ya da bilmeyerek tehlikeye zorlamamayı ve başkalarını tehlikeye sokma riskinden kaçınmayı ifade eder.
Özerklik: Bu ilke danışanın seçme özgürlüğü ve kendi kararlarını alabilmesi esasına dayanır. Özerklik ilkesi başkasının özgürlüğüne saygı duymayı da ifade eder.
Faydacılık/Yararlılık: Faydacılık ilkesi, danışan için iyi olanı yapmak, onun yararını, gelişimini ve çıkarlarını gözetmek anlamına gelmektedir.
Sadakat: Sadakat profesyonel olarak danışana karşı her zaman dürüst olmayı ve ona olan sorumlulukların özenle yerine getirileceğine ilişkin içtenlikli taahhüdü ifade eder.
Bireye saygı ve gizlilik: İnsan sırf insan olduğu için zaten başlı başına saygıya değer bir varlıktır. Bir diğer önemli etik ilke gizliliktir.
Adalet: Adalet ilkesi, herkesin cinsiyetinden, yaşından, ırkından, etnik farklılığından, sosyal sınıfından, statüsünden, inancından, cinsel yöneliminden, kültüründen dolayı psikolojik hizmetlerden yararlanma noktasında ayrımcılığa tabi tutulmadan eşit olarak kabul edilmesidir.
Açıklık/şeffaflık: Yardım hizmetlerinin ne gibi şartlarda yürütülebileceği hususunda ortak bir görüşün oluşabilmesi için atılacak adımların ve ilkelerin tartışmaya ve incelemeye açık olmalıdır.
Sorumluluk: Sorumluluk ilkesi, özellikle psikolojik yardım mesleklerinde çalışan profesyonellerin hizmet sunduğu bireylere karşı mesleki ve bilimsel sorumluluklarının bilincinde olması, mesleki uygulamalarının nitelik ve sonuçlarından sorumlu olması, aynı zamanda afetzedeler tarafından kendisine bir uzman gözüyle bakıldığının farkında olması anlamına gelir. Dayanışma: Dayanışma ilkesi, afet bölgesinde hizmet veren kurumsal düzeyde ulusal ve uluslararası organizasyonların, afet çalışanlarının ve gönüllülerin birbirleriyle dayanışma içerisinde iş birliği yaparak çalışmalarıdır.
Esneklik: Bu yardım hizmeti ilkesi; afet ve kriz durumlarına ilişkin müdahale planlarının yeniden gözden geçirilebilmesini, yeni durumlara ilişkin planlarda gerekli yeni düzenlemelerin yapılabilmesini, afet müdahale planları hazırlanırken önerilere ve tartışmalara açık olmasını, herkesin yorumlarını ve önerilerini demokratik bir ortam içerisinde rahatlıkla paylaşabilmesini ifade eder.
Etik İkilemler
Afet ve kriz durumlarında sahada görev yapan uzmanların yardım alanlara, birbirlerine, işverenlere, yürüttükleri mesleğe ve topluma karşı sorumluluklarını yerine getirirken çeşitli etik sorunlarla veya ikilemlerle karşı karşıya gelebilmektedirler.
Etik Karar Verme Kuramları
Alanyazında etik karar verme sürecini açıklayan farklı kuramlar bulunmaktadır.
Etik İkilemlerin Çözümü : Etik Karar Verme Modelleri
Etik standartlarla ilgili bir ikilemle karşı karşıya gelindiğinde, buna sistematik bir şekilde yaklaşmak yararlı olacaktır. Bu modellerinden bazıları şunlardır:
Etik Gerekçe Modeli: Etik Gerekçe Modeli’ni, “sezgisel” ve “eleştireldeğerlendirmeci” olarak ifade edilen iki etik düşünce şekilleri üzerine temellendirmiştir.
Forester-Miller ve Davis’in Etik Karar Verme Modeli: Bu model, etik ikilemlerin tek bir çözüm yolunun olmadığı ifade etmekte, aynı duruma farklı danışmanlar farklı çözümler bulabileceğini vurgulamaktadır.
Beş Adım Modeli: Acil kriz durumlarında rahatlıkla kullanılabilen, öğrenilmesi kolay, etik ikilemlerle ilgili en doğru kararı verme olasılığını artıran ve beş adımdan oluşan bir modeldir.
Etik Davranışın Bütünleyici / Bütünleştirici Karar verme Modeli: Yedi modelin birleşiminden oluşan etik karar verme sürecinde ilişkisel ve yapılandırmacı bir yaklaşımla oluşturulmuştur.