Açık Alan Rekreasyonunun Ortaya Çıkışı ve Öncüler

Açık Alan Rekreasyonu- AAR, bireyle doğa arasında kurulan bir bağdır ve bireyin her zamanki yaşadığı yerin mücavir alanı dışındaki yapılan etkinliklerini içerir. Bu etkinlikler piknikten en zorlu orman yürüyüşlerine, dağ tırmanışlarına, uzun bisiklet sürüşlerine varan çeşitliliktedir.

Bireyler her zaman bir dağın ardını, denizin öbür tarafını, denizin en derin noktasını, bir mağarayı, bir ırmağın gizlerini merak etmiştir. Aynı zamanda insanlık tarihi kadar eski tecessüs adı verilen merak edileni keşfetme duygusunu yaşamak istemiştir. Bazı insanlar bu keşifleri ilk yapan olmuş ve sonrasında birçok kişinin yürüyeceği yolları, fırsatları açmıştır. Coğrafik keşifler ve bilimsel keşiflerin neredeyse önemli bir çoğunluğu bu şekilde gerçekleşmiştir.

Motivasyon olmadan bireyin bir şeyi yapması çok zordur. Bireylerin açık alan rekreasyonu etkinliklerine katılmaları için içsel veya dışsal motivasyonel uyarıcılara ihtiyacı vardır. İçsel motivasyonlar bireyin kendi içsel uyarıcılarıyla oluşan motivasyonel unsurlar iken, dışsal uyarıcılar; bir kişinin, bir etkinliğin, bir mekânın çağrısıyla oluşan motivasyonel unsurlardır. Motivasyonel unsurların neler olduğu birçok bilim insanı tarafından merak edilmiş ve çalışılmıştır.

Son zamanlarda açık alan rekreasyonu etkinliklerine katılımı etkileyen faktörler ve katılımdan beklenen faydalar birçok araştırmacının ilgisini çekmektedir. Bu konuda birçok çalışma yapılmıştır. Katılımı etkileyen faktörler; Deci ve Ryan (1985) Özgür İrade Teorisi ile (The Self -Determination Theory -SDT), Pintrich(2000) tarafından geliştirilen Başarılacak Amaç Teorisi (The Achievement Goal Theory), Engeström ve arkadaşları (2003) tarafından geliştirilen Aktivite Teorisi, İbn -i Haldun ve A. Maslow’un ortaya koyduğu ihtiyaçlar hiyerarşisi ile açıklanmaya çalışılmıştır.

Ardahan ve Mert (2013) bireylerin AAR etkinliklerinden biri olan doğa yürüyüşüne neden katıldıklarını ve elde ettikleri faydaları çalışmıştır. Katılımcılar etkinliğe katılma nedenlerini şu şekilde ifade etmiştir; “Doğa sevgisi ve doğada olma isteği”, “Kalabalıktan ve karmaşadan uzaklaşma”, “aileden kaçma isteği”, “Sorumluluktan kaçma isteği”, “Fiziksel aktivite yapma isteği”, “Dinlenme isteği”, “Kendimi geliştirme ve yeni beceriler edinme isteği”, “Sosyal ilişki kurma ve yeni insanlarla tanışma isteği”, “Tanıma ve tanınma arzusu”, “Başkalarına yardım etme ve sosyal sorumluluk isteği”, “Sosyal güç elde etmek”, “Kendimi gerçekleştirme”, “Mücadele ruhu ve başkaldırma”, “Başarı arzusu, kendimle ve başkalarıyla rekabet etme”, “Zaman öldürme ve sıkıntıdan kurtulma”, “Fiziksel ve ruhsal sağlığı olumlu etkileyeceği için”, “Bedensel ve ruhsal rehabilitasyon” ve “Arkadaşlarımla birlikte olma isteği”.

Aynı çalışmada bireyler etkinliğe katılarak elde ettikleri faydaları ise şu şekilde belirtmiştir; “Daha mutlu hissettim”, “Daha sağlıklı ve güçlü hissettim”, “Rahatlamış/tazelenmiş hissettim”, “Yeni kişilerle tanıştım”, “Mevcut becerilerimi geliştirdim”, “Yeni beceriler öğrendim”, “Çevre bilinci kazandım”, “Bir gruba ait olma duygusunu yaşadım”, “Kendimi daha önemli hissettim”, “Fiziksel ve ruhsal sağlığım olumlu etkilendi”, “Arkadaşlarımla birlikte oldum”, “Ailemle birlikte oldum”, “Kendime güvenim arttı” ve “Doğayı her şeyiyle yaşadım” dır.

Farklı ana kütleler ve örneklemlerde ve hatta farklı ülkelerdeki yapılan çalışmalarda bireylerin farklı AAR etkinliklerine benzer nedenlerle katıldığını söyleyebiliriz. Bireyin etnik kökeni, yaşadığı coğrafya, tercih ettiği etkinlik türü ne olursa olsun bireyler çoğunlukla benzer nedenlerle doğaya gitmektedir.