Açık Alan Rekreasyonu ve Turizm

Açık Alan Rekreasyonu (AAR) ve turizm ilişkisi rekreasyon sektörü içerisinde ürün çeşidi, rekreasyonel ürünün kişiselleştirilmesi, serbest zaman ve bireylerin tatil talepleri içerisinde geniş yer tutan kavramlardır.

Tatil kavramı birçok birey tarafından kendini yenilemek ve tazelenerek yaşamaya yeniden başlayabilmek açısından önemlidir. En kısasından en uzununa yasal olarak kullanımı olan tatiller aynı zamanda turizm hareketi yaratan önemli gerekçelerdir. Tatil beklentisi ve talebi turizm hareketinin oluşmasının en temel gerekçesidir.

Tatil “Çalışmaya ve eğitime verilen ve genellikle dinlence, eğlence ve bir sonraki faaliyet dönemine hazırlık ile geçirilen uzun ara” olarak tanımlanmaktadır. Tatiller yasal olarak tanımlanan süreleri içine alır. Hafta sonu, milli, dini bayramlar ve bireyin çalışma süresine bağlı olarak hak ettiği yıllık izinlerden oluşur. Bireyin tatillerde ne yapacağı, tatil süresini nasıl geçireceği kişiseldir. Rekreasyonun seçimi ve rekreasyona katılım açısından birey nasıl özgür olabiliyorsa benzer şekil de tatil sürelerinin nerede, nasıl kimlerle geçirileceği konusunda da özgürlük vardır.

Bireylerin serbest zamanları nasıl değerlendirdikleri içinde bulunulan koşullar, bireylerin kişilik özellikleri ve yaşamı nasıl algıladıkları ile çok yakından ilgilidir. Aynı aileden, aynı kültürden, aynı süreçlerden gelmiş bireylerde bile çok derin farklılıklar olabilmektedir. Bazı bireyler pasif katılımlı aktiviteleri tercih ederlerken bazı bireyler aktif katılımlı rekreasyonel aktiviteleri tercih etmektedirler. Özellikle AAR etkinlikleri açısından bakıldığında AAR etkinlikleri doğada yapıldığı için bireylerin yaşadıkları yerden doğaya gitmeleri aktif olmalarını gerektirmektedir. AAR etkinliklerinde doğada pasif olmak bile oraya ulaşmak için harcanan çabaları düşünüldüğünde kentsel yaşamdaki pasif olma durumundan çok daha aktiftir.

Turizm bir yer değiştirme, seyahat etme, konaklama, yeme-içme talebinde bulunma gibi birçok farklı aktiviteyi içinde barındıran karmaşık bir yapıdır. Dolayısıyla bireylerin sürekli yaşadıkları yerden geçici bir süreliğine geri dönmek koşuluyla bir başka yerde bulunmasını tarif eder. Gidilen yerde gelir elde etme, iş bağlantısı kurma, fuar gibi çalışma hayatını ilgilendiren unsurlar olmamalıdır.

AAR etkinlikleri doğası gereği bireyin yaşadığı yerden bir aktiviteyi yapacağı yere ulaşımı, yeme içme faaliyetini ve eğer bu aktivite birden fazla günü kapsıyorsa konaklama eylemi de bu sürece dâhil edilecektir. Bu haliyle AAR etkinliklerinin tamamını bir turizm faaliyeti olarak kabul etmek mümkündür.

Turizmin gelişmesine sebep olan faktörler; Boş Zamanların Artması, Teknolojik Gelişmeler, Kentleşme ve Nüfus Artışı, İnsan Ömrünün Uzaması, Ücretli Tatil Hakkı, Sosyal Güvenlik, Seyahat Özgürlüğü, Gelir Düzeyinin Artması, Turizm Bilincinin Oluşması, Bireylerin Kültür ve Eğitim Düzeyinin Artmasıdır. Elbette bu faktörlere Aile Yapısındaki Değişim, Yalnız Yaşayanların Artması ve AAR Merkezlerinin Artması da eklenmesi gereklidir.

Destinasyon gerçek veya algılanan formdaki varılacak yer, görülecek yer anlamındadır. Hatta AAR açısından destinasyon turistik ürün olarak da ifade edilebilir.

Doğrudan veya dolaylı olarak bahsedilen bu özellikler destinasyon seçiminde ve tatil amaçlı o destinasyonu tercih edecek tüketici açısından oluşacak imajı etkileyecektir. Destinasyonların turizm pazarlamasındaki yerinin yaratılması ve sürdürülmesi açısından yönetilmesi iki aşamalı bir süreçtir. Birinci aşamada destinasyonun belirlenmesi, ikinci aşamada o destinasyonun imajının yaratılmasıdır.

Bireylerin bir AAR ürününü neden satın aldıklarını bilmek turizm pazarlamacıları açısından o ürünün olduğu bir yöreyi destinasyon olarak tanımlamakta ve o turizm ürününü üretme açısından önemlidir. Mutluluk bireyin bir AAR ürününü satın almak veya yapmakla elde edilen tatmin arasındaki ilişkilidir. Bu sebeple bireylerin AAR talebine uygun AAR ürünü tasarımında bulunulması önemlidir.